SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/2425 E. 2025/5790 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/2425

Karar No

2025/5790

Karar Tarihi

1 Aralık 2025

3. Hukuk Dairesi 2025/2425 E. , 2025/5790 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/268 E., 2025/726 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/747 E., 2023/1510 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının kendisine ait tarım arazisini ve halasına ait araziyi satmak istediğini, aynı köyde ikamet eden dava dışı ...'ın ve onunla hareket eden dava dışı ...'nın davacıyla iletişime geçtiğini, araziler için alıcı bulduklarını ve satması halinde sadece alıcı taraftan komisyon alacaklarını belirtmeleri üzerine şahısların sözlerine güvendiğini, 28.07.2021 tarihinde halasına ait arazinin tapuda devri esnasında şahısların ödeme yapmaktan kaçındığını, büroda ödeme yapacaklarını belirttiklerini, ancak devirden sonra da kendisine ait araziyi de satar ise parasını ödeyeceklerini aksi halde bedeli ödemeyeceklerini söyleyerek parayı vermediklerini, davacının parasını alabilmek umuduyla bu kez de kendi arazisini satmak için 06.08.2021 tarihinde tapuya gittiklerini, devir işleminin gerçekleştirildiği esnada hazır bulunan ... ve davalı ...'tan parasının hesabına transfer edilmesini istediğini ancak şahısların aynı şekilde davacıya devir sözleşmesini imzalamasını aksi halde diğer parasını da alamayacağını söyleyerek baskı kurduklarını, işlem sırasında ...'nın telefonda ...ile görüştüğünü, ...'ın büroda olduğunu ve satıştan sonra büroya geçtiklerinde ödemenin orada yapılacağını ilettiğini, davacının parayı alamama endişesi ve korkusu ile satış işlemini gerçekleştirdiğini, büroya geçtiklerinde .................. orada olmadığını, 3 gün sonra kendisinin veya kardeşinin ödeme yapacağını belirterek davacıyı oyaladıklarını, sonraki günler davacının davalı ve diğer aracı şahısları arayarak ödemenin yapılmasını istediğini ancak şahısların aynı parseldeki diğer arazilerini de satması halinde parayı vereceklerini belirterek davacıyı tekrar aldatmaya çalıştıklarını, parayı almak için ortak tanıdıklarını araya koyduğunu ancak şahısların parayı vermemek için çeşitli bahanelerle, davacıyı oyaladığını, davalı ve diğer şahıslar hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, satış bedelinin tahsili için davalı aleyhine takip başlattığını, davalının icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek; vâki itirazın şimdilik 250.000,00 TL'lik kısmının iptaline ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini, mümkün değil ise tapunun iptali ile taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir. Ancak İlk Derece Mahkemesince takip tutarı olan 882.000,00 TL üzerinden eksik harcın ikmali sağlanmıştır.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 36/1 maddesinde açıklandığı üzere, taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşmenin bağlayıcı sayılamayacağı, değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırabileceği ve verdiği şeyi geri isteyebileceği, aynı Kanunun 39. maddesine göre, hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabileceği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun (6100 sayılı Kanun) 203/ç maddesine göre iradeyi sakatlayan nedenler tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabileceği, dolayısı ile aynı yasanın 201. maddesinde yer alan senede karşı senet ile ispat kuralının da istisnasını teşkil edeceği, semenin satış sözleşmelerinin en önemli unsuru olduğu, satışa konu edilen bir malın devrinin belirli bir semen karşılığında olacağının kuşkusuz olduğu, 6098 sayılı Kanunun 235. maddesi uyarınca, satış bedelinin ödenmemesi halinde akdi feshederek satışa konu şeyin geri alınması hakkı saklı tutulmadıkça veya bu konuda bir ihtirazi kayıt dermeyan edilmedikçe, satılan şeyin istirdadı istenemeyeceği, taraflarca bedelin sonra ödeneceği kararlaştırılmış ise;4721 sayılı Türk Medeni Kanunun (4721 sayılı Kanun) 893. maddesinde satış bedeli üzerinden ipotek yaptırılması mümkün bulunduğu gibi, bedel ödenmediği takdirde taşınmazın mülkiyetinin iade edileceğine dair ihtirazi kayıt konulabileceği, bedelin sonradan ödenmesinin taraflarca kararlaştırılmış ve ihtirazi kayıt konulmamış ise, satıcının hakkı bedel olup ödenmemesi halinde yasal yollara müracaat ederek tahsili sağlanabileceğinden ödememe, tapu iptal ve tescilin hukuki nedenini teşkil etmeyeceği, somut olayda, davalı ile dava dışı ..., ...'ın fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hileli eylemlerle, davalının taşınmaz bedelini satış işleminden sonra hemen ödeyeceğine dair beyanla dava konusu taşınmazın davalıya devrini sağladıkları, ancak taşınmaz bedelini de ödemedikleri, akabinde bölgenin örf adet ve gelenekleri doğrultusunda tanık olarak dinlenen kişileri aracı yaparak paranın ödenmesini talep ettikleri, kaldı ki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun (6100 sayılı HMK) 171. maddesine göre davalı asile isticvap davetiyesi gönderilmesine rağmen duruşmaya katılmadığı, davacının iradesinin sakatlanarak hile nedeniyle fesada uğradığı iddiasının ispatladığı, alacağın likit ve muayyen olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile; vaki itirazın iptaline, takibin devamına, hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının öncelikli talebinin, takibe yapılan itirazın iptali olduğu, davalının cevap dilekçesi sunmadığı, mahkemenin isticvap davetiyesine icabet etmediği, tanık beyanlarıyla da, satış bedelinin davacıya ödenmediği anlaşılmakla, süresinde sunulan istinaf dilekçesi sebepleri ile yapılan inceleme itibariyle verilen kararın yasal ve hukuksal gerekçelere ve maddi delillere dayandırılarak verilmiş olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; isticvap davetiyesini tebliği alan kişinin kimlik bilgileri, davalı ile akrabalık/ilişkiye dair bilgilerin yazılmadığını, tebliğin yapıldığı şahısın davalının ikamet adresinde kayıtlı olmadığını, böyle bir şahsın o bölgede yaşamadığını, mazbatada muhatabın çarşıya gittiğinin belirtildiğini ancak davalının ikamet ettiği köyde böyle bir alanın bulunmadığını, bu gibi durumlarda tebligatın köy muhtarına bırakıldığını, tebliğ mazbatasında yazılı ifadenin fiili gerçeklikle bağdaşmadığını, tebliğin davalıya hiç ulaşmadığını, tebliğ mazbatasındaki imzanın muntazam bir imza olmayıp, alelade atılmış bir imza olduğunu, imzanın gerçekliği konusunda şüphe uyandırdığını, bu durumda 7201 sayılı Tebligat Kanununa aykırı şekilde tebliğ edilen isticvap davetiyesi nedeniyle davalının hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma hakkının açıkça ihlal edildiğini, davetiyenin içeriğinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 171. maddesine aykırı şekilde eksik ve soyut biçimde düzenlendiğini, davalının savunma hakkını etkili şekilde kullanmasına engel olunduğunu, ayrıca, tebligatı gerçeğe aykırı şekilde düzenleyen PTT memuru hakkında şikayette bulunulduğunu, davacı tanıklarından ...nın davacı ile aynı soyadı taşımasına rağmen, mahkemece akraba olup olmadığının kendisine sorulmadığını ve eğer akraba ise tanıklıktan çekinme hakkının hatırlatılmadığını, tanıklarından ...'nın davacı ile akraba olduğunu beyan etmesine rağmen, mahkemece akrabalık derecesinin açıklattırılmadığını ve bu hususta araştırma yapılmadığını, beyanlarının hükme esas aldığını, davacının yalnızca 200.000,00 TL üzerinden itirazın iptalini talep etmesine rağmen, talepten fazlasına hükmedemedilerek, tüm takip dosyasındaki alacak üzerinden ( 882.000,00 TL) itirazın iptaline karar verdiğini ve yine bu bedel üzerinde harç, karşı vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hesaplandığını, davanın taşınmazın satış bedelinin tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali olmasına rağmen dava konusu olmayan taşınmaz üzerine tedbir konulduğunu, bunun davalının mülkiyet hakkını haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kısıtlandığını, davaya konu taşınmazın satış bedelinin ödendiğinin, tapu müdürlüğünce düzenlenen resmi belgelerle sabit olduğunu, aksini gösteren yazılı bir delilin dosyada mevcut olmadığını, mahkemenin davacının yazılı delil sunma yükümlülüğünü göz ardı ederek hatalı bir değerlendirme yaptığını, mahkemece, görgüye dayanmayan, taraflı, çelişkili, soyut ve genel tanık beyanlarını hükme esas alarak karar verildiğini, mahkemece, maddi gerçeği ortaya çıkarmaya yönelik temel araştırma yükümlülüğünü yerine getirilmediğini, kolluk araştırması, emlak piyasası uygulamaları ve tapu sicil incelemeleri yapılmadan, yalnızca soyut tanık beyanlarıyla karar verildiğini, davacı tarafın soyut iddialarına ilişkin suç duyurusunun, takipsizlikle sonuçlandırıldığını, mahkemenin bu hususu göz ardı ederek hüküm kurmasının, hukuka ve adil yargılanma ilkesine aykırı olduğunu, ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı alacağa ilişkin takibe yapılan itirazın iptali, mümkün olmadığı takdirde tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 39. maddesi gereği takibin ve İİK 67. maddesi gereği davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun (6100 sayılı Kanun) 203/ç maddesine göre iradeyi sakatlayan nedenlerin tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabilecek olmasına, davalının isticvap davetiyesine icabet etmemesi karşısında usulünce dinlenen tanık beyanlarıyla satış bedelinin davacıya ödenmediğinin ispat edilmiş olmasına ve süresi içinde sunulan istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz yolunda ileri sürülmesi durumunda incelemesinin mümkün olmamasına, harcı tamamlanan dava değeri üzerinden hüküm kurulmuş ve bu değer üzerinden harcı alınmış olmasında isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim