Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/2597
2025/6145
15 Aralık 2025
3. Hukuk Dairesi 2025/2597 E. , 2025/6145 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1339 E., 2025/806 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2022/365 E., 2023/143 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının davalı bankadan farklı tarihlerde kredi kullandığını, bu kapsamda davalı bankada bulunan hesabında 18.07.2022 tarihinde 68. taksit bedeli olan 12.006,42 TL'yi ödemeye yeter miktarda paranın bulunmasına rağmen kredi tahsilatlarının davalı banka tarafından yerine getirilmediğini, yine 800.000,00 TL ana para borcunun altı yıldan beri düzenli ödenmesine karşın 809.000,00 TL'ye çıktığını, hiçbir ihtar ve bildirim yapılmadan temerrüde düşürüldüğünü ve faiz işletildiğini, iki adet taşınmaz üzerinde 1.920.000.00 TL tutarlı ipotek tesisis edildiğini, ancak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmadan maaşı hesabı üzerine bloke uygulandığını ve kesinti işleminin gerçekleştirildiğini, yapılan bloke ve kesinti işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürererk; maaş hesabı üzerine konulan blokenin kaldırılmasını ve .....................icra dairesinin 2021/1369 sayılı dosyasından yapılan tahsilatlar nedeniyle mükerrer tahsilatın durdurulmasını ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen bedellerin temerrüde düşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesini, takip alacağı üzerinden %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve 600.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili bankanın sözleşmeye bağlı olarak takas ve mahsup hakkını kullanmasının hukuka uygun olduğunu, akdedilen sözleşme ile muacceliyete ilişkin bilgilendirmenin davacı tüketiciye yapıldığını, sözleşme ve ödeme planına uygun olarak davalı banka nezdinde bulunan hesap üzerinden işlem gerçekleştirildiğini,............. Müdürlüğü'nün 2021/1369 Esas sayılı dosyasının satış yoluyla yürütülen bir dosya olması sebebiyle herhangi bir haciz işlemi uygulanmadığını ve sözleşme maddelerine uygun biçimde kullanılan takas-mahsup hakkının davacı tarafın kabulündeki geri ödeme planına uygun olarak yapıldığını, bu nedenle mükerrer tahsilatın olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının iddiasına konu 14.10.2020 tarihleri ile 11.12.2020 tarihleri arasında 40.004,54 TL maaş ve ek ödemelerinin 39.994,00 TL'sinin, davacı tarafın...mobil havale ile ...'e göndermesi sonucu 43. 44. 45... taksitlerin tahsil edilemediği, ... Satış İcra Dairesi'nin 2021/1369 sayılı dosyasında tahsilat yapılmadığı ve bu tutarların da şubedeki takip hesaplarından mahsup edilmesi gibi bir durumun söz olmadığı, davacının iddialarını ispat edemediği kanaatine varılmakla, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan ve taraf, Mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli olarak düzenlenen 14.12.2022 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre, davacının davalı bankadan iki konut kredi kullandığı, krediyi çekerken davalı bankaya maaş hesabından kesinti yapılabileceğine dair yazılı şekilde ek rehin sözleşmesi ve taahhütname ile virman/takas/mahsup talimatı verdiği, tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle banka tarafından emekli maaşına doğrudan bloke konulup konulamayacağı konusunda Yargıtay'ın ilgili daireleri arasında ortaya çıkan ayrı nitelikteki kararlar yönünden görüş farklılıklarının giderilmesi ve karar birliğinin sağlanması amacıyla içtihatların birleştirilmesinin uygun olacağının değerlendirildiği ve bu kapsamda Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu tarafından, 2022/2 sayılı içtihatların birleştirilmesi talebi üzerine, İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunca yapılan görüşmeler neticesinde 21.03.2025 tarihli toplantıda alınan karar ile, ''Tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle banka tarafından emekli maaşına doğrudan bloke konulabileceği'' belirtilmek suretiyle uyuşmazlığın giderilmesine karar verildiği, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun "İçtihadların birleştirilmesini istemek yetkisi ve bağlayıcılığı" başlıklı 45. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar." düzenlemesi uyarınca içtihadı birleştirme kararlarının bağlayıcı olduğu, bu hali ile söz konusu kararın bağlayıcılığı gözetildiğinde, mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Vekili; davacının, davalı Bankadan 18.11.2016 tarihinde 120 ay vadeli konut kredisi aldığını ve taraflar arasında sözleşme imzalandığını, 14.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda, kredi sözleşmesine ek rehin sözleşmesi ve taahhütname ile virman - takas - mahsup talimatı imzaladığını, ancak imzalanan talimatta düzenleme tarihinin bulunmadığı ve açıklama kısımlarının doldurulmadığının tespit edildiği, oysa sözleşmelerde tüm boşluklarının yazılı olarak doldurulması gerektiğini, muacceliyet ihtarının da kat ihtarının da davacıya tebliğ edilmediğini, bu nedenle borcun muaccel olmadığını, davacının temerrüde düşmediğini, takas yapılması için geerkli olan muaccel olma şartının da gerçekleşmediğini, 14.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda da tebliğin yapılmadığının tespit edildiğini, bu nedenle eksik inceleme ile karar verildiğini, maaş hesabından takas yapılmasının mümkün olmadığını, davalı bankada sözleşmeden kaynaklanan mevduat hesabı olarak maaş hesabının bulunmadığını ve davacının maaş hesabından Bankaca takas yapılmasına rıza göstermediğini, davalı bankaca maaş hesabına bloke konularak kesinti yapıldığını, diğer taraftan da aynı alacağa ilişkin 01.07.2021 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, maaş hesabından yapılan tahsilatların takip dosyasından düşülmediğini, 14.12.2022 tarihli bilirkişi raporu değerlendirilmeye alınmadığını, davacının maaşının taksitleri ödemeye yettiği halde, alacaklı tarafın kabulünün beklendiğini ve davalı bankanın eylemsizliği nedeniyle borçlunun borcunu ifa edip borçtan kurtulmasına ilişkin menfaatini ortadan kaldırdığını, ödeme emri tebliği yapılmadan başlatılan icra takibinin hukuka uygun olmadığını bu nedenle verilen kararın hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kredi sözleşmesi uyrınca davacının maaş hesabından yapılan takas mahsup yetkisine dayalı tahsilatlara yönelik işlemlerin kaldırılması, ... Satış İcra Dairesi'nin 2021/1369 sayılı dosyasından yapılan tahsilatlar nedeniyle mükerrer tahsilatın durdurulması, hukuka aykırı olarak tahsil edildiği iddia edilen bedellerin iadesi ile icra takip bedeli üzerinden %40 oranında kötüniyet tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun'un 56. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesinde; "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, Sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez." hükmü bulunmaktadır.
2004 sayılı Kanun'un 83/a maddesindeki; " 82... . maddelerinde yazılan mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir." hükmüne karşın, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'nun 93. maddesinin birinci fıkrasında; "... bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepleri, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi hükmünün 2004 sayılı Kanun'un 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği ve takip hukukuna göre icra takibinin kesinleşmiş olması şartıyla haciz sırasında veya hacizden sonra 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi kapsamındaki gelir, aylık ve ödeneklerin haczine ilişkin verilen muvafakatin geçerli olacağı, bu durumda borçlunun haciz sırasında veya haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebileceği, sözleşme hukukuna göre bu yasağın kesin olmadığı, yasanın tarafların iradesine ağırlık vererek muvafakat yoluyla emekli aylıklarına bloke konulmasına, borcun başka teminatlara başvurulmadan ödenmesine imkan sağladığı, böylece tarafların sözleşme ile belirledikleri hükmü ortadan kaldırmadığı anlaşılmaktadır.
Kural olarak sonradan yürürlüğe giren yasa hükümlerinin ve İçtihadı Birleştirme Kararlarının kazanılmış hak (usulü müktesep hak) ilkesinin 28.6.1960 tarihli, 21/9 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince istisnai niteliği gereği kesin hüküm halini almamış eldeki davalarda da gözetilmesi ve uygulanması gerekeceği tartışmasızdır.
Eldeki davada; yargılama sırasında 17.07.2025 tarihli 32958 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 21.03.2025 tarihli ve 2022/2 E., 2025/1 K. sayılı ilamı doğrultusunda tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle emekli maaşına banka tarafından doğrudan bloke konulmasının mümkün olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davacının 18.11.2016 tarihli Konut Finansman Kredisi Sözleşmesinin 12. maddesi ile davalı bankaya vadeli/vadesiz mevduat hesaplarında ve yatırım hesaplarında bulunan tutarlar ile lehlerine gelen havalelerden tahsilat yapılabileceğine dair yazılı şekilde takas ve mahsup talimatı vermesine ve özellikle Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu tarafından, 2022/2 sayılı içtihatların birleştirilmesi talebi üzerine, "Tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle banka tarafından emekli maaşına doğrudan bloke konulabileceği'" yönündeki kararına, içtihadı birleştirme kararlarının bağlayıcı olmasına, tüketicinin bankadan kullandığı tüketici kredisi nedeniyle usulüne uygun olarak ihtar tarihi itibariyle vadesi gelmiş borç ve faizlerini gösterir şekilde 30 günlük ödeme süresi verilerek düzenlenmiş 26.01.2021 tarihli muacceliyet ihtarnamesinin ve 03.03.2021 tarihli kat ihtarnamesinin davacının 07.10.2020 tarihli dilekçesi ile bildirdiği yeni ikametgah adresine tebliğ çıkarıldığının anlaşılmasına, Dairenin yerleşik uygulamalarının muacceliyet ihtarının sözleşmede belirtilen adrese veya bildirilen en son adrese gönderilmesinin yeterli olduğu, kaldı ki adresten ayrıldığı için tebliğin iade edilmesinin tüketicinin yeni adres bildirimi yapmaması nedeniyle tüketicinin sorumluluğunda olmasına, hükme esas alınan ve taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olarak düzenlenen 14.12.2022 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre mükerrer tahsilatın yapılmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.