SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/2672 E. 2025/5860 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/2672

Karar No

2025/5860

Karar Tarihi

3 Aralık 2025

3. Hukuk Dairesi 2025/2672 E. , 2025/5860 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2599 E., 2025/72 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/746 E., 2023/155 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl dosyada davalı-birleşen dosyalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı Şirket vekili; davalı Bakanlık ile fişek alımına dair 26.10.2017 tarihli 3 adet sözleşme imzaladıklarını, davalı Bakanlık tarafından 04.01.2018 tarihli üç adet yazı ile 4734 sayılı Kanunun 11(g), 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun (4735 sayılı Kanun) 21. ve sözleşmelerin 35.3 maddeleri gereğince sözleşmelerin feshedildiğini, 22.11.2016 tarih ve 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 11. maddesine eklenen 5. fıkra hükmü ile teminatların gelir kaydedilmesi yönündeki düzenlemelerin uygulanmayacağının hükme bağlandığını, idareye sunulan teminat mektuplarının iadesinin gerektiğini, sözleşme gereğince 600.874,33 TL vergi ve harç ödediklerini, masraf yaptıklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı İdareye sunulan teminat mektuplarının iadesini, 600.874,33 TL vergi ve harcın ödeme tarihi olan 26.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl davada davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında sunulan ıslah dilekçesiyle, teminat mektuplarının iadesi isteminin ıslahı ile teminat mektuplarının toplam bedellerinin nakde çevrilme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
2. Birleşen davalarda davacı İdare; davalı Şirket ile fişek alım sözleşmelerinin imzalandığını, davalı Şirketin 4734 sayılı Kanun'un 11. maddesinin (g) bendinde düzenlenen "...Terör örgütlerine iltisak yahut bunlarla irtibatı olduğu Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bildirilen gerçek ve tüzel kişiler ile bu kapsamda olduğu Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından bildirilen yurtdışı bağlantılı gerçek ve tüzel kişiler..."den olduğu bildirildiğinden, sözleşmelerin 35.3. maddesi ve 4735 sayılı Kanunun 21. maddesi gereğince sözleşmelerin feshedilerek verilen teminatların gelir kaydedildiklerini, 4735 sayılı Kanunun 22. maddesi uyarınca teminat bedellerinde yapılan güncellemeye göre teminat bedeli farklarının oluştuğunu ancak davalı Şirket tarafından sözleşmelerin feshi nedeniyle gelir kaydedilen teminatların iadesi talebiyle dava açıldığından güncelleme bedellerinin ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, birleşen Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/129 Esas sayılı dosyasında 17.614,91 USD karşılığı olan 83.206,94 TL; birleşen Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/426 Esas sayılı dosyasında 17.614,91 USD karşılığı 83.206,94 TL; birleşen Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/49 Esas sayılı dosyasında ise 3.037,05 USD karşılığı 14.346,00 TL'nin teminat mektubu güncelleme farkının ihalenin feshi tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı İdare vekili; Ankara Emniyet Müdürlüğünün yazısına istinaden davacı Şirketin ihale tarihi itibariyle 4734 sayılı Kanunun 11. maddesinde belirtilen ihaleye katılamayacak olanlar kapsamında olması ve aynı Kanun'un 17(e) maddesi gereğince yasak fiil ve davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi üzerine 4735 sayılı Kanunun 21. maddesi doğrultusunda sözleşmelerin feshedilerek kesin teminatların gelir kaydedildiğini, davacı şirket ve ortakları hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının (Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu) 2017/77124 sayılı dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğünü, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, asıl davada davacının ödemiş olduğu vergi ve harç giderlerinin kendi sorumluluğunda olduğunu, davacı Şirketin talep edebileceği herhangi bir alacağın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davalarda davalı Şirket vekili; 4734 sayılı Kanunun 11. maddesinin (g) bendinde yer alan hükme istinaden ihale dışı bırakılan isteklilerin sunmuş oldukları teminatların aynı maddenin dördüncü fıkrasındaki genel hükme istisna olarak gelir kaydedilmeyeceğinin hüküm altına alındığını, bu madde gereğince yükleniciler tarafından sunulan teminatların gelir kaydedilmesinin mümkün olmadığını, 22.11.2016 tarih ve 678 sayılı KHK ile eklenen ek fıkrada söz konusu bent kapsamında olduğu tespit edilen isteklilerin ihale dışı bırakılacağının, ancak bunların teminatları hakkında dördüncü fıkrada yer alan hükmün uygulanamayacağının belirtildiğini, gelir kaydedilemeyecek olan teminatların güncellemeye tabi tutulup aradaki farkın tahsili talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak birleşen davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/160 E. 2022/6 K. sayılı ilamı ile asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı Şirket ortaklarının silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından beraatlerine hükmedildiği, Anayasa Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli 2018/90 E. ve 2019/85 K. sayılı kararı ile 4734 sayılı Kanun'un 11(g) bendinin iptaline karar verildiği, asıl davada davalı - birleşen davalarda davacı İdare tarafından yapılan fesih işleminin hukuken dayanaksız kaldığı, asıl davada davacının sözleşme kapsamında sunulan teminat mektuplarının iadesi ile sözleşme nedeni ile yapmış olduğu vergi ve harç ödemelerini yasal faizi ile birlikte asıl davada davalı idareden isteyebileceği, teminat mektuplarının paraya çevrilme tarihlerindeki kur karşılıkları üzerinden 158.986,00 TL ile 1.844.246,00 TL