Yargıtay yargitay 2025/2438 E. 2025/5964 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/2438
2025/5964
8 Aralık 2025
3. Hukuk Dairesi 2025/2438 E. , 2025/5964 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3148 E., 2025/562 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/332 E., 2021/352 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin her iki ayağındaki rahatsızlık nedeniyle 12.01.2016 günü her iki ayak halluks valgus ve beşinci parmakta halluks valgus nedeniyle operasyon geçirdiğini, davalılardan ... Uzmanı Dr. ..........nin diğer davalı ......... Hastanesi ... Ayak ve Ayak Bileği Cerrahisi Tıbbi Birimi'nde ameliyat ettiğini, hastaya ameliyatın başarılı geçtiğini belirterek taburcu ettiğini, ancak müvekkilinin ayaklarında şişlik, iltihap, geçmeyen ağrıların olduğunu, bunlar nedeniyle ayaklarının üzerine basamadığını ve aylarca yatmak zorunda kaldığını, müvekkili şikayetleri sebebiyle davalı doktora müracaat ettiğinde bu rahatsızlıklarının normal olduğunu ve geçeceğini söylediğini, fakat şikayetlerin geçmediğini ve giderek arttığını, müvekkilinin doktora başvurmasına rağmen ihtihaplanma gibi bir durumu özensiz muayenesi sonucu, durumunun normal olduğunu ve sürekli buz uygulaması yapmasını tavsiye ettiğini, müvekkilinin bu tavsiyeye uyarak sürekli ayağına buz uyguladığını fakat şikayetlerin geçmediğini, şikayetlerin geçmediği bir yana ayağına aldığı soğuk nedeniyle sistit hastalığına da yakalandığını, şikayetler giderek artınca Temmuz 2016 tarihinde İzmir'de ayak cerrahisinde uzman bir doktora müracaat ettiğinde ameliyatın başarısız olduğunu, ayağındaki tıbbi malzemelerin kemik ile bağlantısının dahi olmadığını, kullanılan tıbbi metal parçaların ayak kemiklerine uygun parçalar olmadığını, vücudun bu parçaları da kabul etmediğini ifade ettiğini, müvekkilinin 22.07.2016 tarihinde yeniden ameliyat edildiğini, ameliyatı ............ Hastanesinde gerçekleştirildiğini, hastane sağlık kurulu raporu ile 45 gün süreyle istirahat verildiğini, sağlığına kavuşması Ekim 2016 tarihinde gerçekleştiğini, davalarının, davalı doktorun vekillik sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayandığını, vekil, iş görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil de, bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumlu olduğunu, davalı doktorun özensiz ameliyatı sonucunda, müvekkilinin 10 ay eve ve yatağa bağımlı kaldığını, ayrıca temmuz ayında ikinci bir ameliyat olmak zorunda kaldığını, ikinci bir ameliyatın da risk ve sıkıntılarına katlandığını, 10 ay süresince yatağa ve eve bağlı kalmasından dolayı ağır depresyon ve anksiyete bozukluğu rahatsızlığına yakalandığını, çektiği ağrı ve ızdıraplar da ameliyatın doğal neticelerinden olduğunu, müvekkili yurtdışından getirttiği giyim eşyalarını Türkiye'deki müşterilerine satarak ticaret yaptığını, bildireceği delillerde de görüleceği üzere 2015 yılının ilk 10 ayındaki satışları ile ameliyatlar nedeniyle çalışamadığı 2016 yılının ilk on ayı satış rakamları karşılaştırıldığında, müvekkilinin maddi zararın anlaşılacağını, davacının özel sağlık sigortasının her iki ameliyat masraflarını eksik olarak ödediğini ileri sürerek; davalılardan müştereken ve müteselsilen 100.000,00 TL manevi tazminat, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın ameliyat tarihi olan 12.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; ......... cerrahisinde yapılan işleme bağlı olarak yaklaşık 6 aylık kaynama sürecinde ayakta meydana gelen şişlik nedeniyle ayakkabı giyme güçlüğünün doğması ve bu kaynama sürecinin bazı hastalarda 1 yıla kadar uzayabilmesinin bilenen bir durum olduğunu, bu süreçte hastanın istirahat periyotunun iyi ayarlanması ve ayağın yukarıda tutularak ameliyatlı bölgeye buz uygulanmasının basit ama önemli bir detay olduğunu, müvekkilinin bu işleme özgün olarak ortaya çıkabilecek ihtimalleri (komplikasyonlar, yanlış kaynama, deformitenin tekrarı, implanta bağlı rahatsızlık ve iplant çıkarma ameliyatı ihtiyacı gibi) cerrahi tedaviye başlamadan önce mutlaka hastalarına bildirdiğini ve bu bilgiler ışığında hastalarından "onam formu" aldığını, davacının ameliyatında sağ ayak 1. ve 5. tarak kemikleri ile sol ayak 1. tarak kemiğinde kullanılan malzemenin vitek plağı olarak bilinen ve sadece.............ameliyatları için üretilmiş olan bir malzeme olduğunu, ayrıca bu malzemenin en önemli özelliğinin "intrameduller" yani kemik kanalı içi uygulaması zorun olduğunu, davacının sol ayağının 5. tarak kemiğinde kullanılan vidanın ise ayak cerrahisi ameliyatlarında kullanılan standart kanüllü vida olduğunu, dolayısıyla davacının ameliyatında kullanılan malzemelerin yanlış malzemeler olduğu iddiasının tıp bilimine ve gerçeğe aykırı olduğunu, davacının İzmir'deki doktor tarafından 22.07.2016 tarihinde yapılan 2. ameliyatında davacıya implant çıkartma işlemi dışında ek bir kemik ameliyatı yapılmamış olması da zaten kemikteki düzelmelerin yeterli olduğunun bir göstergesi olduğunu, aynı ameliyatta hekimin raporunda da enfeksiyon bulgusundan bahsedildiğini, davacının yapılan takiplerinde ameliyatından yaklaşık 2 ay kadar sonra dahi şehirlerarası yolculuk yapacak kadar rahat olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili; davacının 11.01.2016 tarihinde davalı hekimin muayenehanesine başvurduğunu, hastaya gerekli bilgilerin verildiğini, hastanın onayı alınarak 13.01.2016 tarihinde davalı şirkete ait hastanede ameliyat planlandığını, davacının ayak röntgenlerini çekilerek ameliyat tipinin belirlendiğini, kullanılan implantların işleme uygun olduğunu, ameliyattan sonra herhangi bir sorunla karşılaşılmadığını, pansumanların davalı hekimin muayenehanesinde yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı hastane açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 116. maddesinde düzenlenen sözleşmenin ifası sırasında uğranılan zarar ve zarardan doğan sorumluluk şartlarının somut olayda gerçekleşmediği, yine 6098 sayılı Kanun'un 49. maddesi gereğince davalı doktor açısından, haksız fiil şartları olan hukuka aykırı fiil, zarar, illiyet bağı ve kusurdan söz edilemeyeceği, davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; onam formunda davacının 8 haftaya kadar iyileşeceğinin belirtildiğini, ameliyat sonrasında ikinci bir ameliyat gerekeceği yönünde beyan ve bilgilendirme olmadığını, davacının davalı doktorun önerilerine aynen uyduğunu, ancak iyileşme olmadığını, davalının davacının şikayetlerine ilgisiz kaldığını, "Tıbbi Uygulamalar İçin Bilgilendirilmiş Onam Formu" başlıklı belgenin ameliyat tarihi olan 13.01.2016 günü saat 09.30'da davacının imzasının alındığını, bu belgenin sonradan ilave yapılabilecek boşluk kısmına olası komplikasyon ve riskler bölümüne, güç okunabilecek şekilde el yazısıyla ibareler eklendiğini, hastanın ameliyata karar verdiği onam formunda bu ibare ve açıklamaların bulunmadığını, davacı hastaya ameliyatın az öncesinde imzalatılan formun geçerli olmadığını, iki onam formunun çeliştiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hekim hatasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve bilirkişi raporunun tarafların itirazlarını karşılar, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu, ameliyatın niteliği gereği alınan aydınlatılmış onamın yeterli olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.