SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/5360 E. 2025/27967 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/5360

Karar No

2025/27967

Karar Tarihi

9 Aralık 2025

3. Ceza Dairesi 2025/5360 E. , 2025/27967 K.

"İçtihat Metni"

İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3.Ceza Dairesinin 30.09.2024 tarihli ve 2021/15906 esas,
2024/10919 sayılı kararı
SAYISI : 2017/1504 E., 2017/1662 K.
SUÇ : Terör örgütü propagandası yapma
HÜKÜM : TCK’nın 3713 sayılı Kanun’un 7/2, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3 ve 58. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I. İTİRAZIN KONUSU
Kars Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/37 esas sayılı iddianamesi ile hükümlü ... hakkında "terör örgütü propagandası yapmak" eylemi nedeniyle 3713 sayılı Kanun'un 7/2, TCK'nın 62, 53... . maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Hükümlü ... hakkında Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılaması neticesinde 29.05.20 17... /3 esas 2017/43 sayılı karar ile 3713 sayılı Kanun'un 7/2-1. cümle, TCK'nın 62, 53... . maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın istinaf talebi doğrultusunda inceleme yapan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 13.12.20 17... /1504 esas, 2017/1662 sayılı ilamı ile söz konusu başvuruyu esastan reddetmiştir.
Yine sanığın temyiz başvuru üzerine; Başsavcılığımızın 2019/119353 temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. madde uyarınca reddi istemli tebliğnamesini müteakip, Yargıtay 3. Ceza Dairesi 30.09.2024 tarihli ve 2021/15906 esas, 2024/10919 karar sayılı ilamı ile onama kararı vermiştir.
Aşağıda yer verilen nedenlerle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca sanık lehine itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulması gerekmiştir.
II. İTİRAZ NEDENLERİ
Verildigi tarih itibariyla kesin olup 7188 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesiyle temyize tabi kılınan kararlar bakımından, CMK'ya eklenen geçici 5. maddede belirtilen süresi içinde ve fakat temyiz sebebi içermeyen dilekçe veren sanığa hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMK'nın 295/1. maddesi uyarınca 7 gün içerisinde temyiz sebeplerini bildirmesi gerektiğine dair ihtarda bulunulması gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Anayasamızın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrası "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmünü içermektedir.
İlk derece mahkemesinin hükümlerine karşı kanun yoluna başvuru hakkının sözleşme kapsamında korunması gereken bir hak olarak kabul edilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Ek 7 nolu protokolle gerçekleşmiştir. Protokol, 22.11.1984 tarihinde imzalanmış, 01.11.1988’de yürürlüğe girmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisinde 25.03.2016 tarihinde onaylanarak iç hukukumuzun bir parçası hâline gelmiş bulunmaktadır. Protokolün "Cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı" başlıklı 2. maddesi "Bir mahkeme tarafından cezai bir suçtan mahkum edilen her kişi, mahkumiyet ya da ceza hükmünü daha yüksek bir mahkemeye yeniden inceletme hakkını haiz olacaktır. Bu hakkın kullanılması, kullanılabilme gerekçeleri de dahil olmak üzere, yasayla düzenlenir.
Bu hakkın kullanılması, yasada düzenlenmiş haliyle önem derecesi düşük suçlar bakımından ya da ilgilinin birinci derece mahkemesi olarak en yüksek mahkemede yargılandığı veya beraatini müteakip bunun temyiz edilmesi üzerine verilen mahkumiyet hallerinde istisnaya tabi tutulabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Anılan protokol ile adil yargılama ilkesi kapsamında cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı kabul edilmiştir. Bu hakkın istisnaları ikinci fıkrada gösterilmiş olup yasada düzenlenmiş hâliyle az önemli suçlar ya da ilgilinin birinci derece mahkemesi olarak en yüksek mahkemede yargılanması ve beraat kararının temyiz edilmesi sonrası verilen mahkûmiyet hâlleridir. Bazı görevlilerin özel yetki kuralları uyarınca Yargıtayda veya Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesinde yargılanması hâlinde bu istisna uygulanabilecektir. Sözleşmede istisna getirebilme olanağına rağmen iç hukukumuzda ilk derece olarak Yargıtayda yargılanacak kişiler bakımından verilen hükümlerin temyiz edilebileceği öngörülerek iki dereceli sistem benimsendiği anlaşılmaktadır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 231. maddesinin ikinci fıkrası;
"Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir.",
"Kararların gerekçeli olması" başlıklı 34. maddesi;
"(1) Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230 uncu madde göz önünde bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir.
(2) Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir.",
"Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar" başlıklı 232. maddenin 6. fıkrası;
"Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.",
"Temyiz" başlıklı 286.maddesi;
" (1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.
(2) Ancak;
a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,
b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları,
c) (Ek: 20/7/2017-7035/20 md.) Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
d) (Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118 sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme:20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
f) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,
g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…)(5) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,
h) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
ı) Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları," ,
286. maddeye 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Yasanın 29.maddesi ile eklenen üçüncü fıkrası;
"(3) (Ek fıkra: 17/10/2019-7188 S.K./29. md) İkinci fıkrada belirtilen temyiz edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile aşağıda sayılan suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları temyiz edilebilir:
".... b) Terörle Mücadele Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar. ..."
7188 sayılı Yasanın 31.maddesi ile eklenen geçici 5. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi;
"286 ncı maddenin üçüncü fıkrasında yapılan düzenleme, bu maddenin yayımlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde talep etmek koşuluyla aynı suçlarla ilgili olarak bölge adliye mahkemelerince verilmiş kesin nitelikteki kararlar hakkında da uygulanır. Bu bendin uygulandığı hâlde, cezası infaz edilmekte olan hükümlülerin, 100 üncü madde uyarınca tutukluluğunun devam edip etmeyeceği hususu, hükmü veren ilk derece mahkemesince değerlendirilir."
"Temyiz başvurusunun içeriği" başlığını taşıyan 294. maddesi;
"(1) Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
(2) Temyiz sebebi, ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.",
"Temyiz gerekçesi" başlığını taşıyan 295. maddesi ise;
"(1) Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir. Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, temyiz isteğinin sanığın yararına veya aleyhine olduğunu açıkça belirtir.
(2) Temyiz sanık tarafından yapılmış ise, ek dilekçe kendisi veya müdafii tarafından imza edilerek verilir.
(3) Müdafii yoksa sanık, tutanağa bağlanmak üzere zabıt kâtibine yapacağı bir beyanla gerekçesini açıklayabilir; tutanak hâkime onaylatılır. Sanığın yasal temsilcisi ve eşi hakkında 262 nci madde, tutuklu sanık hakkında ise 263 üncü madde hükümleri saklıdır."
Hükümlerini içermektedir.
Bir kanun yolu başvurusunun esas yönünden merciince incelenmesi, Anayasamızın 36. maddesinde yer bulan adil yargılanma hakkının güvencelerinden olan mahkemeye erişim hakkı kapsamında kalmaktadır.
Anayasamızın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13. maddesi "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." şeklindedir.
Öğretide de kanun yoluna başvurmanın bir insan hakkı olduğu ifade edilmiştir (Yenisey-Nuhoğlu, Ceza Muhakeme Hukuku, 4. Baskı, s. 838.).
Görüldüğü üzere; temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe dayanma ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına bağlıdır. Anayasamızın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkı da bu anlamda mutlak olmayıp sınırlamalara konu olabilir. Ancak ölçülülük ilkesi uyarınca sınırlamaların mahkemeye erişimi imkânsız hâle getirmemesi ya da aşırı derecede zorlaştırmaması da gerekir.
Temyiz isteminin reddi, temyiz edenin mahkemeye erişim hakkına karşı ağır bir müdahale olduğundan, mahkemelerin veya Yargıtay'ın birtakım imkan ya da tedbirleri devreye sokarak bu ağır müdahaleyi dengelemesi gerekmektedir. Temyizin incelenebilmesi için CMK'nın 294. maddesi gereğince hukuki sebeplere dayanması gerektiğinin, eğer temyiz dilekçesinde bu sebepler yer almıyorsa CMK'nın 295/1. maddesinde yazılı olduğu şekilde temyiz süresinin bitiminden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde temyiz sebeplerini içeren ek dilekçenin verilmesi gerektiğinin temyiz hakkına sahip olanlara ihtar edilmesinin bu ağır müdahaleyi dengeleyebilecek tedbirlerden olduğu kabul edilmelidir. Bu ihtarat mahkemesince yapılmamışsa Yargıtay tarafından yapılması sağlanıp temyiz edenin süresi içinde temyiz sebeplerini içeren ek dilekçe verip vermediğine göre hukuki durumunun tayini gerekmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu da 30.03.2022 tarih ve 2019/9.MD-468 esas, 2022/216 karar sayılı, 12.01.2022 tarih ve 2019/9.MD-470 esas, 2022/1 sayılı kararlarında CMK'nın 295. maddesinde yer alan yedi günlük süreye ilişkin ihtaratın zorunlu olduğuna karar vermiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Verildiği tarih itibariyle kesin olan esastan red kararı hakkında sanığa başvurulacak kanun yolu, süresi, şekli gibi hususlarda bir ihtarda bulunulmasının söz konusu olmadığı, ancak 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesiyle CMK'nın 286. maddesine eklenen 3. fıkra ve aynı yasaya eklenen geçici 5. maddeye göre sanık tarafından hükmün süresi içinde temyiz edildiği, ancak CMK'nın 294. maddesi gereğince bildirilmesi gereken temyiz sebeplerinin dilekçede yer almadığı, bu nedenle sanığa CMK'nın 295.maddesinde yazılı sürede temyiz sebeplerini bildirmesi gerektiğine dair ihtarda bulunulmak üzere dosyanın mahalline tevdiine karar verilip bunun sonucunda süresi içinde temyiz sebeplerini içeren bir dilekçe verilip verilmemesine göre sanığın hukuki durumunun tayini yerine, bu ihtar yapılmadan CMK'nın 298. maddesi gereğince temyiz isteminin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu düşüncesine varılmıştır.
III.GEREKÇE
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ancak daha sonra ilga edilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 293 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, temyiz eden Cumhuriyet savcısına veya ilgililere gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa; hükmün temyiz edildiğinin Bölge Adliye Mahkemesince öğrenilmesinden itibaren gerekçe yedi gün içinde tebliğ edilir.", 5271 sayılı Kanunu'nun 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." ve yine aynı Kanun'un karar tarihi ile itibariyle yürürlükte bulunan ancak daha sonra ilga edilen 295 inci maddesinde yer alan "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.'' şeklindeki düzenlemeler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanığın 24.10.2019 tarihli yasal süresinde vermiş olduğu temyiz dilekçesinin herhangi bir gerekçe içermediği, 7188 sayılı Kanun'da belirlenen kanunî süre içerisinde, temyiz sebebi içeren herhangi bir dilekçe sunmadığı, ancak kararın son bölümünde temyiz başvurusunda hükmün neden dolayı bozulmasının istendiğine dair temyiz sebebi gösterilmesinin zorunlu olduğuna, gösterilmemesi halinde ise temyiz isteminin reddedileceğine dair bildirimi içeren ihtaratın yer almadığının anlaşılması,
IV.KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 30.09.2024 tarihli ve 2021/15906 esas, 2024/10919 sayılı kararı sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
3. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 29.05.2017 tarihli ve 2017/3 esas, 2017/43 karar sayılı ilamının sanık müdafinin temyiz talebi doğrultusunda yapılan incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarih ve 2019/9. MD-554 esas ve 2021/117 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, hak kaybının önlenmesi bakımından sanığa yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak meşruhatlı tebligatla, tebliğden itibaren yedi günlük süre içerisinde, yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz isteminin reddedileceği hususunda ihtar yapılmasının gerektiği gözetilerek söz konusu eksikliğin giderilmesi sureti ile iadesinin temini için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, kesin hüküm ortadan kalkmış olmakla sanık hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim