Yargıtay yargitay 2024/3432 E. 2025/1317 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/3432
2025/1317
4 Mart 2025
3. Hukuk Dairesi 2024/3432 E. , 2025/1317 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/518 E., 2022/395 K.
DAVA TARİHİ : 27.02.2013
Mahkeme kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın bozulmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 09.05.2006 ile 04.02.2011 tarihleri arasında davalı ...de ikinci pilot olarak çalıştığını, davalının sözleşme hükümlerine aykırı haraket etmesi ve müvekkilinin sözleşmeden doğan haklarının ödenmemesi nedeniyle müvekkili tarafından hizmet ilişkisinin haklı olarak sona erdirildiğini, kullanılmayan yıllık ücretli izin alacağı, ikramiye alacağı, ceza koşulu olan alacağının ve sözleşmenin haklı sebeple feshinin davalı şirketin akde aykırı davranmasından doğmuş olması sebebiyle bakiye süre alacağı ve muhik tazminatın, 09.05.2006 tarihi ile 04.02.2011 tarihi arasında müvekkiline eksik olarak ödenmiş olan ücret alacağı olmak üzere toplam 51.000,00 USD'nin fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ilgisine göre temerrüt ve dava tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankasınca USD'ye uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş; davacı vekili 09.01.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile ücret alacağı talebini 9.244,00 USD, ikramiye alacağı talebini 24.818,93 USD, cezai şart alacağı talebini 17.856,83 USD, muhik tazminat alacağı talebini 15.977,17 USD, yıllık izin ücreti alacağı talebini 8.834,43 USD olmak üzere toplam 76.731,36 USD'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı ile müvekkili arasında 5 yıllık uçuş personeli iş sözleşmesi imzalandığını, davacının 04.02.2011 tarihine kadar çalıştığını, sözleşmeye göre çalıştığı dönemde tüm haklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiş; 30.06.2014 tarihli dilekçe ile; cevap dilekçesini ıslah ederek, zamanaşımı definde bulunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.03.2015 tarihli ve 2013/102 E., 2015/64 K. sayılı ilamıyla; davalı şirketin sözleşmenin başlangıç tarihinden itibaren ücret ödemelerini eksik yaptığı ve kararlaştırılan günde ödemediği, uçuş tazminatı ödemesi yapmadığı, davacının her ne kadar ihtarname çekmeden önce 20.01.2011 tarihinde THY'da işe giriş başvurusunda bulunmuş ise de; daha öncesinde de eksik ücret ve tazminat alacaklarını talep etmesine rağmen ödeme yapılmadığı, fesih işleminin haklı olduğu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.739,77 USD tazminat alacağı, 8.560,78 USD ikramiye alacağı, 17.534,37 USD ceza-i şart alacağı olmak üzere toplam 33.834,92 USD alacağının 04.02.2011 fesih tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4 (a) maddesi gereğince hesaplanacak döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, Mahkeme kararına karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 21.12.2017 tarihli ve 2015/30141 E., 2017/12977 K. sayılı ilamıyla; Mahkemece açıklanan gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece 19.07.2018 tarihli ve 2018/165 E., 2018/269 K. sayılı ilamıyla; bozmaya uyularak davacının ıslah talebi de dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, 8.145,00 USD ücret alacağı, 7.739,77 USD tazminat alacağı, 8.560,78 USD ikramiye alacağı, 17.534,37 USD ceza-i şart alacağı olmak üzere toplam 41.979,92 USD alacağın davalıdan 04.02.2011 fesih tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4 (a) maddesi gereğince hesaplanacak döviz faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 19.09.2019 tarihli ve 2019/2247 E., 2019/8545 K. sayılı ilamıyla; dava konusu ücret alacağına karşı davalı taraf cevap dilekçesini ıslah ederek zamanaşımı def’inde bulunduğu, Mahkemece bu husus hakkında bir değerlendirme yapılmadan bilirkişinin zamanaşımını dikkate almadan yaptığı hesabı doğrultusunda ücret alacağı yönünden davanın kabulüne karar verilerek eksik incelemeye dayalı hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve yine Mahkemenin ikramiye alacağını talep etme hakkının doğduğu tarihten önce de davacının her yıl için bir aylık ücret tutarında ikramiye talep etme hakkı olduğunu kabul etmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile sadece sözleşmenin kurulduğu tarihten 3 yıl sonrası için çalıştığı her yıla ilişkin ikramiye alacağı hesaplanarak bu miktar üzerinden kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Üçüncü Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece 19.10.2021 tarihli ve 2020/140 E., 2021/308 K. sayılı ilamıyla; Yargıtayın bozma kararında Mahkemenin önceki kararında hükme bağlanan 17.534,37 USD tutarındaki ceza koşulu alacağı ve 7.739,77 USD tazminat alacağı konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar yer almadığından bu konuda Mahkemece verilmiş olan kararın kesinleştiği, Yargıtay bozma kararına uygun şekilde davacının ikramiye alacağını talep etme hakkının doğduğu tarihten önce de davacının her yıl için bir aylık ücret tutarında ikramiye talep etme hakkı olduğu kabul edilerek bilirkişilerce hesaplama yapıldığı, raporun son sayfasında da zamanaşımına uğramış olan ikramiye alacaklarının düşülmesinden sonra bakiye ikramiye alacağının 20.318,93 USD olduğunun tespit edildiği, davalının zamanaşımı definin kabulü ile davacının ücret alacağının tamamının zamanaşımı süresinden sonra talep edilmiş olması nedeniyle davacının ücret alacağının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının ceza koşulu alacağı hakkında Mahkemenin önceki kararının kesinleşmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının tazminat alacağı hakkında Mahkemenin önceki kararının kesinleşmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalının zamanaşımı definin kısmen kabulü ile davacının ikramiye alacağı talebinin kısmen kabulüne ve 20.318,93 USD'nin fesih tarihi olan 04.02.2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un m. 4/a'ya göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ücret alacağı talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 28.06.2022 tarih ve 2021/8739 E., 2022/6261 K. sayılı ilamıyla; İlk Derece Mahkemesinin önceki kararlarının Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 21.12.2017 ve 19.09.2019 tarihli kararlarında araştırmaya yönelik olarak bozulduğu, bozma ilamında kararın bozma kapsamı dışında kalan sair yönlerden kesinleştiğine dair bir açıklama bulunmadığı, Mahkemece bozma ilamında belirtilen hususlar dikkate alınarak davacının tüm talepleri hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafın cevap dilekçesini ıslah ederek zamanaşımı definde bulunduğu, ücret gibi dönemsel edimler beş yıllık zamanaşımı süresine bağlı olduğu, zamanaşımı süresinin davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği ihtarname tarihi olan 04.02.2011 tarihinden itibaren başladığı, beş yıllık zamanaşımı süresinin 04.02.2016 tarihinde dolduğu, davanın ise 27.02.2013 tarihinde açıldığı, davacının ıslah dilekçesini ise 08.01.2015 tarihinde dosyaya sunduğu, hem dava dilekçesindeki hem de ıslah dilekçesindeki taleplerin zamanaşımına uğramadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri incelendiğinde sözleşmeden hem sözleşme konusu borcun hem de ceza koşulunun ifasının istenebileceğine ilişkin bir madde yer almadığı, ceza koşulunun borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için de kararlaştırılmadığı, bu nedenle davacının ya borcun ifasını ya da ceza koşulunu isteme hakkının bulunduğu, davacı tarafın her ikisini de talep etmiş olduğu, bu gerekçelerle ceza koşulu talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacının yıllık izin ücreti alacağının bulunduğuna ilişkin bir delil bulunmadığı, diğer kalem alacaklar yönünden bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının 9.244,00 USD ücret alacağının 1.000,00 USD'nin dava tarihi olan 13.02.2013 tarihinden itibaren, kalan 8.244,00 USD'nin ıslah tarihi olan 08.01.2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un m. 4/a'ya göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının 15.977,17 USD tazminat alacağının 10.000,00 USD'nin dava tarihi olan 13.02.2013 tarihinden itibaren, kalan 5.977,17 USD'nin ıslah tarihi olan 08.01.2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un m. 4/a'ya göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının 24.818,93 USD ikramiye alacağının 20.000,00 USD'nin dava tarihi olan 13.02.2013 tarihinden itibaren, kalan 4.818,93 USD'nin ıslah tarihi olan 08.01.2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un m. 4/a'ya göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının 12.000,00 USD ceza koşulu alacağı talebinin reddine, davacının 8.834,43 USD yıllık izin ücreti alacağı talebinin reddine
karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
Dairenin 13.05.2024 tarihli ve 2024/1326 E., 2024/1653 K. sayılı ilamıyla, davacı vekilinin davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davacının talep ettiği ücret alacağının 27.02.2008 tarihinden önceki kısımlarının zamanaşımına uğradığı, bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmeler de gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili; davacının ikramiye talebine ilişkin olarak tüm sözleşme süresi boyunca ancak üç aylık ücret tutarında ikramiyeye hak kazanabileceğini, söz konusu ikramiyenin sözleşmenin üçüncü senesinden sonra hakedileceğini, davacının sözleşme süresi sona ermeden iş akdini kendi feshetmiş olması karşısında son senesi için ikramiyeye de hak kazanmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, en aleyhe kabulde dahi davacının ikramiye alacağının zamanaşımı itirazımız doğrultusunda 16.123,15 USD olabileceğini, davacının iş akdini feshetme sebebinin THY’de göreve başlayacak olması olduğunu, iş akdini haklı bir sebebi olmaksızın fesheden davacının kıdem tazminatına ya da feshe bağlı herhangi tazminata hak kazanmasının mümkün olmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 438. maddesinde sözü edilen tazminatın iş akdinin işveren tarafından feshedilmiş olması halinde söz konusu olan bir tazminat olduğunu, somut olayda davacının iş akdini kendisinin feshettiği durumda uygulama alanı bulmadığını, bir an için davacı lehine kıdem tazminatına hükmedilebileceği düşünülse dahi hükmedilen tazminat tutarının hesaplamasının fahiş olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet akdinin feshinden kaynaklanan kullanılmayan yıllık ücret izin alacağının, ikramiye alacağının, cezai müeyyide alacağının, sözleşmenin kalan süresi için muhik tazminat alacağının ve sözleşme süresince eksik ödenen ücret alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bozma kararlarında açıklanan ilkeler ve gerekçelere göre davalı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE,Aşağıda yazılı karar düzeltme harcı ile para cezasının düzeltme isteyene yükletilmesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.