SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/2229 E. 2025/5816 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/2229

Karar No

2025/5816

Karar Tarihi

2 Aralık 2025

3. Hukuk Dairesi 2025/2229 E. , 2025/5816 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/99 E., 2023/385 K.

Mahkeme kararının asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına dair verilen kararın düzeltilmesi asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/234 E. sayılı davasına konu ve davalı ile dava dışı ...A.Ş. arasında akdedilen kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcu ile davalı adına tescil edilen 34... plaka sayılı aracın alımı için Euro üzerinden çekilen kredinin ve araç bedeli peşinatının da müvekkilince ödendiğini, bu sebeple davalı adına kayıtlı aracın aslında müvekkiline ait olduğunu, davalının verdiği vekâletname ile müvekkilinin aracı sattığını, araç satışı ile ilgili davalıya borcunun bulunmadığını, ayrıca davalıya 50.000,00 TL para verdiğini ileri sürerek; kredi borcuna ilişkin taraflarca imzalanan 28.06.2007 tarihli belgenin ödeme belgesi olmayıp iade belgesi olduğunun ve davalıya bu belge nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin dava dışı ...A.Ş.’den 125.000,00 TL kredi kullandığını, ancak kredi bedelini davalının aldığını, davalının her ne kadar kredi sözleşmesinde kefil olarak gözükse de aslında asıl borçlu olduğunu ve 28.06.2007 tarihli belgede de kredi sözleşmesinin taksitlerini ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak herhangi bir ödeme yapmadığından kredi taksitlerini müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin ödediği bedelin tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili; davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı vekili; davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, belgedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, belgenin bir borç değil ödeme belgesi olduğunu, ispat yükünün davalı üzerinde bulunduğunu savunarak; davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1. Mahkemenin 14.05.2019 tarihli kararıyla; taraflarca takip edilmediğinden asıl davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına; birleşen davanın kısmen kabulü ile davalının icra dosyasına itirazının kısmen iptaline, takibin 122.329,86 TL asıl alacak ve 24.907,41 TL işlemiş faizi üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, kabul edilen asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya, reddedilen kısım üzerinden %20 oranında kötü niyet tazminatının ise davacı taraftan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 23.09.2021 tarihli ilamıyla; asıl davada davalı/birleşen davada davacı vekilinin 17.09.2021 tarihli dilekçesi ile dilekçe ekinde sunulan 08.09.2021 tarihli protokol uyarınca karşı tarafla sulh olmaları nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği belirtilerek, temyiz incelemesi aşamasında ortaya çıkan sulh hakkında ek karar verilmesi için dosyanın hükmü veren Mahkemeye işlemsiz olarak iadesine karar verilmiştir.
3. Mahkemenin 13.04.2022 tarihli ek kararıyla; her ne kadar temyiz incelemesi aşamasında ortaya çıkan sulh hakkında ek karar verilmesi için dosya iade edilmiş ise de asıl davanın davacısı/birleşen davanın davalısı asilin, vekili tarafından sunulan anlaşmayı kabul etmemesi sebebiyle tarafların sulh olmadıkları sabit olduğundan, 14.05.2019 tarihli karar yönünden temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Yargıtaya gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Dairenin 29.9.2022 tarihli ilamıyla; asıl ve birleşen davayı kapsadığı anlaşılan 08.09.2021 tarihli “Borç Ödeme ve Tasfiye Protokolü” başlıklı belgenin, vekâletnamesinde sulh yetkisi bulunan asıl davacı/birleşen davalı vekili Av. ... tarafından imzalanmış olup, anılan vekil tarafından Mahkemeye sunulan 27.01.2022 tarihli dilekçede de imza inkârında bulunulmadığı, hal böyle olunca 08.09.2021 tarihli protokol ile asıl davanın davalısı-birleşen davanın davacısının sulh sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi talebi üzerinde değerlendirme yapılarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle; Mahkemenin 13.04.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına, 14.05.2019 tarihli hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada davalı/birleşen davada davacı tarafından sunulan 08.09.2021 tarihli protokolde, asıl davacı/birleşen davalı ... ve ...Tur. Tic. A.Ş. vekili olarak Av. ... ile asıl davalı/birleşen davacı ... ve vekilinin imzalarının bulunduğu, avukatların bu protokol altındaki imzaları kabul ettikleri, asıl davanın davacısı ...in daha sonra sunmuş olduğu dilekçede sulhu kabul etmediğini, böyle bir protokolden haberdar olmadığını belirtmiş ise de protokolün düzenlendiği tarihte ...adına hareket edecek olan vekili Av. ...'ün vekâletnamesinde sulh sözleşmesi yapma yetkisinin olduğu, ...in söz konusu sulh sözleşmesinden haberdar olmadan sözleşmenin imzalandığı iddiasında ise bunu ancak vekili olan avukata karşı ileri sürebileceği, taraflar arasında geçerli olan bir protokol bulunduğu ve bu protokol çerçevesinde davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle; taraflar arasındaki sulh sözleşmesi göz önüne alınarak, asıl ve birleşen davada hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
Dairenin 28.11.2024 tarihli ilamıyla; temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar düzeltme Sebepleri
Asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili; müvekkilinin 17.01.2022 tarihli dilekçesiyle azletmiş olduğu önceki avukatına karşı taraf ile sulh olunmasına dair bir talimatta bulunmadığını, önceki avukatın da 27.01.2022 tarihli dilekçesinde müvekkilinin tutuklu olduğu için irtibat kuramadığını belirterek, müvekkilinin rızası ve bilgisi olmadan protokolün yapıldığını kabul ettiğini, bu nedenle protokolün hukuken geçerliliği ve bağlayıcılığı olmadığını verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan sulh sözleşmesi uyarınca verilen kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmesine, bozmaya uyulmakla kesinleşen ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumu oluşturan kısımlar hakkında Mahkemece yeniden inceleme yapılmasına imkan bulunmadığının anlaşılmasına göre; davacı/birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı/birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE,
Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyenden alınmasına,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim