SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/2236

Karar No

2025/6135

Karar Tarihi

15 Aralık 2025

3. Hukuk Dairesi 2025/2236 E. , 2025/6135 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2521 E., 2025/350 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 43. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/336 E., 2024/118 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; müvekkili şirket tarafından işletilen .... Hastanesinde davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunulduğunu, davalı Kurumun taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ve mevzuata aykırı olarak, 01.11.2007 - 31.05.2011 tarihleri arasındaki döneme ilişkin 1.374.204,41 TL kesinti uyguladığını ileri sürerek; kesintinin iptali ile iadesini ve müvekkilinin davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, 20.07.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle, 1.374.204,41 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkili şirkete iadesini istemiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili; müvekkili şirket tarafından işletilen .... Hastanesinde davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunulduğunu, davalı Kurumun taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ve mevzuata aykırı olarak, 1.025.193,00 TL kesinti uyguladığını ileri sürerek; kesintinin iptali ve müvekkilinin davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile 1.025.193,00 TL'nin, kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkili şirkete iadesini talep etmiş, 20.07.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle, 1.025.193,00 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkili şirkete iadesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; asıl ve birleşen davadaki alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, itiraz konusu kesintilerin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Davanın açıldığı Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkisizlik kararı üzerine davaya bakan İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, yapılan kesintilerle ilgili davalı yanca herhangi bir açıklama yapılamadığı, mevzuata uygun, somut bilgi ve belgeye dayanılmadığı, davalı Kurum tarafından davacı şirketten toplamda 2.399.397,41 TL tutarında kesinti yapılmasının ilgili mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın kabulüne, davacının hak edişlerinden yapılan 1.374.204,41 TL ve 1.025.193,00 TL tutarındaki kesinti işlemlerinin iptaline, davacının bu tutarlarda davalıya borçlu olmadığının tespitine, kesintilerin, kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli kararıyla; hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan alacakların 10 yıllık zamanaşımına tabii olduğu, birleşen davanın 30.12.2016 tarihinde açıldığı gözetildiğinde davalının zamanaşımı itirazları ve bilirkişi raporuna yapılan itirazların irdelenerek dosyanın esasına ilişkin değerlendirme yapıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle; istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada süresi içerisinde yapılmış bir zamanaşımı itirazının bulunmadığı, davalı Kurum tarafından mevzuata aykırı olarak kesinti yapıldığı, davacının faturalara karşı yaptığı itirazların gerekçesiz olarak reddedildiği hususlarının, hem kaldırma kararından önce alınan hem de kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğu, birleşen davada; davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmak üzere ek süre talebinde bulunduğu, ancak verilen ek sürenin, süre bitiminden sonra tebliğ edilmiş olmasının davalıya yüklenebilecek bir kusur olmadığı, davalı vekilince verilen cevap dilekçesinin süresinde sayılması gerektiği, bu nedenle de zamanaşımı itirazının süresinde olduğu, dava konusu kesintilerin tarihleri göz önüne alındığında 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle; asıl davanın kabulüne, davacının hak edişlerinden 1.374.204,41 TL kesinti yapılmasına ilişkin davalı Kurum işleminin iptaline, davacının bu tutarda borçlu olmadığının tespitine, 1.374.204,41 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; birleşen davadaki taleplerin zamanaşımına uğramadığını, davalının zamanaşımı def'ini süresinde ileri sürmediğini, birleşen dava yönünden verilen ret kararının hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; asıl davanın da zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun alanında uzman olmayan kişiler tarafından gerekçesiz olarak düzenlendiğini ve denetime elverişli olmadığını, Kurum ile davacı arasında yapılmış olan mutabakata ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının dava dilekçesinde faiz talep etmediğini, dava dilekçesinde talep edilmeyen faizin ıslahla istenemeyeceğini, ıslah ile ileri sürülen taleplerin de zamanaşımına uğradığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı tespit edildiğini, müvekkili aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesinti nedeniyle menfi tespit ve kesintinin iadesi istemine ilişkindir.
1. İlk Derece Mahkemesince; her ne kadar asıl davada, davalı vekili tarafından süresinde zamanaşımı def'i ileri sürülmediği belirtilmiş ise de, zamanaşımı def'inin süresinde ileri sürüldüğü, ancak dava konusu kesintilerin dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğramadığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı şirketin, davalı Kurum tarafından 1.025.193,00 TL haksız kesinti yapıldığı iddiası ile birleşen davayı açtığı, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu tarihsiz belgede, 2005-2006 yılı kesinti açıklaması ile toplam 1.025.193,00 TL kesinti yapıldığının anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince birleşen davada talep edilen kesintilerin, dava tarihi itibariyle zamanaşıma uğradığından davanın reddine karar verilmiş ise de, "2006 yılı kesinti" açıklamasıyla 26.04.2007 tarihinde yapılan 240.851,00 TL kesintinin, dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğramadığı gözetilerek, birleşen davanın 240.851,00 TL kesinti yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacı vekili tarafından temyiz olunan, birleşen dava hakkındaki İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi Kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca birleşen dava davacısı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim