Yargıtay yargitay 2025/8442 E. 2025/21316 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8442
2025/21316
1 Aralık 2025
2. Ceza Dairesi 2025/8442 E. , 2025/21316 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1848 E., 2024/1038 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafinin temyiz isteminin, takdiri indirim yapılmadığına ve lehe hükümlerin uygulanması talebinin karşılanmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2021 tarihli ve 2021/193 Esas, 2021/861 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.12.2021 tarihli ve 2021/2137 Esas, 2021/1571 Karar sayılı kararı ile “Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 16/04/2019 tarih ve 2018/2305 esas, 2019/5608 karar sayılı ilamında ve benzer nitelikte bulunan diğer ilamlarında açıkça "iş yeri dokunulmazlığında korunan yararın ''kişi hürriyeti'' olduğu, bir yerin iş yeri olarak kabul edilebilmesi için orada fiilen çalışılması ya da o yerin faal halde olan iş yerinin eklentisi niteliğinde olması gerektiği, açık bir rızaya gerek duyulmadan herkesin girebileceği bir saatte iş yeri veya eklentilerine girilmesi durumunda veya sadece depo olarak ya da salt eşya muhafazası için kullanılan, herhangi bir ticari faaliyetin yürütülmediği ve/veya bir iş yerinin eklentisi niteliğinde olmayan yere girilmesinin iş yeri dokunulmazlığı suçunu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, salt eşya muhafazası için kullanılan, herhangi bir ticari faaliyetin yürütülmediği suça konu yere girilmesi nedeniyle iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden; yasal unsurları oluşmayan iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi" (benzer nitelikte Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 27/05/2019 tarih ve 2018/6021 esas, 2019/8122 karar, 28/02/2019 tarih ve 2019/ 79... /2554 karar, Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 27.02.2020 tarih ve 2019/13426 esas, 2020/2874 karar sayılı ilamları), şeklinde belirtildiği üzere, suç tarihinde suça konu deponun faal olup olmadığı, her hangi bir iş yeri veya ticari faaliyet kapsamında kullanılıp kullanılmadığı ve/veya bir iş yerinin eklentisi niteliğinde olup olmadığının gerekirse keşif yapılarak araştırılarak, yukarıda belirtilen Yargıtay ilamları doğrultusunda sonucuna göre faal olmadığı, her hangi bir iş yeri veya ticari faaliyet ve/veya bir iş yerinin eklentisi niteliğinde olmadığının tespiti halinde sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan beraat kararı verilmesi, aksi halde ise iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan mahkumiyet hükmü verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi ve sanığın aşamalardaki beyanlarında, katılanın zararını gidermek istediğini beyan etmesi ve çalınan bir kısım eşyaların sanığın beyanı ile 3.kişi olan ...'dan alınarak müştekiye iadesinin sağlanması karşısında; Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak katılanın ve iyi niyetli 3. Kişinin net zararlarının tespit edilerek, tespit edilen zarar miktarının tevdi mahalli belirlenerek sanığa tebliğinden sonra zararın ödenmesi halinde sanık hakkında TCK'nın 168/1-2 maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi” nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine" hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.12.2021 tarihli ve 2021/2137 Esas, 2021/1571 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/109 Esas, 2022/795 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.