Yargıtay yargitay 2025/9257 E. 2025/21308 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/9257
2025/21308
1 Aralık 2025
2. Ceza Dairesi 2025/9257 E. , 2025/21308 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1145 E., 2025/818 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafinin temyiz istemlerinin, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ve haksız ceza verildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Hatay 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2016/163 Esas, 2019/1119 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2021/105 Esas, 2021/243 Karar sayılı kararı ile “TCK'nun 168. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için, failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı, geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerektiği, kısmi tazmin halinde ise mağdur veya müştekinin buna muvafakat göstermesi gerektiği, somut olayda sanığın 21/05/2015 tarihli araştırma, rıza ile teslim ve muhafaza altına alma tutanağına göre kimliği belirlenen sanık ...'nun 1 adet bilgisayar kasası, 1 adet monitör, 4 adet el telsizi ile 3 adet şarj aletini kendi rızasıyla kolluğa teslim etmesi karşısında, katılanın zararının bir kısmının karşılanmış olması nedeniyle bu iadenin kısmi iade kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve kısmi iade durumunda katılanın rızası halinde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanacağından bu iadeye katılan ...'ın muvafakat gösterip göstermediği sorulup sonucuna göre sanık hakkında TCK'nun 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması ve sanık hakkında iddianamede TCK'nın 119/1-c maddesi talep edilmediği halde CMK'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulması" nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası Hatay 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2021/154 Esas, 2021/580 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 31.10.2022 tarihli ve 2021/2483 Esas, 2022/1993 Karar sayılı kararı ile “Dairemizin 2021/1 05... /243 Karar sayılı ilamında kısmi iade nedeniyle katılan ...'ın, sanığın ceza indirimine rızası sorularak sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması gerekçesi ile yapılan bozma üzerine; yerel mahkemenin, katılana duruşma gününü bildirir tebligat yaptığı duruşmaya gelmemesi üzerine çıkardığı zorla getirme emrine kolluğun adreste bulunmadığı/kapalı olduğu gerekçesi ile bila infaz iadesi sonrası katılana ulaşmanın mümkün olmadığı gerekçesi ile etkin pişmanlık hükümleri uygulamadan aynı hükme tekrar hükmetmiş ise de; aynı dava dosyasında yargılanan istinaf dışı sanık Erkan yönünden dairemizce suç eşyasını satın almak veya kabul etmek suçundan uzlaştırma işlemi yapılması gerekçesi ile bozulan karar sonrası katılanın uzlaştırma görüşmelerine gelip katıldığı ve sonucunda uzlaşma sağlanması üzerine düşme kararı verildiği halde mahkemece katılanın dinlenilmesi konusunda yeteri kadar gayreti gösterilmeden eksik tahkikat ile yazılı şekilde hüküm kurulması” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararlarında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğini” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2021/105 Esas, 2021/243 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Hatay 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2021/154 Esas, 2021/580 Karar sayılı kararı, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 31.10.2022 tarihli ve 2021/2483 Esas, 2022/1993 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Hatay 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2024 tarihli ve 2022/683 Esas, 2024/341 Karar sayılı kararların hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.