Yargıtay yargitay 2025/9885 E. 2025/21302 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/9885
2025/21302
1 Aralık 2025
2. Ceza Dairesi 2025/9885 E. , 2025/21302 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2947 E., 2024/3714 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafinin temyiz isteminin, cezanın üst sınırdan belirlendiğine, gerekli indirimlerin yapılmadığına, alt sınırda uzaklaşma gerekçesinin soyut ve yetersiz olduğuna ve sanığın uzlaşmak istediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2020 tarihli ve 2018/639 Esas, 2020/36 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2020/633 Esas, 2022/463 Karar sayılı kararı ile “...Her ne kadar ilk derece mahkemesince mevcut delillere göre yargılamaya devamla hüküm kurulmuş ise de nitelikli hırsızlık suçu açısından sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması bakımından sanığın 03/12/2018 tarihli olarak kollukça alınan beyanında ve 16/01/2019 tarihli celsede "... ilçesinde kebapçı dükkanı işleten ... veya ... isimli kişiye sattım" dediği, müştekinin de aynı celsede "motorsikletim bulundu ancak bana teslim edilmedi" ve 24/04/2019 tarihli celsede "kısmi ödeme olursa cezasından indirim yapılmasına muvafakatim vardır" şeklinde bildirmesi karşısında; müştekinin motorsikletinin kendisine teslim edilip edilmediği hususunun mağdurdan sorulması ile suça konu motorsikletin sanığın beyanı üzerine ele geçirilip geçirilmediğinin veya ne şekilde ele geçirildiğinin belirlenmesi için kolluk tarafından bu hususların araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi, sanığın kollukça alınan beyanında üçüncü kişinin iyiniyetli olmadığını ve motorsikletin çalıntı olduğunu bilerek satın aldığını belirtmesi karşısında suça konu motosikletin sanığın beyanları üzerine bulunarak mağdura teslim edildiğinin veya en azından sanığın beyanına istinaden bulunduğunun anlaşılması halinde kazanç müsederesine konu edilmek üzere sanık tarafından satıştan elde edilen menfaatin mahkeme veznesine depo edilmesi halinde sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçu bakımından 5237 sayılı TCK'nun 168/1-4 maddesi gereğince cezasında indirim uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği, sanığa bu konuda ödeme imkanı sağlanması gerektiği, sanığın hukuki durumunun bu açıdan değerlendirilmesi gerekirken mağdur ...'un suça konu motorsikleti teslim alıp almadığı sorusunun muhatabı olarak tek tanık konumunda olması nedeniyle mahkemece duruşmada dinlenmesi gerektiğinin gözetilmeyerek yargılamaya devamla hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğu, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-f maddesi gereğince istinafa konu sanık ... hakkındaki konut dokunulmazlığının ihlali suçundan görülen kamu davasının sanık hakkındaki nitelikli hırsızlık suçundan görülen ve yukarıda yazılı sebeple bozulmasına karar verilen hükme ilişkin kamu davası ile birlikte görülmesinde bağlantı nedeniyle zorunluluk bulunduğu, sanığa atılı suçun 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143/1 maddeleri kapsamında kaldığı kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş ancak sanığın soruşturma aşamasındaki beyanından tanınmamak için yüzünü gizlediğini belirttiği ve bu hususun olay yerine ilişkin güvenlik kamerası kayıtlarından hırsızlık amacıyla apartmana giren kişinin yüzünde kar maskesi olduğu ve kafasını kapüşonlu bir mont giyerek kapattığı anlaşıldığından eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinin yanı sıra 5237 sayılı TCK'nın suçun tanınmamak için tedbir alarak işlenmesine ilişkin olan 142/2-f maddesi kapsamında da olduğu ve buna göre 5237 sayılı TCK'nın 142/2-f maddesinden sanığın ek savunmasının alınarak tek ceza öngören suçun bu iki nitelikli halinin birlikte işlenmesi nedeniyle iki kanun maddesi birlikte uygulanarak ve bu durum nedeniyle temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan makul bir oranda uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaydı açısından sanığın adli sicil kaydına mahkeme ilam bilgilerinin hatalı girildiği anlaşıldığından doğru mahkeme bilgilerine göre hükmün açıklanmasının temini için ihbarda bulunulması gerektiğinin gözetilmeyerek mahkeme adının hatalı yazılmasının hukuka aykırı olması,...” nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2023 tarihli ve 2022/447 Esas, 2023/802 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.01.2024 tarihli ve 2023/2523 Esas, 2024/220 Karar sayılı kararı ile “...Sanık aleyhine istinaf başvurusu bulunmamasına ve dairemizin 18/03/2022 tarihli 2020/663 Esas, 2022/463 Karar sayılı bozma ilamında bu husus açıkça hatırlatılmasına rağmen sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçu bakımından kurulan mahkumiyet hükmünde sonuç cezanın 5271 sayılı CMK'nın 283/1 maddesine aykırılık oluşturacak şekilde 6 yıl 3 ay hapis cezası yerine 6 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu, sanık aleyhine istinaf başvurusu bulunmamasına ve dairemizin 18/03/2022 tarihli 2020/663 Esas, 2022/463 Karar sayılı bozma ilamında bu husus açıkça hatırlatılmasına rağmen sanık hakkında istinaf işlemleri için yapılan ve bozma sonrası yapılacak olan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu, bozma öncesinde 24/04/2019 tarihli celsede beyanı alınan müşteki ...'un sanık hakkında şikayetçi olmadığını belirtmesine karşın bozma sonrasında 11/01/2023 tarihli celsede sanık hakkında şikayetçi olup katılma hakkını kullanmak istediğini belirtmesi üzerine duruşmalara katılan sıfatıyla kabul edilmesi ile gerekçeli karar başlığında katılan sıfatıyla yer almasının hukuka aykırı olması,...” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararlarında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2020/633 Esas, 2022/463 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2023 tarihli ve 2022/447 Esas, 2023/802 Karar sayılı kararı, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.01.2024 tarihli ve 2023/2523 Esas, 2024/220 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2024 tarihli ve 2024/177 Esas, 2024/562 Karar sayılı kararların hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.