Yargıtay yargitay 2025/2442 E. 2025/5949 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/2442
2025/5949
8 Aralık 2025
3. Hukuk Dairesi 2025/2442 E. , 2025/5949 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2940 E., 2025/755 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/27 E., 2019/319 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının sahibi ve mesul müdürü olduğu eczane tarafından müvekkili Kuruma teslim edilen reçetelerle ilgili olarak 17.09.2014 tarihli teftiş raporu doğrultusunda, sigortalıların bilgisi dışında düzenlenen reçeteler nedeniyle toplamda 3.104.313,79 TL müvekkili Kurum zararı tespit edildiğini belirterek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 3.104.313,79 TL'nin zararın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili eczacı tarafından davalı Kuruma fatura edilen ilaçların tamamının hastalara teslim edildiğini, 02.07.2012 tarihli Protokol değişikliği ile (3.2.15.4) maddesinde Majistral ilaç ihtiva eden reçetelerin e- reçete altyapısı hazırlanıncaya kadar manuel olarak düzenleneceğinin kabul edildiğini, davacı tarafça sözleşmeye uygun olarak manuel düzenlenen reçeteler nedeni ile hak edişinden sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesi ile kesinti yapılamayacağını, müvekkilinin yaptığı işlemlerin protokole uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi kök ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde, davalının sahibi olduğu eczanenin taraflar arasında düzenlenen protokolün (5.3.10) maddesine aykırı davranışı nedeniyle 2.922.854,20 TL cezai şart (5.3.5) maddesine aykırı olarak 18.173,85 TL para cezası ve (4.3.6) maddesine göre talep edebileceği davacı Kurum zararı 202.753,10 TL olmak üzere toplam 3.143.781,15 TL'nin davacı Kurum tarafından talep edilebileceği, ancak dava dilekçesinde 3.104.313,79 TL talep edilmiş olduğundan bu miktar ile bağlı kalınarak 3.104.313,79 TL'nin 2.941.028,05 TL'si cezai şart olmakla bu miktara faiz uygulanmadığı gerekçesiyle; davacı Kurum zararı olan alınması gereken reçete bedel tutarı olan bakiye 163.285,75 TL'sine yasal faiz uygulanarak, davanın kısmen kabulüne, 3.104.313,79 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bu miktarın 163.285,79 TL'sine 25.03.2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2016 Eczane Protokolünün yürürlüğe girdiği 01.04.2016 tarihinden itibaren 2012 Protokolünün yürürlükten kaldırıldığı, 2016 Protokolünün (6.12) maddesinde “Bu Protokolün yürürlük tarihinden önce herhangi bir nedenle Kurumca veya Kuruma devredilen kurumlarca sözleşmesi feshedilen ve/veya cezai şart uygulanan eczacının bu işleme karşı dava açmış olması ve açılan davanın Protokolün yürürlüğe girdiği tarihte kesinleşmemiş olması halinde yazılı talebi ile; Kurumca tespit edilen ve sözleşmesinin feshedilmesi ve/veya cezai şart uygulanmasına ilişkin fiil/fiiller için bu Protokolün (5) ve (6) numaralı maddelerinde yer alan hükümler uygulanır.'' hükmünün yer aldığı, dosya kapsamından davalının 2009 protokolünün uygulanmasını talep ettiği, 2016 protokolünün uygulanmasına yönelik yazılı bir talebininde olmadığı, 2016 Protokolünün (5.3.5.) maddesine göre reçete tutarının iki katı yerine 2012 Protokolünün uygulanması ve bu Protokolün (5.3.5) maddesine göre reçete bedelinin beş katı kadar cezai işlem uygulandığının anlaşıldığı, dava konusu cezai işleme konu hasta veya hasta yakınına teslim edilmeyen ilaca ait reçeteler bulunduğu ve sigortalıların bilgisi dışında sahte olarak 680 adet reçete düzenlendiği, soruşturma kapsamında 240 kişinin ifadesine başvurulduğu, adına reçete düzenlenenlerin ilaçları davalıya ait eczaneden satın almadıklarını ve adlarına reçete düzenlettirmediklerini, reçetedeki ilaçları hiç almadığını, reçete arkası yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını açık bir şekilde beyan etmeleri karşısında, davalı eczacının 2012 Protokolünün (5.3.10), (5.3.5) ve (4.3.6) maddelerini ihlal ettiğinin anlaşıldığı, hastaların reçetelerdeki ilaçları hiç almadıklarını beyan etmeleri karşısında davalı eczacının kimlik tespiti yapma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; bilirkişi raporlarından hangi reçetelere hangi nedenle protokolün (5.3.5) maddesi ve hangi nedenle (5.3.10) maddesi uygulandığının ve bunların asıl reçete miktarları ile bunlara uygulanan cezai şart miktarlarının tam olarak anlaşılamadığını, Mahkemece davacı Kurum müfettiş raporlarının denetiminin yapılmadığını, Mahkemece davacı Kurum müfettiş raporu ile bağlı kalınmaksızın, sahte reçete yazımı eyleminin olup olmadığının, var ise bu eylemin eczacı yahut çalışanları tarafından gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve sonuca bağlı olarak eczacının İlaç Alım Protokolünün (5.3.5) ve (5.3.10) maddelerini ihlal edip etmediğinin tespiti gerektiğini, iddia edilen sahtecilik eylemine müvekkilinin katılımının ispatlanması gerektiğini, müvekkili eczacı yahut dava dışı çalışanları hakkında iddia konusu reçeteler nedeniyle herhangi bir cezai soruşturma yapılmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, davacı Kurum tarafından davalı eczacı hakkında düzenlenen cezai işlem nedeniyle kurum zararının tahsili istemine ilişkindir.
1. Somut uyuşmazlıkta; davacı hizmetin sunulduğu tarihte geçerli olan SUT hükümleri gereğince kesinti yapıldığını iddia etmiş, davalı ise sözleşmeye uygun olarak hizmet verilmesine rağmen alacaklarından haksız kesinti yapıldığı savunmuştur.
Dayanak soruşturma raporunda; raporun 276 numaralı ekindeki tabloda ayrıntıları gösterilen toplam 680 adet reçetenin, sigortalıların bilgisi dışında düzenlenerek ... Eczanesinden davacı Kuruma fatura edildiği, Kurumun bu yolla 301.412,29 TL zarar uğratıldığının tespit edildiği, eczanelerle imzalanan sözleşmenin (5.3.10) maddesinde tarif edilen fiilin gerçekleştirildiği, bu sebeple eczacı olan davalının Protokolün (4.3.6) maddesi gereğince söz konusu reçetelerin bedeli olan 301.412,29 TL'nin ve aynı Protokolün (5.3.10) maddesi gereğince uygulanacak 3.014.122.90 TL'lik para cezasının tahsilinin gerektiğinin, yine aynı eczane tarafından Kuruma fatura edilmiş reçetelerden 3 adedine yazılı ilaçlardan bir bölümü ya da tamamı hastalara teslim edilmediği halde fatura edilmiş olması nedeniyle davalı Kurumun zarara uğradığı, sözleşmenin (5.3.5) maddesinde tarif edilen fiilin gerçekleştiği, bu sebeple sözlşemenin (4.3.6.) maddesi gereğince ilaçların bedeli olan 3.634,77 TL'nin ve aynı Protokolün (5.3.5.) maddesi gereğince hesaplanan 18.173,85 TL para cezasının tahsili ile Protokolün bahsi geçen maddelerindeki yaptırımların uygulanması gerektiğini bildirildiği görülmüştür.
Bu itibarla, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yukarıdaki belirtilen işlemler bakımından ayrıntılı bir inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ilgili maddeleri, SUT hükümleri ve hastaların tedavi kayıtları incelenmek suretiyle, 04.05.2015 tebliğ tarihli davalı Kurum işleminin yerinde olup olmadığı bakımından konunun uzmanlarından oluşturulacak farklı bir bilirkişi kurulundan, denetime elverişli, davalı tarafın hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını da karşılayacak şekilde yeniden rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2. Davalı Kurumca davacı hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin ...Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine ilişkin 2012 yılı Protokolü'nün (5.3.5), (5.3.10) ve (4.3.6.) maddeleri uyarınca cezai işlem uygulanmış ise de, yargılama sırasında yürürlüğe giren 2016 yılı Protokolü'nün davacı lehine düzenlemeler içerdiği, anılan Protokol'ün (6.12.) maddesi uyarınca, bu Protokolün dava konusu uyuşmazlığa uygulanması için davacının açık bir talebinin aranmadığı, dava açılmasının uyuşmazlığa 2016 yılı Protokolü'nün uygulanarak bir karar verilmesi için talep kabul edilmesi gerektiği, her ne kadar anılan madde hükmünde; “Kurumca tahsil edilmiş olan cezai şart ve yersiz ödeme tutarları geri ödenmez, mahsup edilmez.” denilmiş ise de, bu hükmün hakkında cezai işlem uygulanan kişinin rızası ile yapılmış olan tahsilatlara ilişkin olduğu, davacı Kurumun söz konusu cezai şartının taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu; bu durumda Mahkemece davalı eylemleriyle ilgili 01.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 2016 yılı Protokolü'nün (5.3.2), (5.3.5), (5.3.10) ve (6.17.) maddelerinin uygulanarak davacının sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı, davranmış ise 2016 yılı Protokolü'ne göre hakkında ne miktarda cezai işlem uygulanması gerektiği belirlendikten sonra uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmeside usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Davalı adli yardımdan yararlandığından harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.