Yargıtay yargitay 2025/1948 E. 2025/5867 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/1948
2025/5867
3 Aralık 2025
3. Hukuk Dairesi 2025/1948 E. , 2025/5867 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/785 E., 2025/359 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/376 E., 2022/359 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesini kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkili...in eşi ve çocuklarıyla birlikte tatil için...da faaliyet gösteren ...isimli otele 21.08.2018 tarihinde giriş yaptıklarını, 23.08.2018 tarihinde müvekkilinin oğlu diğer davalı küçük ...ın kaydıraktan kayarak havuza girdiği sırada suyun içerisinde bulunan cam parçası sebebiyle ayağında 14... cm ölçüsünde derin bir kesi oluştuğunu, havuzda bulunan insanların yardımıyla havuzdan çıkarılarak babası tarafından .................Başkent Hastahanesine götürülerek tedavisinin yaptırıldığını, bu olay nedeni ile aynı gün otelden ayrılmak zorunda kaldıklarını, havuzun bakım ve gözetimi ile havuz içerisinde unutulmuş cam parçası nedeniyle meydana gelen olaydan davalı otelin sorumlu olduğunu, müvekkili küçüğün bu yaralanma nedeni ile uzun süre yürüme problemi çektiğini, 6 gece için ödenen 3.500,00 TL ücretin otelde sadece 2 gece kalınması nedeni ile geri kalan 4 gece karşılığı 2.333,33 TL'sinin iadesinin gerektiğini ileri sürerek; müvekkili ... yönünden otelde kalınmayan gecelerin karşılığı olarak 2.333,33 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi, müvekkili küçük... yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL iş gücü kaybı ve 70.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.08.2018'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yetki ve zamanaşımı itirazları olduğunu, davacıların müvekkili otele ... Acentesi üzerinden rezervasyon yaptırarak giriş yaptıklarını, 7 yaşındaki davacı küçük ...ın büyüklerin kullandığı kaydırak havuzuna tek başına gönderilmesinin her türlü riski göze alarak mevcut durumun ağırlaşmasına neden olduğunu, havuzda gerekli uyarı levhalarının bulunduğunu, asli kuralların davacılar tarafından ihlal edildiğini, ilgili yönetmelik hükümlerinin yerine getirildiğini, havuzda cankurtaranın görev yaptığını, davacının olayın oluşu ile ilgili anlatımlarının samimi olmadığını, cankurtaranın ilk yardım müdahalesini yaparak revire götürdüğünü ve gerekli müdahale sonrası ................Hastanesine ambulans ile gönderildiğini, tatil .............dan alındığı için sadece kaza öncesi 2 günün konaklama bedelinin ............a faturalandırıldığını, sonraki günlerin bedelinin müvekkilince değil... tarafından davacılardan tahsil edildiğini, müvekkili otelde havuz ve sahil bölgesinde cam bardak değil polikarbon ve tek kullanımlık bardakların kullanıldığını, havuz başına cam bardak ve tabakların getirilmesinin yasak olduğunun 4 dilde ilan edildiğini, müvekkili otel yetkililerinin ihmalinin bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ailenin sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya kazandırılan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna göre davacı küçük ...ın kalıcı maluliyetin olmadığı, geçici iş görememezlik süresi belirlenmişse de küçüğün yaşı itibariyle çalışması mümkün olmadığından geçici iş görememezlik zararının da oluşmadığı, davacı ...'in bedelini ödeyip kalmadıkları 4 günlük ücret olan 2.333,33 TL'yi talep edebileceği, havuzda cam bardağın bulunmasının davalının hizmet kusuru olduğu, yaralanma ve tedavi süresi uyarınca manevi zararın oluştuğunu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile; davacı ... yönünden 2.333,33 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve 1.000,00 TL manevi tazminatın 21.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davacı küçük... yönünden maluliyet tazminatı isteminin reddine, 2.500,00 TL manevi tazminatın 21.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı işletmenin gerekli gözetim görevini yerine getirmediğinin sabit olduğu ve Mahkemece bilirkişi raporunun aksine davalı işletmenin hizmet kusurunun bulunduğunu kabul etmesinde isabetsizlik görülmediği, davalı vekilinin istinaf başvurusunun maddi tazminat yönünden kesinlik, manevi tazminat yönünden ise esastan reddine, davacılar vekilinin sair istinaf itirazları yerinde görülmemekle birlikte manevi tazminat hükmü bakımından başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm verilmek suretiyle, davacı ... yönünden 2.333,33 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 21.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davacı küçük... yönünden maluliyet tazminatı isteminin reddine ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 21.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 203,67 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına bakiye giderin hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, takdir edilen manevi tazminatların çok düşük olduğunu, ATK raporuna itirazları ile iş gücü kaybı ve hastane masraflarının Mahkemece reddinin hukuka aykırı olduğunu, iş gücü kaybı, süresi ve hastane masrafları yönünden hesap bilirkişisinden rapor alınmadan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafa hükmedilen vekalet ücretlerinin yerinde olmadığını, reddedilen tutar üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin, kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan vekalet ücretinden fazla olamayacağını ve davanın tüketici uyuşmazlığından kaynaklanması nedeniyle karşı yan vekalet ücretinin 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet kusuru iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 266. ve devamı maddeleri uyarınca; çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.
2. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder. 6100 sayılı Kanun'un 281. maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkemece, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için mahkemenin, gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
3. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve her ne kadar dosyaya kazandırılan 11.01.2022 tarihli kusur raporunda davalıya kusur atfedilmemiş olsa da yukarıda izah edilen mevzuat gereği, davalı işletmenin gerekli gözetim görevini yerine getirmediğinin dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgelerle sabit olduğu ve Mahkemece mezkur raporun aksine davalının hizmet kusurunun bulunduğu kabulünün yerinde olduğu, dava dilekçesinde hastane masraflarına dair bir talepte bulunulmadığı görülmekle Mahkemece taleple bağlı kalınmasının isabetli olduğu, takdir olunan manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun, takdir edilen vekalet ücretinin de karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13. maddesine göre yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.