SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/2096 E. 2025/5901 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/2096

Karar No

2025/5901

Karar Tarihi

4 Aralık 2025

3. Hukuk Dairesi 2025/2096 E. , 2025/5901 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/177 E., 2022/890 K.

Mahkeme kararının asıl davada davacı/birleşen davada davalılar ile asıl davada davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın düzeltilerek onanmasına dair verilen kararın davalı/birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davacı/birleşen davada davalılar vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında 01.10.2007 tarihli adi yazılı sözleşme ile adi ortaklık sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre kâr ve zarar oranının yarı yarıya olacağını, 5 yıllık ortaklık süresi öngörüldüğünü, sözleşmede akde aykırı davranan tarafın diğer tarafa 500.000 USD cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, ortaklığın faaliyete geçtiğini ancak davalı tarafın sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmeyerek ortaklığın haksız feshine sebep olduğunu, davalının kalıpları da ortaklık sona ermeden geri aldığını, bu nedenle de kusurlu olduğunu ileri sürerek; adi ortaklık namına bugüne kadar yapılan masraflardan davalının payına düşen kısmın tespiti ile davacıya ödenmesine, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle cezai şart olarak 500.000 USD'nin tahsiline, ortaklığın feshi ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen davada davacı vekili; davalının kusuru ile sözleşmenin sona erdiğini ileri sürerek; adi ortaklığın feshine, sözleşmede öngörülen cezai şartın ödenmesine, ...'e yapılan iş karşılığı olan para davalının hesabına yatırıldığından 674.230,00 TL'nin faiziyle tahsiline, kâr payı olarak 54.386,00 TL'nin yasal faiziyle tahsiline, diğer alacaklarla ilgili şimdilik 10.000,00 TL'nin ödenmesine, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, işyerinde kalan hammadde miktarının ve malzemelerin hesaplanarak bedelinin tahsiline veya aynen iadesine, manevi tazminat olarak 100.000,00 TL'nin ödenmesine, toplam 1.571.616,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili; adi ortaklık sözleşmesinin sadece "..." işi için yapıldığını, ...............marka dolapların üretimi, satışı ya da kalıplarını, hiçbir ticari sırrını kapsamadığını, davacının dilekçesinde kalıpları ortaklık payı olarak göstermeye çalıştığını, ortaklığın tasfiyesi için İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtıklarını savunarak, davanın bu dava ile birleştirilmesini ve davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı vekili; davacının sözleşmeyle ilgili hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sadece kalıp temin ettiğini, bunun dışındaki tüm giderler müvekkilinin ticari defterlerinde mevcut olup, davalı tarafından karşılandığını, davacının ortaklık tarafından üretilen malları da kendi namına sattığını, davacının iddialarının yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece verilen 07.11.2013 tarihli kararla; birleşen davada davalı ...'ın kendi adına değil diğer davalı şirketi temsilen ortaklık sözleşmesini imzaladığı, dava tarihi itibariyle adi ortaklığın tasfiyeye konu olabilecek herhangi bir öz varlığının ve kaynağının bulunmadığı, bu nedenle fesih konusunda da bir karar vermeye yer bulunmadığı, tasfiye koşullarının oluşmadığı, her iki taraf da şirketin feshinde eşit kusurlu olduklarından cezai şart isteyemeyecekleri, davalının haksız rekabete ilişkin isteminde; davalı birleşen davacının isteği üzerine ... marka dolapların davacı tarafından dava dışı .............'e satışının yapıldığı, bu nedenle haksız rekabet oluşturacak bir eylem bulunmadığından manevi tazminat talebi için de yasal şartlar gerçekleşmediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Dairemizin 10.06.2014 tarihli ilamıyla; "...Taraflar arasında; 01.10.2007 tarihli imzalanan sözleşme ile bir adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmeye göre, kâr ve zarar oranının yarı yarıya olacağı ve 5 yıllık ortaklık süresi öngörüldüğü hususunda da bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davalının savunmasında ifade ettiği gibi, sözleşmenin konusunun sadece "..." işi olup, olmadığı; davalının, bununla ilgili kendisine ait kalıpları, ortaklık sermayesi olarak koyup koymadığı ve bu kalıplarla davacı şirkete ait firmada üretilen dolapların satışının yapılıp yapılamayacağı; bunun haksız rekabete yol açıp açmayacağı ve ...'e satıştan elde edilen paranın ortaklığa ait olup olmadığı; ortaklığın hangi ortağın kusuru sonucu sonlandırıldığı, dolayısıyla cezai şart alacağının doğup doğmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Tarafların tüm bu uyuşmazlık noktalarındaki taleplerinin, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi kapsamında bulunduğu kabul edilmeli ve uyuşmazlık; bu çerçevede ele alınıp değerlendirilmelidir.
