SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/2345 E. 2025/5861 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/2345

Karar No

2025/5861

Karar Tarihi

3 Aralık 2025

3. Hukuk Dairesi 2025/2345 E. , 2025/5861 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/972 E., 2024/2117 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/259 E., 2019/322 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 26.02.2008 tarihli 158.152,00 TL bedelli havaleye dayanılarak Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2014/1147 Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emri tebligatı müvekkilinin eşinin kaza geçirmesi nedeni ile hastanede olduğu dönemde yapıldığından itiraz edildiyse de süresinin kaçırılmış olması nedeniyle takibin kesinleştiğini, davalının eşi...'in, müvekkilinin eşi...'e borcu bulunduğunu ve belirtilen havalenin bu borcun ödenmesi amacıyla yapıldığını ileri sürerek anılan icra takibinden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, haksız olarak takibe girişilmesi nedeniyle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, ödeme yapılması hâlinde istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin maliki bulunduğu taşınmaz üzerine bina yaptığını, davacının eşinin bu binadan iki daire satın almak istediğini ancak kredi notlarının iyi olmaması nedeni ile bir daire için davacının kız kardeşi, diğer daire için ise davacının eşinin ortağı dava dışı ... adına konut kredisi kullanıldığını, konut kredisi ile yapılan satış sonrasında müvekkilinin hesabına dava dışı ... tarafından 158.152,00 TL gönderildiğini, paranın yattığı gün davacının eşinin arayarak bu bedelin borç olarak kendisine verilmesini istediğini, davacı ve eşine yardım etmek amacı ile davaya konu edilen ödemenin yapıldığını, davacının eşinin ölümünden sonra borç alınan parayı inkâr ettiğini, taraflar arasında anılan havale dışında doğmuş bir borç ilişkisinin bulunmadığını, 16.09.2015 tarihli haciz tutanağında borcun kabul edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli kararıyla; havalenin bir ödeme aracı olduğu, karinenin aksinin davalı tarafından ispatlanması gerektiği, havalede paranın borç olarak gönderildiğine ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, 16.09.2015 tarihli haciz tutanağındaki "Şu an ödeme imkanım yoktur, durumum düzelirse ödeme yapabilirim, ancak dosya borcunu ben kullanmadım, itiraz etmiştim, süresinde olmadığı için reddedildi. Dosya borcu ile ilgili olarak ayrıca görüşmeye geleceğim" şeklindeki beyanın borcun kabulü anlamını taşımadığı, davalının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle, davacının anılan icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içerisinde davalı vekili istinafa başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli kararıyla; 16.09.2015 tarihli haciz tutanağındaki davacı beyanının havale ile gönderilen paranın borç ödemesi değil borç olarak gönderildiğini ispatladığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş; karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 28.06.2022 tarihli ilamla; Somut olayda davalının dayandığı belge yalnız başına borç verildiğini ispata yeterli değildir. Zira kural olarak havale bir ödeme aracı olup, havale belgesinde paranın borç olarak gönderildiğinin belirtilmesi gereklidir. Aksi halde gönderilen havalenin bir borcun ödenmesi amacıyla gönderildiği karine olarak kabul edilmelidir. Oysa davalı tarafından icra takibine dayanak yapılan havale evrakında paranın borç olarak gönderildiğine dair bir açıklama bulunmamaktadır. Hal böyle iken ispat külfeti alacaklı olduğunu iddia eden davalıdadır. Her ne kadar bölge adliye mahkemesince, davacının 16/09/2015 tarihli haciz tutanağında yer alan “Şu an ödeme imkanım yoktur, durumum düzelirse ödeme yapabilirim, ancak dosya borcunu ben kullanmadım, itiraz etmiştim, süresinde olmadığı için red edilmiştir, dosya borcu ile ilgili olarak görüşmeye geleceğim." şeklindeki beyanının borcu kabul mahiyetinde olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, bu beyan kayıtsız şartsız bir kabul beyanı olarak da kabul edilemeyeceğinden ilk derece mahkemesi kararı yerinde olup, bölge adliye mahkemesince yanılgılı bir şekilde, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması yönünde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
2. Bozmaya direnen Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli kararıyla; önceki karar gerekçesi yanında, davacının eşinin dava dışı yakınlarına kredi kullandırmak suretiyle davalının eşinden iki daire satın alarak malî sıkıntılarını gidermeye çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, takip dosyasının içeriğine göre, davacının takibe itiraz etmediği, evine dört kez hacze gidildiği, son haciz tutanağındaki beyanı borcu kabul sayılamaz ise de hiçbir aşamada borca karşı durmadığı, icra dosyasında geçen aşamalardan sonra, takip tarihinden beş yıl sonra tasarrufun iptali davasının aleyhine sonuçlanması ile borçlu olmadığının tespiti davası açmasının karinenin temelini çürüteceği gerekçesiyle oy çokluğuyla direnme kararı verilmiş; karara karşı süresi içerisinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2024 tarihli kararıyla; Genel Kurulca benimsenen bozma kararına uymak gerekirken yazılı gerekçeyle direnme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Somut olayda davalının dayandığı belge yalnız başına borç verildiğini ispata yeterli değildir. Zira kural olarak havale bir ödeme aracı olup, havale belgesinde paranın borç olarak gönderildiğinin belirtilmesi gereklidir. Aksi halde gönderilen havalenin bir borcun ödenmesi amacıyla gönderildiği karine olarak kabul edilmelidir. Oysa davalı tarafından icra takibine dayanak yapılan havale evrakında paranın borç olarak gönderildiğine dair bir açıklama bulunmamaktadır. Hal böyle iken ispat külfeti alacaklı olduğunu iddia eden davalıdadır. Davalı karinenin aksine borç olarak gönderildiğini kesin delil ile ispat edemediğinden" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacı borçlunun süresinde icra takibine itiraz etmediği için ispat külfetinin yer değiştirdiğini, davalının karineye dayalı mevcut borcun tasfiye edildiği iddiasının güçlü delillerle çürütüldüğünü, mevcut delillerin delil başlangıcı olarak kabulü gerektiğini, davacı borçlu olduğunu haciz tutanağı ile ikrar ettiğini, havale tarihinde tarafların sosyal ve ekonomik durumu havalenin mevcut borcun tasfiyesine yönelik olmadığını kanıtladığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, herhangi bir açıklama içermeyen havaleye dayanılarak başlatılan ve kesinleşmiş icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı Dairenin bozma ilamı ve HGK kararında açıklandığı üzere ve davaya konu edilen havalenin davacıya borç olarak gönderildiğini kabul etmeyen davalının ispat yükünü taşıdığının, aksini ispatla yükümlü olduğunun, davacının icra takibi ve hacizler sırasındaki beyanlarının borcu kabul mahiyetinde olmadığı ve borca itirazda bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı tarafın temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanını İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim