Yargıtay yargitay 2025/1833 E. 2025/5830 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/1833
2025/5830
2 Aralık 2025
3. Hukuk Dairesi 2025/1833 E. , 2025/5830 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/175 E., 2022/51 K.
Mahkeme kararı davacı/karşı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'i sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; davalı avukatın müvekkilinin avukatı olduğunu, müvekkil şirketçe vekalet ilişkisinin sona erdirildiğini, davalının vekil sıfatıyla yürüttüğü icra takibinde, bir kısım hacizli taşınmaz malların satışının yapılmasını yasal süresinde talep etmeyerek hacizlerin düşmesine sebebiyet verip müvekkilini zarara uğrattığını, tahsil ettiği paraları ödemeyerek uhdesinde tuttuğunu, bu nedenle 101.763,89 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Karşı davada davacı vekili; tarafların avukatlık sözleşmesi yaptıklarını, avukatlık ücretinin ödenmediğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 120.000,00 TL vekalet ücreti alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve karşı davada davalı vekili; davanın reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
1. Mahkemenin 29.12.2014 tarihli kararıyla; dava dilekçesinin yetki yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 06.07.2015 tarihli ilamıyla; uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinin görevi dahilinde kaldığı anlaşılmakla dava dilekçesinin Mahkememizin görevsizliği nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı/karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 10.12.2015 tarihli ilamıyla; genel Mahkemelerin görevli olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin ilam başlığında belirtilen kararıyla; somut olayda İstanbul Barosu Yönetim Kurulunun 04.12.2014 tarihli kararı ile şikayet edilen Avukat ... hakkında “disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına” karar verildiği, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 01.04.2016 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verildiği, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 02.05.2016 tarihli olur ile onayladığı, Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/147 E., 2015/306 K. sayılı 18.12.2015 tarihli kararı ile sanık avukat ...'ın ihaleye fesat karıştırma suçundan 5 ay hapis ve 8.340,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 01.07.2016 tarihi itibariyle kararın kesinleştiği, iş sahibi ...Sanayi ve Yapı A.Ş. ile vekil avukat ...'ın imzalarını içeren "Teslim Tutanağı ve İbranamedir" başlıklı 15.02.2013 tarihli belge tanzim edildiği, bu ibranamenin taraflar arasında önemli bir uyuşmazlık nedeni olan 12.11.2012 tarihli ihaleden sonra düzenlendiği, davacı-karşı davalı ...Sanayi ve Yapı A.Ş., adına ...'ın 19.11.2012 tarihli Savcılık beyanı bulunmakta olup (talimatla alman 12.01.2015 tarihli beyanı ile önceki beyanını tekrarladığı anlaşılmaktadır), ibraname tarihi itibariyle uyuşmazlığı bildiği, bu durumda davacının davalı vekilinin uhdesinde tuttuğu parasının bulunmadığı, bilakis karşı davacı vekilin yaptığı müşavirlik ücreti olarak 57.000,00 TL dava ve icra takipleri nedeniyle vekalet sözleşmesine göre hesaplanan 165.498,13 TL toplam 222.498,13 TL alacağının bulunduğu, bu tutarın 114.420,89 TL'sinin karşı davacı hesabına gönderildiği, kalan bakiyenin 108.077,15 TL olduğu gerekçesiyle, asıl davanın sübuta ermediğinden reddine, karşı davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 108.077,15 TL vekalet ücreti alacağının karşı dava tarihi olan 14.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı/karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı/karşı davalı vekili; asıl davada davalı avukatın bir kısım hacizli taşınmaz malların satışını yasal süre içinde talep etmediğini, hacizlerin düşmesine sebebiyet verdiğini, satış istenmediğini, gereksiz yere davalar açıldığını, icra dosyasından çekilen paranın eksik bildirildirildiğini ve eksik ödeme yapıldığını, davalının ofise çağırması üzerine gidildiğini ancak yerinde olmadığını, vekilin yaptığı işlemlerde onayı bulunmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını, avukatın ihaleye fesat karıştırma suçunu işlediği, kendisine güveninin kaybolduğunu, ibraname belgesine itibar edilmemesi gerektiğini, olayların bu tarihten sonra geliştiğini; karşı davada ise, ibraname ve teslim tutanağı belgesine göre, avukatlık ücreti ve danışmanlık ücretlerinin ödendiği hususlarında anlaşıldığını, buna göre borcunun bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık asıl davada vekalet sözleşmesi kapsamında vekilin haksız olarak uhdesinde tuttuğu paranın tazmini, karşı davada ise hak edilen vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir.
1. Taraflar arasında akdedilen 13.01.2011 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesinde, sözleşmenin konusunun hukuki yardım, hukuki danışmanlık ile dava ve icra takibi olup, süresinin 1 yıl olduğu, taraflarca feshedilmediği takdirde kendiliğinden yenileneceği, taraflardan birinin dilerse sözleşmeyi yazılı ihtar (noterden) tebliğ ederek ihtarın tebliğini izleyen bir ay sonrasında sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. 07.03.2014 tarihli noter kanalıyla gönderilen ihtarname ile davalı avukat davacı müvekkili tarafından azledilmişse de, sözleşme gereği tarafların her zaman fesih hakkı bulunduğu gözetilerek haklı ya da haksız azil hususlarının dava konusu olayda değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
2. Yine taraflar arasında düzenlenen "Teslim Tutanağı ve İbranamedir" başlıklı 15.02.2013 tarihli belgenin incelenmesinde, "...bugüne kadar tüm usuli işlemlerin eksiksiz olarak ve yasal mevzuata uygun olarak yapıldığı, ...sürelere riayet edildiği, kendilerine yapılan bildirimlerin yerine getirildiği, .... dava veya icra dosyası ile hak, alacak, talep kaybına uğramadıkları, hiçbir dosyanın takipsiz bırakılmadığı, .... duruşmalara girildiği, ... icra dosyalarının duruşma ve diğer safhalarından avukatların sorumluluklarının bulunmadığı, kendilerine bildirim yapıldığı halde masraf vermediklerinden dolayı gerçekleştirilemeyen usuli ve esasa dair işlemlerden .... sorumluluklarının bulunmadığı, ... icra dosyalarından yapılan tahsilatların eksiksiz olarak... kendilerine ödendiği, yapılan tahsilatlardan .... avukatlık ve danışmanlık ücreti mahsuplarının kendilerinin bilgisi dahilinde yapıldığı, avukatlardan herhangi bir alacakları kalmadığı, ... bilgi ve belgelerin sunulmamasından avukatların sorumluluğunun bulunmadığı...." şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
3. Davacı şirket yetkilisinin 19.11.2012 tarihli ihaleye fesat karıştırma yargılaması ile ilgili olarak avukatı hakkında Savcılık ifadesinde "ihalede 120.000 TL'ye kadar artırım yapılması, evin alımında ısrarcı bir alıcı olması durumunda ise en fazla 130.000 TL'ye kadar pey sürülmesi ve daha fazla artırım yapılmaması" hususunda talimat verdiği, 12.01.2015 tarihli Mahkemedeki beyanında da "19.11.2012 tarihli ifadem doğrudur" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle taraflar arasında düzenlenen "Teslim Tutanağı ve İbranamedir" başlıklı 15.02.2013 tarihli belgenin uyuşmazlık nedeni olan 12.11.2012 tarihli ihaleden sonra düzenlenmesi sebebiyle, ibraname tarihi itibariyle davacı vekilinin müvekkilin davalı avukatın yargılandığı ihaleye fesat karıştırma suçuna ilişkin olaylardan sonradan haberi olduğu iddiasına itibar edilmemiş olup, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 439. maddesi uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacı/karşı davalıdan alınıp, davalı/karşı davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince kararın tebliginden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.