Yargıtay yargitay 2024/2048 E. 2025/1322 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/2048
2025/1322
4 Mart 2025
3. Hukuk Dairesi 2024/2048 E. , 2025/1322 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2454 E., 2024/347 K.
DAVA TARİHİ : 03.07.2019
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/415 E., 2022/583 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının 29.01.2018 tarihinde sol alt kadran ağrısı şikayeti ile davalı ... Odak Hastanesinin acil servisine başvurduğunu, tetkikleri yapıldığını, böbrek ve idrar yollarında taş olduğu bildirilerek 09.02.2018 tarihinde ameliyatın gerçekleştiğini, taburcu olduktan bir süre sonra idrarını yapamama ve idrarında kanama olması şikayetiyle tekrar Denizli Özel Odak Hastanesine başvurduğunu ve tekrardan tetkikleri yapılarak, iki gün boyunca davalı hekim ...'ın talimatı ile sonda takılı şekilde hastanede kaldığını, ve davalı hekim tarafından Pamukkale Üniversitesi Hastanesine gitmesi gerektiğinin söylendiğini, böbreğinin bir kısmının ameliyat esnasında kesildiğini öğrendiğini, bu nedenle kanamanın durmadığını ve tekrar ameliyat yapıldığını, bu olay nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; böbrek taşı ameliyatında herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı hastane ve çalışanlarının, gerçekleştirilen bu ameliyat işlemi sırasında üzerlerine düşen özen ve dikkat yükümlülüğünü gerektiği şekilde yerine getirdiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi heyet raporu ile tanzim ettirilen ATK raporunda aynı doğrultuda belirlendiği şekilde, davacının davalı hastanede ameliyat olması dolayısıyla uygulanan tedaviler bakımından ve davacı ile imza altına alınan hasta rıza formu da dikkate alınarak, davaya konu tedavi ile davalı hastane hizmetinden kaynaklı davalıların herhangi bir hizmet kusurunun mevcut olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerek ATK gerekse mahkemece üniversiteden konusunda uzman bilirkişilerce aldırılan raporda davalı doktorun uyguladığı tedavi ve ameliyat yönteminde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, hasta onam formları ile teşhis ve tedavi işlemlerinin yeterli bulunduğu, söz konusu olumsuz olayı bu tür ameliyatlarda gelişebilecek ciddi bir komplikasyon olduğu, bahse konu rahatsızlıkla uygulanan tedavi hizmeti arasında bir illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; doktorun meslek alanı içinde olan hafif de olsa bütün kusurlarından sorumluluğunun bulunduğunu, salt ameliyata rıza göstermenin (onam) yeterli olmadığını, ayrıca komplikasyonların da izah edilmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumu raporunun yetersiz olduğu, onam formunun hasta eşi tarafından imzalandığını, Üniversitelerin ilgili ana bilim dallarından seçilecek, konularında uzman bilirkişilerden oluşmuş bir kurul aracılığı ile denetimine elverişli rapor alınması gerektiğini, aydınlatılmış onam hususunda ispat külfetinin davalı yanda olduğu gözetilerek ameliyat sonrası oluşan arazların komplikasyon olduğunun belirlenmesi halinde ise, davacı tarafın aydınlatılıp aydınlatılmadığı üzerinde durulması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet ilişkisinden kaynaklı hekim hatası iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle hasta onam formlarının usulüne uygun olmasına, Mahkemece alınan bilirkişi raporları ile davalılara izafe edilebilecek kusur bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.