Toplanan tüm bilgi ve belgelere, iddia ve savunmaya, alınan bilirkişi raporlarına göre; taraflar arasındaki kurulan adi ortaklığın eylemli olarak sona erdiği anlaşılmakta olup, bu husus Mahkemenin de kabulündedir.
(...)Bütün bu açıklamalar ışığında, somut olaya bakıldığında; Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin bulunduğu kabul edilerek; toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin; davalı ...'ın, ortaklık faaliyetlerinin yürütülmesi ve işleyişindeki ana unsurlardan olan kalıpları, sözleşmede öngörülen süre sona ermeden alıp götürmesi ve geri getirmemesi nedeniyle, ağır kusuru sonucu, fiilen sona erdiğinin kabulü ile; bu hususun, davacı şirket yararına, sözleşmede öngörülen cezai şart alacağını da oluşturduğu gözetilip tasfiye işleminde değerlendirilmesi, uyuşmazlığın; yukarıda açıklanan ve maddeler halinde belirtilen sıra ve yöntem izlenerek çözüme kavuşturulması gerekmektedir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin 21.03.2017 tarihli kararıyla; taraflarca oluşturulan adi ortaklığın bir mal varlığının veya yapılan işten dolayı bir gelirinin bulunmadığı, tasfiye edilecek bir durumun söz konusu olmadığı, taraflar arasındaki adi ortaklığın uyulan bozma ilamında da belirtildiği gibi, davalı birleşen davacının kalıpları götürmesi nedeniyle kusurlu davranışı sonucunda eylemli olarak sona erdiği, birleşen davacının bu nedenle ağır kusurlu olduğu, ceza koşulu isteminin de yerinde olmadığı, diğer taleplerinin ve koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin de reddi gerektiğinden bahisle; asıl dava takip edilmediğinden yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına, yasal süresi içerisinde asıl davanın yenilenmesi halinde bu davadan tefriki ile yeniden esasa kaydının yapılmasına ve yargılamasına devam olunmasına, birleşen dosyada; taraflar arasındaki adi ortaklığın, davalı birleşen davacının kusuru ile eylemli olarak sona erdiğinin tespitine, ortaklığa ait bir mal varlığı bulunmadığından fesih ve tasfiyeye gerek bulunmadığına, birleşen davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat talebi ile dava dilekçesinde yer alan diğer talepleri yönünden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3. Dairemizin 19.03.2019 tarihli ilamıyla; "(...) Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda; .................Dolap satımı hususunda; davacı ...'in 03.05.2012 tarihli dilekçe ekinde sunduğu tabloya göre ...A.Ş.ye satılan dolaplara ilişkin ...tarafından ödenen bedelin KDV hariç 1.140.160,00 TL olduğu, ...A.Ş.nin ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde ... Plastikten 2008 yılı içerisinde ........... dolap alımının yapıldığı ve bedelinin KDV hariç 1.139.475,00 TL olduğunun anlaşıldığı, söz konusu satışların adi ortaklığın malvarlığı değerinin bulunması için söz konusu satımlar için yapılan giderlerin hesaplanması gerektiği tespit edilmiştir.
Taraflar arasında yapılan 01.10.2007 tarihli ortaklık sözleşmesinin ikinci maddesinde ortaklığın ticari meşgalesi plastik imalatı olarak belirlenmiştir. Dosya içerisinde bulunan ...A.Ş.nin yazısında; 2008 yılındaki 10.152 adet kısa ve 10.000 adet uzun dolap anlaşmasının ... marka dolaplar için ... Plastik firması ile yapıldığını, öngörüşmelerin ... ile yapıldığını ancak ürünlerle alakalı sözleşme imzalanma aşamasında ... Plastik firması yetkilileri ile görüşüldüğü, sözleşmenin bu firma ile imzalandığını, ödeme, fatura ve iade gibi diğer işlemlerin ... Plastik ile yapıldığı belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamından, ...A.Ş'ye yapılan ... Dolap satışlarının adi ortaklık adına yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece, söz konusu satışların adi ortaklığın malvarlığı olduğu kabul edilmeli, tasfiyeye esas alınması ve bozma ilamında belirtilen sıra ve yöntem izlenerek sonucu dairesinde hüküm tesisi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu ortaklığa ait bir mal varlığı bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
4. Asıl davanın tefriki sonrasında yenilenen işbu dava hakkında Mahkemenin 2017/317 E., 2017/792 K. sayılı kararıyla; davacı şirket merkezinde bulunan 1.067.120,72 TL tutarındaki makine ekipmanlarının adi ortaklığın malvarlığı olmayıp davacıya ait olduğu ve ortaklığın yürütülmesine tahsis edildiği, davacı tarafından dava dışı ...A.Ş.ye satışı yapılan ve KDV hariç 1.139.475,00 TL tutarındaki ... dolapların adi ortaklığa ait olduğunun kanıtlanamadığı, taraflar arasındaki bu konuya ilişkin uyuşmazlığın giderilemediği, davalı ... tarafından getirilen kalıpların da adi ortaklığa ait olduğunun kanıtlanamadığı, adi ortaklığın, "..." işini gerçekleştirmek amacı ile kurulduğu belirtilmiş ise de; bu işten dolayı taraflarca paylaşılması gereken bir gelir elde edildiğinin kanıtlanamadığı, taraflarca oluşturulan adi ortaklığın, tasfiyesini gerektirecek bir mal varlığının ve gelirinin bulunmadığı, davalı ...'in ortaklık faaliyetlerinin yürütülmesi ve işleyişindeki ana unsurlardan olan kalıpları, sözleşme de öngörülen süre sona ermeden alıp götürmesi ve geri getirmemesi nedeniyle, ağır kusuru sonucu ortaklığın fiilen sona erdiği kabul edildiğinden, bu durumda davacı şirket yararına sözleşmede öngörülen ceza koşulu alacağının oluştuğu, davalı ...'in tacir olmadığı, belirlenen sosyal ve ekonomik durumuna göre kararlaştırılan ceza koşuluna hükmedilmesi halinde ekonomik yıkımına yol açacağı, indirim yapılarak takdiren 50.000 USD tutarındaki ceza koşulu alacağının şirket yararına davalı ...'ten tahsili gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki adi ortaklığın davalının kusuru ile sona erdiğinin ve adi ortaklığa ait mal varlığı bulunmadığından fesih ve tasfiyeye gerek bulunmadığının tespitine, adi ortaklığa ait giderler ile ilgili istemin reddine, ceza koşulu isteminin kısmen kabulüne, takdiren 50.000 USD ceza koşulu alacağının davacı yararına davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı ceza koşulu isteminde haklı bulunduğu ve takdiren indirim yapılarak karar verildiğinden reddedilen ceza koşulu alacağı yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmolunmamış, hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.04.2019 tarihli ve 2018/3461 E., 2019/3938 K. sayılı ilamıyla; taraf vekillerinin cezai şartın kısmen kabulüne yönelik sair temyiz itirazları reddedildikten sonra; "(...) Tüm dosya kapsamından, ...A.Ş.ye yapılan ... Dolap satışlarının adi ortaklık adına yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece, söz konusu satışların adi ortaklığın malvarlığı olduğu kabul edilmeli, tasfiyeye esas alınması ve bozma ilamında belirtilen sıra ve yöntem izlenerek, işbu dosyanın tefrik edildiği davalı tarafça açılan dava dosyası ile birleştirilerek sonucu dairesinde hüküm tesisi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu ortaklığa ait bir mal varlığı bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
5.Asıl davanın bozma sonrasında birleşen dava ile tekrar birleştirilmesine karar verilmiş ve Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davaya yönelik olarak taraflar arasında yapılan 01.10.2007 tarihli ortaklık sözleşmesinin ikinci maddesine göre ortaklığın ticari meşgalesinin plastik imalatı olarak belirlendiği, davalı birleşen dosya davacısı...tarafından getirilen kalıpların, adi ortaklığa ait olmayıp ...'e ait olduğu, adi ortaklığın sadece "..." işini gerçekleştirmek amacı ile kurulduğu belirtilmiş ise de böyle olmadığı, ancak bu işten dolayı taraflarca paylaşılması gereken bir gelir elde edildiğinin kanıtlanamadığı, davacı şirket merkezinde bulunan 1.067.120,72 TL tutarındaki makine ekipmanlarının adi ortaklığın malvarlığı olmayıp davacıya ait olduğu ve ortaklığın yürütülmesine tahsis edildiği, davacı tarafından dava dışı.............. A.Ş.ye satışı yapılan ve KDV hariç 1.139.475,00 TL tutarındaki ...... dolap satışlarının adi ortaklık adına yapıldığı ve söz konusu satışların adi ortaklığın malvarlığı olduğu kabul edilerek tasfiyeye esas alınması gerektiği, davalı birleşen dosya davacısı ...'in ortaklık faaliyetlerinin yürütülmesi ve işleyişindeki ana unsurlardan olan kalıpları, sözleşmede öngörülen süre sona ermeden 21.05.2009 tarihli tutanaktan anlaşıldığı üzere alıp götürmesi ve geri getirmemesi nedeniyle ağır kusuru sonucu ortaklığın eylemli olarak sona erdiği, bu durumda davacı şirket yararına sözleşmede öngörülen ceza koşulu alacağının oluştuğu ve davacı yararına hükmedilen 50.000,00 USD cezai şart alacağının davacı yararına usuli kazanılmış hak teşkil ettiği, birleşen dosyaya yönelik olarak ise; ... dolap satımı hususunda davacı ...'in 03.05.2012 tarihli dilekçe ekinde sunduğu tabloya göre ...A.Ş.ye satılan dolaplara ilişkin ...tarafından ödenen bedelin KDV hariç 1.140.160,00TL olduğu, ...A.Ş.nin ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde ... Plastik'ten 2008 yılı içerisinde ... dolap alımının yapıldığı ve bedelinin KDV hariç 1.139.475,00 TL olduğu, ...A.Ş.ye yapılan ... dolap satışlarının adi ortaklık adına yapıldığı ve söz konusu satışların adi ortaklığın malvarlığı olduğu ve tasfiyeye esas alınması gerektiği, birleşen davada ... marka dolap üretimi için kullanılması gereken ...'e ait ... markasına ait üretim sırları özel teçhizat ve üretim kalıplarının davacı şirket tarafından kendi nam ve hesabına satışı yapılan "..." marka dolap üretiminde kullanılmasının hem ortaklık sözleşmesine aykırılık hem de haksız rekabet niteliğinde olduğu ileri sürülmüş ise de; davalı birleşen davacının bilgisi ve isteği doğrultusunda ... marka dolapların davacı şirket tarafından dava dışı ...A.Ş.ye satışının yapıldığı, kalıp ve teçhizatların ... marka üretimininde kullanıldığı hususunun ispat edilemediği, bu nedenle birleşen davalıların haksız rekabet oluşturulacak bir eylemlerinin bulunmadığı, taraflar arasındaki adi ortaklığın uyulan Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği gibi, davalı birleşen davacının kalıpları götürmesi nedeniyle kusurlu davranışı sonucunda eylemli olarak sona erdiği, birleşen davacının bu nedenle ağır kusurlu olduğu, ceza koşulu isteminin de yerinde olmadığı, işyerinde kalan ham madde ve mazemenin varlığının kanıtlanamadığı, bu nedenle birleşen davacının ceza koşulu, haksız rekabet ve yasal koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddi gerektiği, hükme esas alınan 05.07.2022 teslim tarihli tasfiye kurulu raporu uyarınca birleşen dosya davacısına ödenecek tutarın 117.877,05 TL kâr payı alacağı olduğu gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki adi ortaklığın davalının kusuru ile eylemli olarak sona erdiğinin tespiti ile taraflar arasındaki 01.10.2007 tarihli adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, adi ortaklığa ait giderler ile ilgili istemin reddine, cezai şart alacağının kısmen kabulü ile 50.000 USD ceza koşulu alacağının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile adi ortaklığın birleşen dosya davacısının kusuru ile eylemli olarak fesih olduğunun tespiti ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, ceza koşulu alacağı talebinin reddine, 117.877,05 TL'nin birleşen dosya davalısından alınarak birleşen dosya davacısına ödenmesine, diğer maddi tazminat istemleri ile manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
Mahkemenin 06.12.2022 asıl ve 26.05.2023 tarihli ek kararının süresi içinde asıl davada davacı, birleşen davada davalılar vekili ile asıl davada davalı birleşen davada davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece davacı/birleşen davada davalılar vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine yönelik ek kararın onanmasına, asıl davaya ilişkin vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı/birleşen davada davacı vekili, davacı/birleşen davada davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
1. Davalı/birleşen davada davacı ... vekili; cezai şart talebinin dayanağının, karşı tarafın müvekkile ait ... marka kalıp ve üretim tekniklerini kullanarak “...” markası ile ürünleri paketleyip, ...A.Ş. haricinde üçüncü kişilere pazarlayıp satması olduğunu, cezai şartın, yalnızca ...A.Ş. ile yapılan ticari faaliyete bağlı olduğu varsayımıyla değerlendirilmesinin yanlış olduğunu, cezai şart talebinin, farklı bir eyleme dayalı bağımsız bir talep olduğunu, ...A.Ş. ile yapılan satışlar dışında geliştiğini, gerekçeli kararda yazılan red gerekçesinin taleple bağdaşmadığını, sözleşmenin ifasını talep eden taraf aynı anda cezai şartı isteyemeyeceğinden karşı tarafın cezai şart talebinin kabulünün hukuka aykırı olduğunu, 05.07.2022 tarihli tasfiye raporunda, ortaklık faaliyetlerinden doğan gelirin tümünün taraflarına ait olduğunun belirlendiğini, bu hususun gerekçeli kararda açıkça yer verilmeden hüküm kurulduğunu, temyiz başvurusunda ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ettiklerini ileri sürerek; Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Asıl davada davacı/birleşen davada davalılar vekili; Mahkemece kabul edilen 50.000 USD cezai şarta ilişkin avukatlık ücretinin doğru hesaplanmadığını, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre ve karar tarihinde geçerli olan döviz kurunun TL'ye çevrilmesi suretiyle avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini, faiz talebinde bulundukları halde bu konuda bir karar verilmediğini, davalı yana keşide edilen ihtarname tarihinden itibaren en yüksek faiz oranına hükmedilmesi gerektiğini, Mahkemenin 26.05.2023 tarihli ek kararının onanmasının hukuka aykırı olduğunu, 13.03.2023 tarihinde sunulan temyiz dilekçesi ile birlikte tüm harçların tam olarak yatırıldığını, sonrasında gönderilen muhtıranın içeriğinin açık ve anlaşılır olmadığını, hangi dava yönünden harç istenildiğinin belirli olmadığını, harcın daha önce yatırıldığından sehven gönderildiğinin düşünüldüğünü, asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı ...'in avukatı olmadığı halde lehine avukatlık ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı ...'in maddi - manevi tazminat taleplerinin tamamı reddedildiği halde lehine doğru şekilde avukatlık ücretine hükmedilmediğini, manevi tazminat tutarı üzerinden ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı ...'in cezai şart talebi tam olarak reddedildiğinden karar tarihi itibariyle geçerli olan kur üzerinden cezai şart talebi olan 500.000 USD 'nin TL'ye çevrilmesi suretiyle avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini, hükme esas alınan tasfiye kurulu raporunun denetime elverişli olmadığını, itirazlarının dikkate alınmadığını, adi ortaklığa ilişkin işin maliyetlerine katlanılması bakımından tarafların üstlendikleri ve fiili olarak yaptıkları net bir şekilde ortaya koyulmadığını, maliyetlere tarafların eşit olarak katıldığı varsayımıyla hesap yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki Adi Ortaklık Sözleşmesine göre, kâr ve zarar oranının yarı yarıya belirlendiğini, ortaklık süresinin 5 yıl olduğunu, akde aykırı davranan tarafin diğer tarafa 500.000 USD cezai şart ödemesinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin yapılmasından sonra davalı taraf sözleşme uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, masraflara yarı yarıya katılması gerekirken bunu yapmadığını, adi ortaklığın devamının sağlanabilmesi amacıyla gerekli yer temini, inşaat maliyeti, işçilik SSK ödemeleri, gerekli makine ve teçhizat alımı ve leasing ödemeleri, elektrik ödemelerinin tümünün müvekkili tarafından yapıldığını, davalı ise, ortaklık gereğince sadece ortaklıkta belirlenen ürünlerin imalatı için gerekli olan kalıpları getirdiğini ancak bunun dışında ortaklık sözleşmesi uyarınca başkaca bir şey yapmadığını, haliyle bu maliyetlerin tamamının davalı aleyhine yükletilmesi gerektiğini, davalı taraf adi ortaklık için alınan makine ve teçhizatların alımına ve masraflarına katlanmadığı gibi bunların işlemesi ve çalıştırılması için adi ortaklık merkezinin fiilen kurulmasına dair iş yerinin yapım maliyetlerine de katılmadığını, davalının maliyetlerden de sorumlu olduğunu, ortaklığa konu işin yapılabilmesi için arsa temin eden, bina inşaa eden, tüm makine ve ekipman alımını yaparak donanımını sağlayan, işçilik maliyetlerini karşılayan, SGK ödemelerini yapan, ham madde alımı ve imalat diğerleri gibi masrafları bizzat karşılayanın müvekkili olduğundan "ekipmanlar davacıdadır tasfiyeye gerek yoktur" şeklindeki bilirkişi raporunun kanaatinin doğru olmadığını, davalı tarafın sadece kalıp temin ettiğini, diğer hiçbir masrafa katılmadığını, temin ettiği kalıpları da kısa süre sonra götürdüğü Yargıtay'ın son bozma ilamı ile sabit olduğunu, davalı tarafın açıkça kusurlu olduğunu, ortaklığa tahsis edilen kalıpların ortaklık süresi veya sözleşmesi sona ermeden davalı tarafından götürüldüğünü ve bir daha da geri getirilmediğini, davalı taraf bu kalıplarla bir başka yerde üretim yaptığını, dışarıda yapılan bu üretimin ortaklığa dahil edilmesi gerektiğini, kalıpların ortaklığa tahsis edildiğini, bununla ilgili Eski Kartal 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/128 D.İş sayılı dosyasından tespit yaptırıldığını bu nedenle davalı taraf aleyhine yerel mahkeme tarafından 500.000 USD cezai şarta karar verilmesi gerektiğini, ............. 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/128 D.İş sayılı dosyası ile iş yerinde tespiti yapılan makine ve teçhizatların rapor tarihi itibariyle değerinin 1.196,366 TL olduğunu, bunların tamamımın müvekkili tarafından alındığını, davalının bu teçhizat ve makinelerin alımında hiçbir emek ve sermayesinin olmadığına ilişkin herhangi bir itirazının olmadığını, davalının üretilen ürünlerden sattığını, yaklaşık değerinin 60.000,00 TL'ye yakın olduğunu, müvekkiline ödemediğini, ...A.Ş. ile yapılan ticaretin tamamen müvekkilinin kendi nam ve hesabına yaptığı bir ticaret olduğunu, hükme esas alınan tasfiye kurulu raporunda; plastik sektörü için %40 karlılık oranı ile hesaplama yapılmış olmasının doğru olmadığını savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verildiği, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı, hükme esas alınan tasfiye kurulu raporunun dosya kapsamına ve denetime uygun olduğu, yabancı para alacağına ilişkin davalarda hükmedilmesi gereken vekâlet ücretinin tespitinde hüküm altına alınan veya reddedilen yabancı paranın dava tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığının dikkate alınmasının Dairemizin yerleşmiş uygulamasına uygun olduğu anlaşılmakla Daire kararı yerinde olduğundan taraf vekillerinin karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin karar düzeltme taleplerinin REDDİNE,
Fazla yatırılan karar düzeltme harcının talep halinde karar düzeltme talep edene iadesine Aşağıda yazılı para cezalarının karar düzeltme isteyenlerden alınmasına, 04.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim