SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/2162

Karar No

2025/6152

Karar Tarihi

16 Aralık 2025

3. Hukuk Dairesi 2025/2162 E. , 2025/6152 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2024/410 E., 2025/132 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl davada davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında imzalanan taşınmaz satış vaadi ve inşaat sözleşmesinde müvekkilinin satın aldığı dairenin teslim tarihinin 31.10.1999 olarak kararlaştırıldığını, evin bedelinin peşin olarak ödendiğini, müvekkilinin yapımı devam eden inşaatta tespit edilen eksik ve kusurlu işleri 30.11.1999 tarihli noter ihtarı ile davalıya bildirdiğini ve sözleşmedeki aylık 500 USD cezayı talep ettiğini, evin 19... gün gecikme ile teslim edildiğini, evi tüm haklarını saklı tutarak teslim aldığını, 11.07.2001 tarihinde eksik ve kusurlu işlerin tespiti için Mahkemeye başvurduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre hükme bağlanmış olan cezai şart alacağının 9.867,00 USD olduğunu, bu bedele dava tarihine kadar faiz işletilmesi, cezai şartı aşan kira alacağı ile ayıplı ve eksik iş bedellerinin talep edilmesi gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000 USD cezai şart bedeli, cezai şartı aşan kira kaybı nedeni ile şimdilik 2.000 USD'nin, ayıp ve eksik işler nedeni ile 1.000,00 TL'nin teslim tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; 30.10.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile cezai şart alacağı talebini 8.617 USD, cezai şartı aşan kira kaybı alacağını 7.743,3 USD, eksik işler karşılığı alacağını 8.282,00 TL'ye çıkarmıştır.
2. Birleşen davada davacı şirket vekili; satış bedeli için davacı tarafça ödenmesi gereken KDV alacağı ve faizine ilişkin başlatmış oldukları icra takibine vaki itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı şirket vekili; 17.08.1999 tarihli deprem nedeni ile inşaat sektörünün etkilendiğini, bu nedenle davacının gecikme cezası, cezai şartı aşan kira alacağı ve tazminat taleplerine ilişkin taleplerin yerinde olmadığını, teslim tarihine ilişkin müvekkilinin bir taahhüdünün bulunmadığını, zararın yabancı para üzerinden hesabının mümkün olmadığını, gizli ayıp, eksik, kusurlu işlere ilişkin taleplerinin hukuki zeminden yoksun olduğunu, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, müvekkilinin dubleks villa yapımı üstlenmesine rağmen tripleks villa inşa ettiğini, bu ilave işlerin bedelinin davacıdan tahsilinin gerektiğini belirterek; davanın reddini ve ilave yapılan işlerin bedelinin mahsubunu istemiştir.
2. Birleşen davada davalı vekili; alacak talebine dayanak yapılan 09.07.1997 tarihli sözleşmenin (1.) maddesinde açıkça "alıcıya teklif edilen konut bedeli kesin olup fiyat farkı istenmeyecektir." ibaresine yer verildiğini belirterek; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1. İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli kararıyla; asıl davanın kısmen kabulü ile, davacının cezai şart alacağı davasının kabulüne 2.000 USD'nin 21.11.2002 tarihinden itibaren, ıslah edilen 6.617 USD'nin ise ıslah tarihi olan 30.10.2014 tarihinden davacının geç teslimden kaynaklanan ve cezai şartı aşan kira kaybı talebinin kabulü ile, 2.000 USD'nin 21.11.2002 tarihinden itibaren, ıslah edilen 5.743,03 USD'nin de ıslah tarihi olan 30.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankasının 1 yıllık vadeli dolara uyguladığı en yüksek faiz oranı uygulanmak sureti ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının binadaki eksik ve ayıplı işlerden dolayı açmış olduğu tazminat davasının kabulü ile, 1.000,00 TL'nin 21.11.2002 tarihinden itibaren 5.013,70 TL'nin ise ıslah tarihi olan 30.10.2014 tarihinden itibaren değişken avans faizi uygulanmak sureti ile hesaplanarak işlemiş faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin tüm taleplerinin reddine, birleşen dosya davacısı... A.Ş.'nin ... aleyhine açtığı davasının ispatlanamadığından reddine karar verilmiş; kararına karşı, süresi içinde davalı/birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 01.04.2019 tarihli ilamıyla; bozma sebebine göre davalı/birleşen dosya davacısı.... A.Ş.'nin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmediği belirtilerek; birleşen itirazın iptali davası ile ilgili hüküm başlığında bir bilginin yer almadığı, bunun dışında gerekçeli kararın hüküm fıkrasında birleşen davanın reddine karar verilmekle birlikte gerekçede birleşen davanın neden reddedildiğine dair açıklamada bulunulmadığı gerekçesiyle; karar bozulmuştur.
3. Bozmaya uyan Mahkemenin 12.03.2020 tarihli kararıyla; taşınmazın 23.06.2001 tarihinde teslim alındığı, davanın ise 15.02.2007 tarihinde açıldığı anlaşıldığından ayıp iddiasına dayalı taleplerin zamanaşımına uğradığı; birleşen dava yönünden ise, KDV Kanunu'nun 8. maddesi hükmüne göre KDV'nin satış bedeline dahil olduğu ve alıcıdan ayrıca talep edilemeyeceği gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
4. Dairenin 01.11.2021 tarihli ilamıyla; davalı/birleşen davacı vekilinin birleşen davaya yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verildiği, asıl dava yönünden ise; davanın zamanaşımı süresi dolmadan açıldığı anlaşıldığından Mahkemece, işin esasına girilerek inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle, hüküm davacı/birleşen davada davalı yararına bozulmuştur.
5. Bozmaya uyan Mahkemenin 14.06.2022 tarihli kararıyla; asıl dava yönünden; davacının davasının kısmen kabulüne, cezai şart alacağı talebi yönünden reddine, cezai şartı aşan kira kaybı talebi yönünden reddine, eksik ve ayıba dayalı talebi yönünden 1.000,00 TL'nin 21.11.2002 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dava yönünden; karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, davacı/birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
6. Dairenin 28.11.2022 tarihli ilamıyla; bozma nedenine göre, davacı/birleşen dosya davalısının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmediği belirtilerek, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı, Mahkemece; kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre, açıklanan hususlar göz önünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmesi için hüküm bozulmuştur.
7. Mahkemenin 04.04.2023 tarihli kararıyla; asıl dava yönünden, davacının davasının kısmen kabulüne, cezai şart alacağı talebi yönünden reddine, cezai şartı aşan kira kaybı talebi yönünden reddine, eksik ve ayıba dayalı talebi yönünden 1.000,00 TL'nin 21.11.2002 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dava yönünden; Mahkemenin 2019/412 E., 2020/262 K. sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2020/10328 E., 2021/10653 K. sayılı ilamı ile temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, bu yönüyle karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı/birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Dairenin 05.06.2024 tarihli ilamıyla; Mahkemece, dava dilekçesinde cezai şart alacağı için 2.000 USD talep edildiği, ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, cezai şart talebi yönünden 2.000,00 USD üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken, işbu alacak kaleminin tümden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle; hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
9. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından cezai şartın ödenmesi talebine ilişkin olarak davalıya gönderilen işbu ihtarname ihtirazi kayıt niteliği taşıdığı, Mahkemece, dava dilekçesinde cezai şart alacağı için 2.000 USD talep edildiği, ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, cezai şart talebi yönünden 2.000 USD üzerinden kabul kararı verilerek asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulüne, cezai şart alacağı talebi yönünden 2.000 USD'nin 21.11.2002 tarihinden itibaren işleyecek T.C.Merkez Bankasının 1 yıllık vadeli dolara uyguladığı en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, çezai şartı aşan kira kaybı talebi yönünden reddine, eksik ve ayıba dayalı talebi yönünden 1.000,00 TL'nin 21/11/2002 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dava yönünden; karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı/birleşen davada davacı vekili; teslimde gecikme nedeniyle cezai şart taleplerine hükmedilmesinin hakkaniyete ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmede öngörülen teslim tarihinde sözleşme konusu villanın davacıya haklı nedenlerle süresinde teslim edilemediğinin dikkate alınmadığını, projede alıcı lehine değişiklik yapılarak ve dubleks olarak satışı yapılan konutun kot farkı nedeniyle davacı lehine triplekse dönüştürüldüğünü, davacıdan da herhangi bir fiyat farkı alınmadığını, esasen bu nedenle de inşaatın uzadığını, ilgili Belediye tarafından verilen mevcut inşaatları belirsiz süre ile durdurma kararı nedeniyle inşaatın süresinin uzadığının Mahkemece dikkate alınmadığını, birleşen davanın reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; asıl davada, davacının davalıdan satın aldığı konutun geç tesliminden kaynaklı cezai şart, cezai şartı aşan kira kaybı ve eksik işlerden kaynaklı alacak talebine ilişkin olup; birleşen dava, KDV ve faiz alacağına yönelik itirazın iptali davasıdır.
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, asıl davada davada davalı/birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanunun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim