Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/2456
2026/336
22 Ocak 2026
3. Hukuk Dairesi 2025/2456 E. , 2026/336 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/221 E., 2025/41 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili kurumun ... İl Müdürlüğü ile davalı şirket arasında 26.04.2011 tarihinde Uygulamalı Girişimcilik Eğitim Programı Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştırılan personele ilişkin olarak düzenlenen idari soruşturma raporunda, dava dışı eğitici ....nın eğitimci olabilmesi için mevzuatça öngörülen 70 baraj puanını aşmasına dayanak oluşturan dava dışı şirketlerden alınmış gibi görünen referans mektuplarının gerçekte bu işyerlerince düzenlenmediğini, ....nın bu suretle eğitici olabilmek için gerekli şartları taşımadığı halde sahte referans mektuplarını kullanıp idareyi yanıltarak davalı yüklenici şirketin eğiticisi sıfatıyla Bayburt ilinde girişimcilik eğitimi verdiği ve müvekkili kurumun zarara uğramasına sebep olduğunu, şartlar oluşmadığı halde tanzim edilen sahte referans mektuplarının kaşelenip imzalandıktan sonra İŞKUR İl Müdürlüğüne ibraz edildiğinin tespit edildiğini ileri sürerek; davalı şirket tarafından müvekkili kurumdan haksız olarak tahsil edilen toplam 40.864,70 TL'nin davalı şirkete ödendiği tarihten itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yasaklama ve para iadesine dair davacı tarafından tesis edilen idari işleme karşı idare mahkemesinde açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, eğitim süreci, eğitmen belgelerini inceleme ve uygunluk verme yetkisinin KOSGEB'e ait olduğunu, KOSGEB tarafından eğitimin iptal edilmediğini, sözleşmeye uygun olarak eğitimin yapıldığını ve bittiğini, bütün eğitim hizmet bedellerinin geri alınmasının hukuka aykırı olduğunu, protokole göre eğitim bittikten sonra davacı kurumun eğitimleri iptal etme yetkisinin olmadığını, belgeleri sahte olduğu iddia edilen eğitimcinin işlemlerinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.07.2014 tarihli kararıyla; davacı kurumun zarara uğradığını ispat edemediği, Ankara 17. İdare Mahkemesinin 2012/1422 E. sayılı dosyası ile Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/131 E. sayılı dosyasının sonuçlarının da beklenmesine gerek olmadığı, bu davaların sonuçlarının somut davanın esasına etki etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 12.04.2017 tarihli ilamla; hükmün onanmasına karar verilmiş, davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 17.04.2019 tarihli ilamla; bozma nedenine göre davacının sair karar düzeltme itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediği belirtilerek, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 21. maddesinde, görevlendirilecek personel eğitim konusu alanda 4 yıllık lisans diplomasına sahip ve KOSGEB resmi internet sitesindeki UGE eğitmen değerlendirme formu kapsamındaki değerlendirmeden en az 70 puan alması gerektiği ve yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili olarak çalıştıracağı eğitmenlere ilişkin sorumluluklarına tam olarak uymakla yükümlü olduğunun kararlaştırıldığı, yine idare tarafından sözleşmenin feshedilmesi şartları başlıklı 27/e maddesinde, yüklenici tarafından sahte belge düzenlenmesi veya buna teşebbüs edilmesi halinde, bu yollarla idareye zarar verilmesi hallerinde idare ayrıca protesto çekmeye kalmaksızın sözleşmenin feshedileceği ve hesabının genel hükümlere göre tasfiye edileceğinin düzenlendiğinin anlaşıldığı, dosya kapsamında eğitici ... ile davalı şirket yetkilisi hakkında Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/131 E. sayılı dosyasında özel belgede sahtecilik suçundan açılan davanın derdest olduğu, her ne kadar Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 74. maddesi uyarınca hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararı ve ceza mahkemesinde kabul edilen maddi vakıaların hukuk mahkemesini bağladığı, bu nedenle açılmış bir ceza davası var ise ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiği, Mahkemece ceza davası sonucunun HMK'nın 165. maddesi de gözetilerek bekletici mesele yapılarak ve sözleşmenin 27/e maddesi de değerlendirilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerektiği, kararın bu gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi gerekirken zuhulen onandığı karar düzeltme incelemesinde anlaşılmış olup, onama ilamının kaldırılarak hükmün yazılı gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Ankara 17. İdare Mahkemesinin 2012/1422 E., 2013/930 K. sayılı kararı ile, dosya davacısı olan kurum tarafından dosya davalısı aleyhine tesis edilen işlemin kısmen kabulüne karar verildiği, davalı kurumun 2 yıl hizmet alımından yasaklanması yönünden işlemin iptali, davacı kurumun davalıdan hizmet bedellerinin tahsili noktasından ise idari işlem yönünden hukuka aykırılık görülmediği yönünde vermiş olduğu kararın Danıştay incelemesi neticesinde 28.05.2021 tarihinde kesinleştiği, Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/224E., 2023/232 K. sayılı kararı ile, dava dışı .... yönünden özel belgede sahtecilik suçu açısından zamanaşımından düşme verildiği ve kararın 12.06.2024 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunduğundan hukuki ihtilafın da sözleşmeler hukuku çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, eğitim programlarının uygulandığı ve gerekli ödemelerin yapıldığı, sözleşmeden dönmenin bu aşamadan sonra mümkün olmadığı, davacı kurum sözleşmede hüküm bulunması halinde cezai şart veya teminata elkoyma talebinde bulunabilecek ise de taraflar arasında imzalanan sözleşmede herhangi bir cezai şart veya teminat hükmünün bulunmadığı, bu nedenle davacı kurumun cezai şart veya teminata elkoyma yönünde bir talepte bulunamayacağı, davalı şirketin, sahtecilik suçuna konu referans mektuplarının KOSGEB tarafından onaylanması üzerine sözleşmenin ifasına yönelik eğitim verdiği, burada yalnızca eğitimin niteliğinin tartışılabileceği, ancak ifa edilen eğitim programlarının katılımcılar üzerindeki olumsuz etkisine dair davacı tarafından herhangi bir delil ibraz edilmediği, eğitim sürecini veya bu sürecin sonuçlarını ölçecek ve değerlendirecek herhangi bir verinin bulunmadığı, eldeki delillere dayalı olarak sözleşmenin niteliksel ifası açısından bir hesaplamanın mümkün olmadığı ve davacı kurumun zarara uğradığını ispat edemediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; sanıkların müvekkili kurumu zarara uğrattıklarını, davalı şirketin sahibi ... yönünden verilen kararın kesinleştiğini, sözleşmede kararlaştırılan vasıftaki eğiticiyi temin etmeyen davalının edimini yerine getirmediğini, gereği gibi yapılmayan ifanın kabul edilmiş olmasının davalının sorumluluğuna dayanmaktan feragat edileceği anlamına gelmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede, sözleşmeye aykırı durumların tespit edilmesi halinde ödemelerin yapılmayacağı, yapılmış ise yüklenicilerden geri alınacağının düzenlendiğini, bilirkişi raporunda Mahkemenin hukuki bilgi ve tecrübesi ile çözebileceği konulara da girilmiş olmasının doğru olmadığını, bu durumda kurumlara karşı her türlü yalan beyan ve evrakta sahteciliğin meşru hale geleceğini, itirazları doğrultusunda yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sözleşme hükümlerine aykırı ve usulsüz davranıldığından bahisle davalı şirket tarafından tahsil edilen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
1.Ankara 17. İdare Mahkemesinin 27.09.2013 tarihli ve 2012/1422 E., 2013/930 K. sayılı dosyası incelenecek olursa; davacı ... Ltd.Şti.nin yetkilisi ....nın sözleşmeli personel olan ....nin eğitici olabilmesi için mevzuatta öngörülen 70 baraj puanının aşmasına dayanak oluşturan referans mektuplarını sahte olduğu halde onaylayarak, İŞKUR Osmaniye ve Bayburt İl Müdürlüklerine verdiği ve bu kişinin söz konusu illerde eğiticilik yapmak suretiyle davacı firmaya eğitim bedelinin ödendiği sabit olduğundan, davanın söz konusu haksız ödenen hizmet bedellerinin tahsil edileceğine ilişkin işlemlere ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemlerin eğitim hizmet bedellerinin tahsil edilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verildiği ve kararın 28.05.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2014/131 E., 2015/596 K. sayılı dosyasında; davacı şirketin yetkili .... ve dava dışı eğitici ....nın da sanık olarak bulunduğu "Özel Belgede Sahtecilik" suçundan dolayı yargılama yapılan dosyada, sanıklardan ....nın sahte referans mektuplarına aslı gibidir mührü vurarak Bayburt İş Kurumu İl Müdürlüğüne sunmak, ... ise aslında mağdurlar tarafından düzenlenmemiş olan referans mektuplarını sahte olarak düzenlemek ve kullanmak şeklindeki eylemlerinin TCK'nın 207/1 maddesinde belirtilen suç tipine uyduğu, sanıkların üzerine atılı özel belgede sahtecilik eyleminin sabit olduğu gerekçesiyle, sanıkların cezalandırılmalarına karar verildiği ve sanık .... hakkında HAGB verildiği anlaşılmıştır. .... hakkında verilen kararın 31.03.2023 tarihinde kesinleştiği, bozma kararı sonrası Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2023 tarihli ve 2023/224E., 2023/232 K. sayılı dosyasıyla görülen davada ise, .... hakkında kamu davasının zamanaşımından dolayı düşmesine karar verildiği ve işbu kararın 12.06.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) "Sözleşme özgürlüğü
" başlıklı 26. maddesinde; "Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler." düzenlemesine yer verilmiştir. Sözleşmeyle bağlılık ilkesi gereğince de taraflar akdettikleri sözleşmedeki hüküm ve koşullar ile bağlıdır.
6098 sayılı Kanunun 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesince verilen beraat kararı; kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacaktır. Ancak hemen belirtilmelidir ki, gerek öğretide gerekse Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle "fiilin hukuka aykırılığı" konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıyacaktır. Bu doğrultuda maddi vakıanın tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayıcı olup ceza mahkemesince bir maddi vakıanın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-92 E., 2018/1362 K. sayılı kararı).
3.Davacı kurumun Bayburt İl Müdürlüğü ile davalı şirket arasında 26.04.2011 tarihinde imzalanan "Uygulamalı Girişimcilik Eğitim Programı Hizmet Sözleşmesi"nin 9/3 maddesinde; "Muayene ve Kabul Komisyonları tarafından verilecek raporların olumsuz olması ya da yüklenicilerin kusurlarından dolayı Girişimcilik Programlarının iptal edilmesi, sözleşmeye aykırı durumların tespit edilmesi ve idarenin yanıltıldığının tespit edilmesi hallerinde ödeme yapılmayacak, yapılmış ise yükleniciden geri alınacaktır." denildiği, 21. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında; "Girişimcilik programı faaliyetleri için görevlendirilecek personel eğitim konusu alanda 4 yıllık lisans diplomasına sahip olamlı ve KOSGEB resmi internet sitesindeki "UGE Eğitmen Değerlendirme Formu" kapsamındaki değerlendirmeden en az 70 puan alması gerekmektedir.
Yüklenici, sözleşme konusu iş ile ilgili olarak çalıştıracağı personele(eğitmenler/öğrenciler) ilişkin sorumluluklarına tam olarak uymakla yükümlüdür." denilerek hüküm altına alınmıştır.
4.Bu açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; her ne kadar Mahkemece, ceza dosyasında dava dışı .... yönünden özel belgede sahtecilik suçu açısından zamanaşımından düşme verildiği ve kararın kesinleştiği, eğitim programlarının uygulandığı ve gerekli ödemelerin yapıldığı, davacı kurumun zarara uğradığını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de; taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin tarafları bağladığı, taraflar arasında 26.04.2011 tarihinde imzalanan "Uygulamalı Girişimcilik Eğitim Programı Hizmet Sözleşmesi"nin 9/3 maddesinde, sözleşmeye aykırı durumların ve idarenin yanıltıldığının tespit edilmesi hallerinde yapılan ödemelerin yükleniciden geri alınacağının sözleşme ile kararlaştırıldığı, gelinen aşamada sözleşmeye konu eğitimin verildiği ve iptal edilmediği anlaşıldığından sözleşmenin feshi mümkün olmasa da, davalı şirket yetkilisi .... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda verilen kararın kesinleştiği, davalı şirket tarafından sözleşmenin 9/3 maddesine aykırı davranıldığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanunun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.