olarak nakde çevirildikleri, asıl davada teminat mektupları bakımından taleple bağlı kalınarak 1.984.500,00 TL ile davacı tarafça sözleşmeler nedeni ile ödenen vergiler ve yapılan masraflardan oluşan 600.874,33 TL olmak üzere toplam bedelin 2.585.374,33 TL olduğu, asıl davada davalı İdarenin temerrüde düşürülmediği, birleşen dosyalarda davacı idarenin fesih işleminin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda hukuka aykırı kabul edildiği dolayısıyla teminat mektupları güncelleme farklarını isteyemeyeceği gerekçesiyle; asıl davanın kabulüne, toplam 2.585,374,33 TL'nin asıl dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl davada davalı İdareden tahsiline; birleşen davaların reddine karar verilmiş; karara karşı, asıl davada davalı - birleşen davalarda davacı İdare vekili tarafından istinafa başvurulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 4734 sayılı Kanunun "ihaleye katılamayacak olanlar" başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının g bendinde yer alan "Terör örgütüne iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bildirilen gerçek ve tüzel kişiler ile bu kapsamda olduğu Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından bildirilen yurt dışı bağlantılı gerçek ve tüzel kişiler" hükmü ile anılan maddenin beşinci fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli kararıyla iptal edildiği için borcun sona erdiği ve asıl davada davalı-birleşen davada davacı İdarenin kesin teminat mektubu bedellerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ile yükümlü bulunduğu, yapılan vergi ve harç ödemelerinin kusuru bulunmayan idareden tahsilinin istenemeyeceğinden asıl davada irat kaydedilen kesin teminat mektupları bedellerinin iadesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından birleşen dosyalarda istenen gelir kaydedilen teminat mektupları güncelleme farklarının talep edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davalı - birleşen davalarda davacı İdarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, diğer istinaf taleplerinin reddine, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulü ile 1.984.500,00 TL'nin 07.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl davada davalı İdareden tahsiline, birleşen davaların reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl davada davalı-birleşen davalarda davacı İdare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı-birleşen davalarda davacı İdare vekili; sözleşmelerin feshinin ve teminatın gelir kaydedilmesinin 4735 sayılı Kanunun 21. maddesi hükmüne göre yapıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada taraflar arasında imzalanan sözleşmelerinin haksız feshi nedeniyle gelir kaydedilen teminat mektubu bedellerinin ve ödenen vergi ve masrafların tahsili ile birleşen davalarda sözleşmelerinin feshi nedeniyle gelir kaydedilen teminat mektupları güncelleme farklarının tahsili istemlerine ilişkindir.
1.Bilindiği üzere Anayasanın 153. maddesinin 5. fıkrasına göre iptal kararları geriye yürümez. İptal kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin hükmün temel amacı iptal edilen kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmüne dayanılarak daha önce yapılan işlemlerin geçerliliklerinin korunmasını sağlamaktır. Anayasa Mahkemesinin 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararında da iptal kararların geriye yürümezliği “Türk Anayasal sisteminde, "Devlete güven" ilkesini sarsmamak ve ayrıca devlet yaşamında bir karmaşaya neden olmamak için iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralı kabul edilmiştir. Böylece hukuksal ve nesnel alanda etkilerini göstermiş, sonuçlarını doğurmuş bulunan durumların, iptal kararlarının yürürlüğe gireceği güne kadarki dönem için geçerli sayılması sağlanmıştır.” şeklinde açıklanmıştır.
2. Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; asıl davada davalı İdare tarafından sözleşmelerin 04.01.2018 tarihinde, 4734 sayılı Kanunun 11(g) maddesi gereği feshedildiği, ilgili maddenin ise 4734 sayılı Kanunun "İhaleye katılamayacak olanlar" başlığını taşıyan 11. maddesinin birinci fıkrasının "g" bendinin 13.02.2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2018/90 Esas, 2019/85 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği anlaşılmıştır.
3. Fesih tarihi olan 04.01.2018 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 4734 sayılı Kanunun 11/g maddesi yürürlükte olup idare tarafından yürürlükte olan Kanun maddesi uyarınca işlem yapılması zorunludur. Fesih tarihinden sonra ilgili maddenin iptal edilmesi, hukuksal ve nesnel alanda etkilerini göstermiş ve sonuçlarını doğurmuş olan fesih işlemini etkilemeyecek olup bu durumda idarenin kusurlu ve feshin haksız olduğundan bahsedilemeyecektir. Fakat ilgili madde, 13.02.2020 tarihli Resmi gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2018/90 Esas, 2019/85 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğinden ve sözleşme de feshedildiğinden borç sona ermiş olup borçtan kurtulan taraf, diğer taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümlerince geri vermekle yükümlü olur. Başkaca bir hak talebinde bulunamaz. Kısaca TBK'nın 125. maddeleri hükmünce zarar istemi dinlenemez. Bu durumda asıl davada davacı Şirketin tahsilini talep ettiği kalemlerden sadece İdarece irat kaydedilen kesin teminat mektupları bedellerinin iadesi sebepsiz zenginleşme kapsamında mümkün olup yatırılan sözleşme karar pulu ve damga vergisi menfi zarar kapsamında kaldığından ancak kusur halinde talep edilebilecektir.

4. Yukarıda açıklanan bilgiler ışığında temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye göre, asıl davada davalı-birleşen davalarda davacı İdare vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim