Yargıtay yargitay 2025/2727 E. 2025/6009 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/2727
2025/6009
9 Aralık 2025
3. Hukuk Dairesi 2025/2727 E. , 2025/6009 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/781 E., 2025/297 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2020/206 E., 2024/26 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından duruşmasız, davalı .... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat...ile davalı asil ... ve vekili Avukat ... ve diğer davalı ... Hiz. A.Ş. vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin müşterek çocukları ...'in 29.11.2019 tarihinde doğumunu yaptıran doktor tarafından bebeğin doğuştan bağırsak tıkanıklığı problemi olduğunun belirtildiğini, bunun üzerine ailenin davalı doktora başvurduklarını, bebeğin 30.11.2009 tarihinde davalı hastanede operasyon geçirdiğini, davalı doktorun, bebeğin gelişimiyle ikinci kez ileostomi operasyonu yapılması gerektiğini söylediğini, ameliyata kadar geçen altı aylık süreçte bebeğin sağlıklı bir şekilde hayatını sürdürdüğünü, bebeğin ameliyata hazır olduğunun belirtilmesi üzerine 21.05.2020 tarihinde bebeğin davalı doktor tarafından ameliyata alındığını, ameliyat sonrasında ailenin bebeğin durumunu sorduğunda doktorun operasyonun çok başarılı ve planlandığı gibi geçtiğini söylediğini, bebeğin direkt servise alındığını, ancak servisteki süreçte bebeğe yaklaşık iki saat boyunca serum verilmediğini, takibinin yapılmadığını, bebeğin vücudunun susuz bırakıldığını, ailenin neden serum takılmadığını sorduklarında personel tarafından sürekli olarak "Serum getiriyoruz, hastanede serum yok, gelmesini bekliyoruz" gibi sözlerle geçiştirildiğini, bu süreçte bebeğe takılan EKG cihazının çalışmadığının aile tarafından söylenmesi üzerine cihazın arızalı olduğunun anlaşıldığını, yaklaşık bir saat sonra yeni cihazın getirildiğini, bu olaylar devam ederken saat 15:00 sularında ecza deposundan kurye ile serum getirildiğini ve bebeğe takıldığını, serumun takılmasından sonra bebeğin durumunun ağırlaşması üzerine gelen hemşirelerin durumu kontrol altına almaya çalıştıklarını, ancak durumun daha da kötüleşmesiyle mavi alarm verildiğini, doktorun geldiğini, doktor odadan çıktığında ne olduğunu bilmediğini, bebeğin kalbinin durduğunu, yapılan müdahale sonucunda 15 dakika sonra kalbinin atmaya başladığını, bebeğin solunum yetmezliği yaşadığını ve hastanede solunum cihazı ve bebek yoğun bakımı olmadığını, bu nedenle ... Şehir Hastanesine sevk yapılması gerektiğini söylediğini, sevk edilen hastaneye ulaşıldığında bebeğin, ameliyatın yapıldığı günün gecesinde, yani 22.05.2020 tarihinde saat 01:35'de vefat ettiğini ileri sürerek; tıbbi hata sonucu yaşamını yitiren ...'in desteğinden yoksun kalan anne ve babası ... için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ve 500.000,00 TL manevi tazminat tutarının olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile tahsilini talep etmişt, 10.11.2023 tarihli ıslah dilekçesi, maddi tazminat talebini 972.247,59 TL'ye yükseltmiş, manevi tazminat talebini de davacı ... için 250.000,00 TL ve davacı ... için 250.000,00 TL olarak açıklamıştır.
II. CEVAP
Davalı Dr. ... vekili; bebeğin altıncı aya kadar olan gelişim sürecinin sadece müvekkili tarafından değil hastanenin çocuk sağlığı ve hastalıkları hekimleri tarafından da takip edildiğini, bu noktada her türlü olasılık düşünülerek hastanın takibi ve olası sonuçların her şekliyle uzmanlarca değerlendirmeye tabi tutularak sürecin ilerletildiğini, ilk ve ikinci operasyonun başarıyla geçtiğini, hastanın ameliyattan bir gün önce çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarınca değerlendirildiğini, ameliyata engel bir durumunun olmadığının bildirildiğini, akabinde aneteziyoloji ve reanimasyon hekimi tarafından hastanın değerlendirildiğini, ameliyata engel bir durumunun olmadığının bildirildiğini, ameliyatın akabinde hastanın sorunsuz bir biçimde uyandığını, hastanın izleminde erken dönemde kayda değer herhangi bir sorun saptanmadığını, bu sürecin sonrasında müvekkilinin olay günü saat 15:00 sularında hastayı bizzat gördüğünü, müvekkil tarafından hastanın aktif ve hareketli olduğunun gözlemlendiğini, hemşire tarafından hastanın taşikardi mevcudiyetinin olduğunun belirtildiğini, bunun üzerine ağrısının olabileceği ihtimaline binaen ... supp yapılmasının önerildiğini, müvekkilinin odaya indikten sonra aranıldığını, hastanın arrest olduğu bilgisinin verildiğini, müvekkili tarafından gerek hastalığın teşhisi gerek tedavi süreci ve ameliyat hakkında hem ameliyat öncesi hem de ameliyat sonrasında gelişebilecek her türlü risk ve ihtimale ilişkin detaylı bilgilendirmenin yapıldığını, gelişen üzücü ve beklenmeyen durumun komplikasyon olup kesinlikle cerrahi işlem ile ilgili olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili; müvekkili hastane ve hekim tarafından yapılan hiçbir tıbbi hata ve hukuka aykırı herhangi bir eylemin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan heyet raporunda müteveffa küçüğün ameliyat esnasında tansiyon ölçümüne ilişkin kayıtların olmadığı, post-op takiplerinin tümünde taşikardisinin (kalp hızının) normal sınırın üstünde olduğu, taşikardiye yol açan komplikasyonun etiyolojisini belirlemek için yapılması gereken hemogram, biyokimya, kan gazı, kan basıncı ölçümü, genel fizik muayene, batın muayenesi ve periferik nabız muayenesi gibi işlemlerin yapılmadığı, taşikardiye yönelik olarak ... fitilden başkaca bir tedavi uygulanmadığı, doktorun ifadesinde belirttiği hastayı ameliyat sonrası serviste gördüğüne dair hastane kayıtlarında herhangi bir bilginin olmadığı, ameliyat sonrası süreçte monitörizasyonunun geç sağlandığı, gelişen komplikasyonlara yönelik gerekli tetkiklerin yapılmadığı, komplikasyon yönetiminin uygun olmadığı, ameliyatını yapan davalı doktorun tıbbi uygulama hatası bulunduğu, davacı tarafından iddialarında bahsedilen serum desteğinin geciktiği, ...cihazının bozuk olduğu iddialarının doğru olmadığına ilişkin hastane kayıtlarında herhangi bir somut bilgiye rastlanmadığı göz önünde bulundurulduğunda hastane idaresinin de gerekli malzemelerinin ve cihazların temini konusunda yeterli dikkat ve özeni göstermediğinden kusurlu olduğu, bebeğin ölümü ile tanısı konulmamış taşikardi sebebi olan komplikasyon arasında illiyet bulunduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalı doktorun vekil sıfatı ile hastanın zarar görmemesi için mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorunda olmasına rağmen, komplikasyon yönetimini yerine getirmediği, bu nedenle özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davalı hastanenin de adam kullanan ve işleten sıfatı ile sorumlu olduğu gibi organizasyon sorumluluğunu da yerine getirmediği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacı ... yönünden, 791.336,27 TL'nin 500,00 TL'sinin olay tarihi olan 21.05.2020 tarihinden, kalanının ıslah tarihi olan 10.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ... yönünden, 180.911,32 TL'nin 500,00 TL'sinin olay tarihinden, kalanının ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ... yönünden 250.000,00 TL, davacı ... yönünden 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince alınan raporların hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davacıların uğradığı zarar, yaşadıkları acı ve elemin derecesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetildiğinde Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili; Mahkemece alınan raporun bilimsel verilerden uzak, muğlak ve davacının ifadelerini delil olarak açıklayan bir rapor olduğunu, illiyet bağının oluştuğunu ve müvekkilinin kusurlu olduğunu hatalı bir şekilde tespit eden bu rapora karşı itiraz edilmiş olmasına rağmen Mahkeme tarafından ek bir rapor aldırılmadığını, Adli Tıp Raporunun aksi yönünde olan Uzman Görüşünün incelenmediğini, dava konusu komplikasyonun müvekkilinin mesleki olarak yaptığı yahut yapması beklenen herhangi bir müdahaleden bağımsız olarak ortaya çıktığını, mesleki yetkinlik koşullarında dahi öngörülemez olan vefat ile müvekkili tarafından gerçekleştirilen ameliyat ve müdahalelerin illiyet bağının bulunmadığını, Mahkemece karar verilmesinin ardından davacıların 03.06.2023 tarihinde ... isimli bir çocuklarının daha dünyaya geldiğini, ancak bu çocuklarının da doğumdan hemen sonra vefat ettiğini, davacıların iki çocuğunun da doğumdan hemen sonra rahatsızlanması ve vefat etmesi durumları birlikte değerlendirildiğinde; bu durumun vefatlarının ve rahatsızlıklarının asıl sebebinin tıbbi bir müdahale hatasından ziyade kalıtsal başkaca rahatsızlıklardan kaynaklanabileceğine dair şüphe oluşturduğunu, araştırmaya değer bir durum olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı şirket vekili; davacının iddiası ile hastane açısında serum desteğinin geciktiği ve ...cihazının bozuk olduğu iddiası ile organizasyon kusurunun atfı kabil olmadığını, bu iddialara karşı keşif yapılması taleplerinin dikkate alınmadığını, Adli Tıp raporunda ölüm sebebi belirtilmeden olgunun komplikasyon olduğu kanaati ile yorum yapıldığını, ölüm sebebi belli olmayan, kişinin doğum sonrası hastalıklarının ölüme etkisi tartışılmadan, mevcut operasyonun riskleri ile hasta yakınlarını rızası ile yapılan tedavi edici tıbbi müdahalenin tekniği ve süreci irdelenmeden, operasyon sonrası taşikardi olarak belirtilen komplikasyonun neden kaynaklandığı araştırılmadan, komplikasyon olarak belirtilmesine rağmen taşikardinin ne olduğu, nedenleri, sonuca etkisi anlatılmadan, tartışılmadan sonuca ulaşılmasının doğru olmadığını, itiraza uğramış bilirkişi raporuna değer vererek dosyanın aktüerya bilirkişine tevdi edilmesinin savunma hakkını kısıtladığını, kusur oranları tespit edilmeden aktüerya raporu alındığını, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, teşhis ve tedavi hizmetini üstlenen doktor ve özel hastanenin vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; alınan bilirkişi raporunda; müteveffa bebekte gelişen komplikasyon nedeniyle davalı doktorun taşikardiye yol açan nedenleri belirlemek için yapılması gereken işlem ve tetkikleri yapmadığı, komplikasyon yönetimin uygun olmadığı, tıbbi uygulama hatasının bulunduğu, davalı hastanenin de adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında oluşan zarardan sorumlu olduğu, hükmedilen tazminat miktarlarının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalı ... Hiz. A.Ş.'den alınıp davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.