Yargıtay yargitay 2025/2981 E. 2025/5814 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/2981
2025/5814
2 Aralık 2025
3. Hukuk Dairesi 2025/2981 E. , 2025/5814 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/113 E., 2025/105 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin ve davalının merhum ...’un mirasçıları olduğunu, mirasbırakandan intikal etmesi gereken taşınmazlarla ilgili olarak taraflar arasında 17.04.2001 tarihli bir anlaşma yapıldığını, buna göre ...köyünde bulunan ve kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tescil edilen yedi adet taşınmazın satışı hâlinde satış bedelinden davacıların hisseleri oranında ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, davalının bu taşınmazlardan 1 61... parseli 07.08.2007 tarihinde ...’ya, 1 05... parseli ise 15.06.2011 tarihinde....... isimli kişiye sattığını ancak satış bedelinden müvekkillerine ödenmesi gereken bölümü vermediğini, sözleşmedeki taahhüdünü yerine getirmeyen davalının diğer taşınmazları da satma hazırlığında olduğunu öğrendiklerini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla üçüncü kişilere satışı yapılan taşınmazların satış bedelinden hisselerine düşecek tutarın satış tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte, satışı yapılmamış taşınmazların ise rayicinin tespit edilerek davacıların hisselerine düşen miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; davaya konu taşınmazların babadan intikal yoluyla değil bizzat malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunması nedeniyle adına tespit ve tescil edildiğini, bu durumun davacıların tapu iptal ve tescil talebiyle açtığı Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/400 E., 2004/895 K. sayılı kararıyla da tespit edildiğini, davacıların bu taşınmazlar üzerinde herhangi bir hakkı bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiş; yargılama sırasında davalının vefatı nedeniyle mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
III. MAHKEME KARARI
1. Mahkemenin 12.06.2014 tarihli kararıyla; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 24.03.2016 tarihli ilamıyla; Mahkemece, davacılar tarafından Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/400 E., 2004/895 K. sayılı kararı ile davalıya yönelik olarak açmış olduğu tapu iptal tescil davasında bahsi geçen taşınmazların davalı adına tesciline karar verildiği ve kararın kesinleştiğinden bahisle kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de iki dava dosyasındaki talep sonuçlarının farklı olduğu ve Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/400 E., 2004/895 K. sayılı dosyasında verilip kesinleşen kararın bu dava açısından kesin hüküm teşkil etmeyeceği, hal böyle olunca Mahkemece işin esasına girilerek, taraf delilleri toplanıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur.
3. Mahkemenin 26.02.2018 tarihli kararıyla; Mahkemece davanın kesin hüküm sebebi ile reddine karar verilmeyip taraflar arasında yapılan sözleşmeden sonra davacılar tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasının reddedilmesi sebebi ile taşınmazların muristen intikal etmediği hususunun kesinleşmesi sebebi ile davanın reddine karar verildiği, bu itibarla Mahkemece verilen 12.06.2014 tarihli kararın yerinde olduğu gerekçesiyle; bozma kararına direnilmesi ile davacının davasının reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
4. Hukuk Genel Kurulunun 16.12.2021 tarihli kararıyla; direnme uygun bulunup davacılar vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Dairenin 13.06.2022 tarihli ilamıyla; Mahkemece kesin hüküm olduğu belirtilen Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.06.2014 tarihli ve 2013/119 E., 2014/342 K. sayılı dosyasının eldeki dava için kesin hüküm oluşturmayacağı, taraflar arasında yapılan sözleşmenin geçerli olduğu ve geçerli olan sözleşmeye dayalı olarak davacıların payları nispetinde talepte bulunabileceği dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararının bozulmasına karar verilmiştir.
6. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilinin beyanı doğrultusunda üçüncü kişiye satışı yapılmayan taşınmazlara ilişkin alacak talebi bakımından davacıların davasının feragat nedeniyle reddi gerektiği, hükme esas alınan 13.11.2024 havale tarihli bilirkişi raporu, davacı vekilinin 05.02.2025 havale tarihli ıslah ve 11.04.2025 havale tarihli ıslaha ilişkin beyan dilekçesi ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile davacıların payına düşen 275.447,52 TL'nin, her bir davacının payı nispetinde davalılardan tahsiline, satışı yapılmayan taşınmazların bedeli talebi yönünden davacıların davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; sözleşme gereğince davacıların üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davacıların tapu iptali ve tescil davası açarak sözleşmeye aykırı davrandıklarını, ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğradığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırılık iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece; uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda karar verildiği, bozmaya uymakla kesinleşen ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumu oluşturan kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılmasına imkan bulunmadığı, sözleşmeye göre davacıların yüklendiği herhangi bir edimin bulunmadığı, zararının miktarının tespit edildiği tarihten itibaren zamanaşımı süresinin başlayacağının anlaşılmasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.