SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/2432 E. 2025/5791 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/2432

Karar No

2025/5791

Karar Tarihi

1 Aralık 2025

3. Hukuk Dairesi 2025/2432 E. , 2025/5791 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/270 E., 2024/337 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı; davalı idarenin birikmiş icra dosyalarının tahsilatını hızlandırmak ve kadrolu avukatları üzerindeki yükü hafifletmek için 2003 yılında serbest avukatlar ile sözleşme yapılması konusunda karar aldığını, davalı idare ile 01.08.2003 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmenin (7.) maddesinde avukata ödenecek ücretlerin ayrı ayrı düzenlendiğini, sözleşmenin (16.) maddesinde yer alan düzenleme nedeniyle sözleşme imzalayan avukatın kuruma karşı sözleşme süresince dava açamayacağını, talebinde haklı olmasına rağmen sözleşme devam ettiği süre içinde sözleşme fesih edileceği endişesi ile dava açamadığını, davalı idarece tarafına yapılan keyfi davranışların artması, yapılan haksızlıkların dayanılmaz noktaya varması üzerine, Beyoğlu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/969 Esas sayılı davayı açtığını, bunun üzerine davalı kurumun sözleşmeyi haksız ve hukuka aykırı olarak fesih ettiğini, bu davanın lehine sonuçlandığını, sözleşme feshedildikten sonra alacaklarının bir kısmı için Beyoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2012/468 Esas sayılı davayı açtığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tespit edildiğinde talep etmek üzere 200.000,00 TL alacağının, alacak haklarının doğduğu tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının aynı konuya ilişkin İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/468 Esas sayılı davayı açtığını ve davanın derdest olduğunu, mezkur davada bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 22.06.2011 tarihli raporda taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 01.08.2003 tarihli avukatlık sözleşmesinin yapıldığı tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunu'nun 1 63... . maddelerine uygun ve geçerli olduğunun tespit edildiğini, davacının kendisine tevdi edilen dosyalardan hangileri için ne kadar vekalet ücreti talep ettiğinin belli olmadığını, davacının sözleşmeye göre hem avukatlık asgari ücret tarifesinde belirlenen ücretleri hem de bu tarifeye göre belirlenen bedeller üzerinden tahsil ettiği vekalet ücretinin tamamını tahsile hak kazandığına ilişkin iddiasının sözleşmenin lafız ve ruhuna aykırı olduğunu, vekalet sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar tahsil ettiği tutarlar üzerinden sözleşmeye göre hak etmiş olduğu vekalet ücretini tahsil ettiğini, aynı dosyalar için ayrı bir ücret talebinde bulunamayacağını, davacının idare ile yaptığı vekalet sözleşmesini kendi özgür iradesiyle imzaladığını, sözleşme şartlarının tamamını kabul ettiğini, davacının kendisine tevdi edilen dosyaların büyük çoğunluğunda dosya borcunu tahsil etmeyip vekalet ücretlerini tahsil ederek dosyaları takipsiz bıraktığını, zamanaşımına uğratmak suretiyle idareyi aşırı miktarda zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, sözleşmenin 12.01.2009 tarihinde sona erdiğini, davacının iddialarının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.06.2015 tarihli kararıyla; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2-4 ve 73. maddelerine göre taraflar arasındaki temel ilişkinin sözleşmeye bağlı ücreti vekalet alacağı davası olması nedeniyle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğundan görev yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 09.06.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 22.06.2022 tarihli ilamla; davacının, mesleki amaçla hareket eden avukat sıfatı taşımakta olduğu, davalının ise hukuki uyuşmazlıkta tüketici sıfatını haiz bulunmadığı, görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, hal böyle olunca mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 01.08.2003 tarihinde yazılı avukatlık sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin (7.) maddesinin a, b, c bentlerinde ödenecek ücretlerin düzenlendiği, (7/b) maddesinde asıl alacak, faiz ve masrafların tahsil edilince avukatlık ücretinin % 70'inin avukata ödeneceği hükmünün bulunduğu, davacının sözleşmesinin davalı idare tarafından feshedildiği, davacının önce Beyoğlu 1. (İstanbul 7.) Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/468 Esasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 35.950,00 TL vekalet ücreti alacağı için dava açtığı, aldırılan bilirkişi raporuna göre 350.349,53 TL alacak olduğunun hesap edildiği, mahkemece taleple bağlı kalınarak 35.960,00 TL’ye hükmedildiği, bu hükmün Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2015/28452 E - 2016/15723 K sayılı ilamıyla onandığı, karar düzeltme talebinin 2016/23475 E - 2018/6178 K sayılı ilamıyla reddedildiği, 24.05.2016 tarihinde kararın kesinleştiği, davacının daha sonra İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/213 E., 2021/91 K. sayılı dosyasında 155.000,00 TL’lik vekalet ücreti alacağını tahsili için dava açtığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda 155.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair karar verildiği, bu hükmün Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından 2021/3522 E - 2021/201 K sayılı ilamı ile onandığı, karar düzeltme talebinin 2021/8101 E., 2022/201 K sayılı ilamıyla reddedilerek hükmün 20.01.2022 tarihinde kesinleştiği, davacının daha sonra bilirkişi raporuyla saptanan alacak tutarından bakiye 200.000,00 TL alacağın tahsili için 23.12.2014 tarihinde eldeki davayı açtığı, davalı tarafından derdestlik itirazı ileri sürülmüş ise de; Beyoğlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/468 Esas dosyasında dava konusu edilen alacak ile İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/213 Esasında dava konusu edilen alacakların farklı alacak tutarları olduğu, bir bütün içindeki vekâlet ücreti alacağının farklı kısımlarına yönelik olduğu, derdestlik ya da kesin hüküm durumunun söz konusu olmadığı dikkate alınarak bu itirazın mahkemece yerinde görülmediği, davalı tarafından zamanaşamı def'i ileri sürülmüş ise de; taraflar arasındaki vekalet sözleşmesinin davalı idare tarafından 24.12.2009 tarihinde azille sonlandığı, eldeki davanın bu tür davalarda uygulanması gereken 5 yıllık zamanaşımı süresi henüz dolmadan 23.12.2014 tarihinde açıldığı, zamanaşımı def'inin önceki dosyalarda reddine karar verildiği de dikkate alınarak davalı tarafın zamanaşımı def'inin yerinde görülmediği, dava konusu alacağın var olup olmadığı varsa miktarı konusunda mahkemece bilirkişi olarak ...............den bilirkişi raporu ve ek raporların alındığı, bilirkişi .........‘ın raporunda davacının bakiye bir alacağının bulunmadığı belirtilmiş ise de, İstanbul 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/468 Esas dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan isteyebileceği toplam alacağın 350.349,53 TL olarak hesap edildiği, taraflar arasındaki aynı sözleşmeden kaynaklı uyumazlığı ilk çözen İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/468 Esas sayılı dosyasında davacının sözleşme hükümlerine göre davalıdan bir alacağı bulunmadığına dair hükmünün Yargıtay 13.Hukuk Dairesince bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak yeniden bilirkişi raporu alındığı ve davacının sözleşmenin (7/a) maddesine göre 350.349,53 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, mahkemece davacının sözleşmeye göre davalıdan bu miktar alacaklı olduğu ancak taleple bağlı kalınması ilkesine göre 35.960 TL alacak için kısmi davanın kabulüne karar verildiği, bu hükmün ve İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/213 E., 2021/91 K. sayılı dosyasında verilen hükmün Yargıtay denetiminden geçtiği dikkate alındığı ve o dosyada aldırılan bilirkişi raporunun yerinde ve doğru hesap içerdiğinin kabul edildiği, buna göre; davacının eldeki davada bakiye istenebilir 159.389,53 TL’lik avukatlık ücreti alacağının bulunduğu, bu hususun bilirkişi ........’in raporunda denetime elverişli şekilde hesap edilip açıklandığı, buna göre son bilirkişi raporunun hüküm vermeyi yeterli olduğu mahkemece kabul edildiği, taraflar arasındaki vekalet sözleşmesinin davalı tarafından haksız şekilde azille sona erdirildiği, davacının daha önce kısmi dava olarak açmış olduğu 2012/468 Esas ve 2020/213 Esas dosyalardan sonra davalıdan, sözleşmenin 7/a maddesine göre bakiye 159.389,53 TL vekâlet ücreti alacağının bulunduğu ortaya çıktığından davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, alacağa 05.01.2014 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin talebinin ise ispatlanamadığından reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; yerel mahkemece 159.389,53 TL alacağının davalıdan tahsiline yönelik kararın yerinde ve hukuka uygun olduğunu, davanın red edilen kısım yönünden temyiz isteminde bulunulduğunu, davalı idarenin, 24.03.2023 tarihli cevabi yazısında, bildirilen icra ve dava dosyalarından tarafına vekalet ücreti ödemesi yapılmadığını kabul ettiğini, yerel mahkemenin tahsiline karar verdiği 159.389,53 TL'lik alacağı dışında ayrıca mahkeme dosyasına bildirilen icra takip ve dava dosyalarından da alacağının bulunduğunu, İstanbul 7.