Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/3973
2025/11363
17 Aralık 2025
2. Hukuk Dairesi 2025/3973 E. , 2025/11363 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2042 E., 2025/271 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/541 E., 2023/253 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden temyiz edilmekle yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince, tarafların ailelerinin haberi olmadan evlendiği, erkek tarafından ayrı ev açılmadığı için kadının üç ay baba evinde kaldığı, bilahare kadının babasının durumu öğrendiği ve tarafların düğünlerini yaptığı, ev açtığı, eşyalarını aldığı, evin kiralarını ödediği, masraflarını karşıladığı, erkeğin borç yaptığı, alacaklılarının kapıya geldiği, çalışmasına rağmen evin giderlerini karşılamadığı, ortak çocuğun doğum ve hastane giderlerini karşılamadığı, tarafların maddî konular nedeniyle tartıştıkları, erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediği, başka kadınlarla mesajlaşarak güven sarsıcı davranışlarının olduğu, kadına "Kilolusun, annene benzeyeceksin." diye söylediği, dolandırıcılık suçundan uzlaşma nedeni ile borç yaptığı, bu borcu kadının ailesinin ödediği, erkeğin kredi çektiği, buna rağmen parasının olmadığını, annesine verdiğini söylediği; kadının ise eski sevgilisini övdüğü, fiziksel şiddet uyguladığı, ayrı yaşadıkları sırada erkeğin annesinin evine giderek kapıyı tekmelediği, erkeğin de içeride olduğu, "Sizi öldüreceğim, bıçaklayacağım." diye tehdit ettiği, erkeğin annesine hakaret ettiği ve erkeğin ailesini istemediği, gerçekleşen duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda kadının ağır; erkeğin az kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl ve karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, karara karşı kadın vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, karar kadın vekilince yukarıda gösterildiği şekilde temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde Mahkemece her ne kadar kadına “ eski sevgilisini övdüğü” vakıası kusur olarak yüklenmiş ise de bu vakıaya yönelik tanık beyanının soyut nitelikte, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibaret olduğu; bu nedenle bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, buna karşın fiziksel şiddet vakıasının ise karşılıklı olup erkeğin kusurlarına bu vakıanın da eklenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, boşanmaya sebebiyet veren ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre taraflar eşit kusurludur. Hal böyleyken, kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğunun kabulü doğru bulunmamış ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda taraflar eşit kusurludur.Toplanan delillerden; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kusuru daha ağır olmayan kadının düzenli bir işi ve gelirinin olmadığı, boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki "hakkaniyet ilkesi" de dikkate alınarak uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadının reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönlerinden kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,
2 İlk Derece Mahkemesi kararının, kusur belirlemesi ve kadının reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönlerinden kadın yararına BOZULMASINA,
3.Davalı-davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.