Yargıtay yargitay 2025/2346 E. 2025/5771 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/2346
2025/5771
1 Aralık 2025
3. Hukuk Dairesi 2025/2346 E. , 2025/5771 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/754 E., 2025/34 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 15.04.2006 tarihinden 19.02.2014 tarihine kadar davalıya ait... Ticaret unvanlı işyerinde satış, tamir, bakım ve sevkiyat sorumlusu olarak çalıştığını, zaten geç ödenen maaşlarının Kasım-Aralık 2013 ve Ocak-Şubat 2014 aylarında hiç ödenmediğini, son net ücretinin 1.500,00 TL olduğunu fakat Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında davacının ücretinin düşük gösterildiğini, bundan dolayı haklı nedenlerle ve ihtarname gönderilmesi suretiyle iş akdinin feshedildiğini, fazla mesai yaptırıldığını, dini bayramlar, yılbaşı ve pazar hariç haftanın altı günü milli bayramlar dahil çalışıldığını ileri sürerek ıslahla artırılmak suretiyle 17.327,50 TL kıdem tazminatı, 20.897,32 TL fazla mesai alacağı, 5.450,00 TL maaş ücret alacağı, 3.538,10 TL genel tatil ücreti ve 1.000,00 TL hafta tatili ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, vasıfsız işçi olan davacının 18.04.20 06... .02.2014 tarihleri arasında çalıştığını ve son ücretinin brüt 1.050,00 TL olduğunu, davacının yalnızca 2014 yılı Şubat ayına ilişkin on dokuz günlük ücret alacağının bulunduğunu, iş akdinin feshinin haksız ve fazla çalışma iddiasının ve taleplerinin gerçeğe aykırı olduğunu, işyerinde hafta tatili, resmî bayram ve genel tatil günleri çalışılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesinin 31.12.2015 tarihli ve 2014/231 Esas, 2015/1071 Karar sayılı kararı ile; iş akdinin davacı tarafından haklı nedenlerle feshedildiği gerekçesiyle 17.327,50 TL kıdem tazminatının fesih tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile, 20.897,32 TL fazla mesai, 3.538,10 TL genel tatil ve 5.450,00 TL ücret alacağının temerrüt tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsiline, hafta tatili ücret alacağının ise reddine karar verilmiş, karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Yargıtay 9. Hukuk Dairesince verilen 25.11.2019 tarihli ilamla; davalı işyerinde iki kişinin çalıştığı anlaşılmakla öncelikle işverenin esnaf olup olmadığının ve buna bağlı olarak iş mahkemesinin görevli olup olmadığının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli kararıyla;mahkemenin görevsizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine karar verilmiştir. İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.01.2022 tarihli kararı ile; iş akdinin davacı tarafından haklı nedenlerle feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile net 15.947,51 TL fazla mesai ücreti kazandığının tespiti ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 52. maddesi uyarınca bu bedelden takdiren %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle belirlenen 10.500,00 TL'nin dava tarihi olan 22.04.2014 tarihinden itibaren bakiye kısım olan 663,26 TL'nin ıslah tarihi olan 11.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 11.163,26 TL'nin ve net 5.450,00 TL maaş ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine; hafta tatil ücreti, ulusal bayram ve genel tatil alacağı ile 6098 sayılı Kanun'da düzenlenmemiş olması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 25. maddesi uyarınca taraflardan birinin söylemediği şeyin mahkemece resen dikkate alınamayacağı gerekçesiyle kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairece verilen 02.06.2022 tarihli ilamla; davacının sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, davacı lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde kıdem tazminatı talebinin davacının İş Kanunu’na tabi olmaması nedeniyle reddedilmesine karar verilmesi bozma nedeni olduğu, davacının ulusal bayram ve genel tatil çalışması karşılığında ücret talebine ilişkin talepleri hakkında; 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 1. maddesinde yer alan “Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.” hükmü uyarınca 8 18... sayılı yasaların yukarıda bahsi geçen hükümleri uyarınca tarafların iddiaları ve tanık beyanları doğrultusunda uzman bir bilirkişiden yapılacak hesaplamaları içeren ayrıntılı, açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun, tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu, davacının fazla mesai ücreti alacağı yönünden kabul edilen miktarın dava dilekçesinde talep edilen 15.000 TL’yi aşmadığı anlaşıldığından 11.163,26 TL alacağın tamamına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 15.02.2023 tarihli kararıyla; bozma kararına kısmen uyulup kısmen direnilerek fazla mesai alacağının kısmen kabulüne, davacının net 15.947,51 TL fazla mesai ücreti kazandığının tespiti ile 6098 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca takdiren %30 hakkaniyet indiriminin tenzili ile 11.163,26 TL'nin ve ücret alacağının kabulü ile net 5.450,00 TL maaş ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; hafta tatili ücreti yönünden davanın reddine; ulusal bayram ve genel tatil alacağı yönünden davanın kısmen kabulü ile net 928,70 TL alacağın 6098 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca takdiren %30 hakkaniyet indiriminin tenzili ile 772,44 TL'nin dava tarihi olan 22.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; kıdem tazminatı yönünden önceki karar gerekçesiyle direnilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Hukuk Genel Kurulunca verilen 18.09.2024 tarihli ilamla; davacının haklı nedenlerle feshettiği iş akdi nedeniyle tüm tazminat haklarının tahsilini amaçladığı açık olduğundan, yargılamaya iş mahkemelerinde devam edilememesi ve genel mahkemelerde borçlar hukuku hükümlerinin uygulanmasının işçi aleyhine yorumlanması suretiyle kavram olarak kıdem tazminatının yalnızca İş Kanunu'nda düzenlenmesinden yola çıkılarak açık şekilde 6098 sayılı Kanun'un 437. maddesinde düzenlenen haklı fesih tazminatının talep edilmemiş olduğu gerekçesiyle anılan talebinin reddine karar verilmiş olması yerinde olmadığı, aksi yorumun borçlar hukuku hükümlerine göre çalışan işçiler yönünden, İş Kanunu hükümlerine göre çalışan işçilere göre aleyhe durum yaratılmasına sebebiyet vereceği, bu hâlde, davacıya İş Kanunu'nda düzenlenen tazminatlar verilemese de borçlar hukuku hükümlerine dayanılarak tazminata hükmedilmesi gerektiği göz önünde tutularak dava dilekçesindeki kıdem tazminatı talebi yönünden 6098 sayılı Kanun'un 437. maddesine göre değerlendirme yapılması gerektiği, Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; önceki gerekçe içerikleri ve bozma ilamları itibariyle kesinleşen kısımlar dikkate alınarak yalnızca kıdem tazminatı istemi yönünden değerlendirme yapmak gerektiği, benimsenen 24.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda net ücretin 1.500,00 TL olduğu hal için tespit edilen kıdem tazminatının 9.287,24 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın fazla mesai alacağı yönünden kısmen kabulü ile; net 15.947,51 TL davacının fazla mesai ücreti kazandığının tespiti ile 6098 sayılı Kanun'un 52. madde uyarınca takdiren %30 ücretten hakkaniyet indiriminin tenzili ile, 11.163,26TL nin dava tarihi olan 22.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın ücret alacağı yönünden kabulü ile; net 5.450,00TL maaş ücretinin dava tarihi olan 22.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın hafta tatili ücreti yönünden reddine, davanın ulusal bayram ve genel tatil alacağı yönünden kısmen kabulü ile; net 928,70 TL davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti kazandığının tespiti ile, 520,86TL'lik kısmının TBK 52 madde uyarınca mahkememizce takdiren %30 ücretten hakkaniyet indirimi tenzili ile, 772,44TL nin dava tarihi olan 22.04.2014tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın kıdem tazminatı alacağı yönünden kısmen kabulü ile; net 9.287,24 TL kıdem tazminatının dava tarihi olan 22.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları istemine ilişkindir.
Fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarından yapılan takdiri indirimlerden dolayı reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemez. Somut uyuşmazlıkta, takdiri indirim sebebiyle red kısmı hariç tutularak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı lehine takdiri indirim sebebiyle red kısmı dahil edilerek vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, kararın bozulmasını gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438/2. maddesi uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasını gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının onuncu bendi çıkarılarak yerine "10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince belirlenen 16.599,47 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınıp davalı tarafa verilmesine,'' bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.