Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/2602
2025/6107
15 Aralık 2025
3. Hukuk Dairesi 2025/2602 E. , 2025/6107 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1374 E., 2025/630 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 4. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
SAYISI : 2023/275 E., 2023/798 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Tasfiye Halinde ... İşletmeleri Turizm İnş. Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalılar ile akdedilen devre mülk sözleşmelerine istinaden müvekkilinin ödemeler yaptığını, ancak sözleşmenin geçerlilik şartına uyulmadan düzenlendiğini, ayrıca hissedar sayısı dikkate alındığında kullanımının da fiilen imkansız olduğunu ileri sürerek sözleşmelerin ve ekleri senetlerin iptalini, ödenen 43.965,00 TL’nin avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkili adına olan tapunun iptali ile önceki malik adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... İşl. A.Ş. vekili; davanın müvekkili yönünden tefriki gerektiğini, müvekkili yönünden Mahkemenin görevsiz ve yetkisiz olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, iadesi istenilen bedelin kendisine ödenmediğini, davalının sözleşmede imzasının ve kaşesinin bulunmadığını, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince müvekkilinin bu sözleşmeler nedeniyle sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ...Sağlık Ltd. Şti. vekili; sözleşmenin devre tatil sözleşmesi değil, hisseli gayrimenkul satış sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin tapu pay devrini içerdiğini, davacının sözleşmeyi benimsediğini, tapuyu alıp yıllar sonra dava açmanın iyi niyet kaideleri ile bağdaşmadığını, davacının konaklama hakkını her zaman kullanmasının mümkün olduğunu, ödemelere ve faiz oranına itiraz ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ...Paz. A.Ş. vekili; müvekkilinin sözleşmede taraf olmaması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
4. Davalı ...Otel İşletmeciliği Turizm İnşt. Pazl. A.Ş. (Eski ünvan ...Otel İşl.Turz. İnş. Paz. A.Ş) vekili; davanın belirsiz dava olarak açılamayacağını, sözleşmeyi zorla ve iradesi sakatlanarak imzaladığı iddiasında bulunan davacının bu iddialarının dikkate alınmamasını, davacının tatil yaptığını ve sözleşmeye bağlı kullanımın gerçekleştiğini, davacının talepte bulunması halinde tesisi her zaman kullanabileceğini, davacı taraf ile imzalanan sözleşmenin devre mülk sözleşmesi olmadığını, sözleşme tarihinden ve tapu devrinden sonra dava açıldığını, tapuyu alıp sonra dava açmanın iyi niyet kaideleriyle bağdaşmayacağını, sözleşmenin tapu pay devrini içerdiğini, tapu devri ile müvekkilinin ediminin yerine getirildiğini, davacı tarafın sözleşmeyi benimsediğinin ortada olduğunu, davanın ticari dava olup Tüketici Mahkemelerin görevli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kendi dönemi ve tesisinde konaklamasının olmadığı, teslim olgusunun ispat edilemediği, sözleşmedeki kullanım süresine göre davacının maliki olduğu bağımsız bölüm üzerinde tüm pay sahiplerinin bir yıl içinde tatil hakkını kullanmalarının ve davalının tatil sağlama edimini ifa imkânının fiilen mümkün olmadığı, bu durum karşısında davacı yanın sözleşmelerin feshi talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, sözleşmelerin iptaline, sözleşme nedeniyle ödenen 43.965,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı önceki malik adına tesciline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı Tasfiye halinde ... İşl. A.Ş. vekili ve davalı ...Paz. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.04.2025 tarihli kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı Tasfiye halinde ... İşl. A.Ş. vekilinin ve davalı ...Paz. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı Tasfiye halinde ... İşl. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Tasfiye halinde ... İşl. A.Ş. vekili; müvekkilinin dava konusu sözleşmede taraf olmadığından davacının müvekkili yönünden tüketici sıfatını haiz olmadığını, davacının müvekkiline karşı herhangi bir talebi varsa bunu genel Mahkemelerde ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 6. maddesi hükmü uyarınca müvekkilinin yerleşim yerinde talep etmesi gerektiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin sözleşmede imzasının ve kaşesinin bulunmadığını, müvekkiline ödeme yapılmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, devre mülk sözleşmesinin feshi/iptali, ödenen bedelin iadesi, tapunun iadesi ve iptal edilen sözleşmeler nedeniyle düzenlenmiş olan senetlerin geçersiz olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle ileri sürülen temyiz sebepleri sınırlı inceleme yapılacağı, davacıya devri gerçekleştirilen tapu evraklarının incelenmesinde tapudaki yönetim planının davalı ... İşl. A.Ş. tarafından imzalı olarak sunulduğu, davalı ... İşl. A.Ş. ile diğer davalılar arasında organik bağın olduğu, husumet itirazı yerinde görülmediği anlaşılmakla davalı Tasfiye halinde ... İşl. A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının gerekmiştir.
2. Kamu düzeni nedeniyle resen yapılan incelemede; dava, niteliği itibariyle nispi harca tabi olup davada iptal edilen sözleşme bedellerinin toplamı üzerinden karar ilam harcının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer verilen karar ilam harcının eksik miktarda hesaplandığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, değinilen bu yön göz ardı edilerek hüküm tesis edilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun 370/2 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı Tasfiye halinde ... İşl. A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 4. bendinin hükümden çıkartılarak yerine “Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL maktu başvuru harcı ile 3.709,23 TL ilam harcı olmak üzere toplam 3.889,13 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.