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/468E sayılı dosyasından alacaklarına ilişkin hesaplama yapılırken, takip ettiği dosyalardan yaptığı tahsilatların muhasebeye aktarılan ve davalı tarafça bu dosyalara ilişkin saymanlık fişi düzenlenenleri dikkate alarak hesaplama yapıldığını ve avukatlık ücreti alacağının 350.349,53 TL olarak hesaplanmış olduğunu, ancak hesaplamaya dahil olan dosyalar dışında ayrıca hesaplamaya katılmamış olan icra ve dava dosyada da vekalet ücret alacağının bulunulduğunu, bildirilen icra dosyalarında tahsilatlar yapılmasına, emek ve mesai harcanmasına, tahsilatların davalı tarafça icradan çekilmesine rağmen fesihten önce muhasebeleştirilmediğini, bir kısım icra tahsilatlarının da sözleşmemin feshinden sonra davalı tarafından icra dosyasından çekilerek muhasebeleştirilmiş olduğunu, davalı tarafça bu dosyalar yönünden adına saymanlık fişleri düzenlenmediği için bu dosyaların İstanbul 7.Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasına bildirilmediğinden alacak hesaplamasının dışında kaldığını, idarenin 24.02.2023 tarihli yazısında bildirilen dosyalardan ... nolu dosya dışında diğer dosyalarla ilgili tarafına vekalet ücreti ödenmediğinin kabul edildiğini, idarenin bu dosyaların davacı tarafından takip edilmediğine veya tahsilat yapmadığıma ilişkin bir itirazı da olmadığını, sözleşme fesih öncesinde söz konusu dosyalardan tahsilat yaptığının İcra Müdürlüğünün tahsilat makbuzları ile sabit olduğunu, İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/441 Esas (vakıf dosya no 44761) sayılı dosyaya ilişkin lehine 10.601,18 TL vekalet ücreti hükmedilmesine rağmen zamanaşımı süresinin tamamlandığı görüş ve değerlendirmesi ile haksız ve hukuka aykırı değerlendirme yaptığını, bu nedenle Yerel Mahkemenin alacağı ispatlayamadığı gerekçesi ile verdiği kısmen red kararının haksız, dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; karara dayanak yapılan bilirkişi raporu ile davacının hem Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen ücretleri hem de bu tarifeye göre belirlenen bedeller üzerinden tahsil ettiği vekâlet ücretlerinin tamamını tahsile hak kazandığı varsayılarak hesaplama yapıldığını, davacı ile davalı idare arasındaki vekalet sözleşmesi ile davacının sadece tahsil ettiği bedeller üzerinden vekalet ücretine hak kazanacağı kararlaştırılmış olduğunu, söz konusu hesaplamaların taraflar arasında yapılan sözleşmeye açıkça aykırı olduğunu, davacının, vekâlet sözleşmesinin fesh edildiği tarihe kadar tahsil ettiği tutarlar üzerinden sözleşmeye göre hak etmiş olduğu tüm vekâlet ücretleri ödenmiş olduğunu, davacının görevini gereği gibi yerine getirmeyip, çıkarılan af yasaları çerçevesinde takip ettiği dosyaların büyük çoğunluğunda sadece vekalet ücretlerini tahsil etmekle yetindiğini, asıl alacakların tahsili bakımından dosyalarda gereken özeni göstermediğini ve bu suretle idarenin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, asıl alacak bakımından zamanaşımına uğramış olması nedeniyle arşive kaldırıldığını, icra dosyalarında akdi vekalet ücretine hakedebilmesi için vekilin dosyada tahsilat yapması gerektiğini, asıl alacakların büyük çoğunluğunun tahsil edilmemiş olmasına rağmen yasal vekalet ücretleri ödenen davacıya, hak etmediği vekalet ücretinin verilmesini hukuka aykırı olduğunu, davacının huzurdaki dava ile ek vekalet taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin aynı maddesine göre %30 oranında kesilen vekâlet ücretleri ile akdi vekalet ücretinin taraflar arasında sözleşme hükümlerine göre talep edilemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, avukatlık sözleşmesinden kaynaklanan vekalet ücreti alacağı istemine ilişkindir.
1. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Davacı, davalı kurum ile aralarında imzalanan sözleşmenin 7/a ve 7/b maddesi gereğince eksik ödenen avukatlık ücretini talep etmiş, bu hususta 30.11.2022 tarihli dilekçesi ile İstanbul 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/468 Esas sayılı dosyası ve İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/213 Esas sayılı dosyasında incelenmediğini iddia ettiği dava ve icra dosyalarını bildirmiş, Mahkemece de bu dosyalar celp edilmiştir. Ne var ki, alınan bilirkişi ek ve kök raporlarında bu dosyalara yönelik yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece davacı tarafça bildirilen dosyalar yönünden, alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yaptırılarak taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık, ayrıntılı ve gerekçeli rapor tanzimi sağlanıp, söz konusu dosyaların İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/468 Esas ve İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/213 Esas sayılı dosyalarında belirlenip hüküm altına alınan avukatlık ücretleri içerisinde olup olmadıkları tespit edilmeli, incelenip hüküm altına alınmadıklarının anlaşılması halinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7. maddesinin a ve b maddeleri gereğince avukatlık ücreti hesaplanıp varsa davalı tarafça yapılan ödemeler mahsup edilmeli ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Bu nedenlerle, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine.
1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince kararın tebliginden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim