SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/14863 E. 2025/22324 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/14863

Karar No

2025/22324

Karar Tarihi

9 Aralık 2025

2. Ceza Dairesi 2025/14863 E. , 2025/22324 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2003/368 E., 2004/81 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2025 tarihli ve KYB-2025/125506 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2005 tarihli kararıyla sanığın müştekinin ikamet ettiği apartmanın bahçesinde park halinde bulunan 59... plakalı otomobilinin kelebek camını hırsızlık yapmak maksadıyla kırdığı ancak müşteki tarafından farkedilmesi üzerine icrai hareketlerini tamamlayamadan olay yerinden kaçması şeklinde gerçekleşen eylemden dolayı 5237 sayılı Kanun hükümlerinin lehe olması nedeniyle sadece hırsızlık suçundan dolayı sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/162 esas, 2005/173 karar sayılı ile Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20/03/2023 tarihli ve 2023/1426 esas, 2023/1341 karar sayılı ilâmlarında yer aldığı üzere, lehe olan kanunun belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya sonraki kanun ile cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı doğmuşsa yargılamasının duruşma açılıp uyarlama yargılaması yapılarak karar verilmesi gerekmesi karşısında, mahkemesince sanık haberdar edilmeksizin duruşma açılmayarak sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61/4. maddesinde belirtilen "Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hâllerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.” hükmü ile aynı Kanun'un 61/5. maddesinde belirtilen “... belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir." hükümleri uyarınca sanık hakkında, nitelikli hırsızlık suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 143. maddeleri uyarınca temel cezanın belirlenmesini müteakip, önce malın değerinin az olması nedeniyle indirim hükümleri, ardından teşebbüs ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde aynı Kanun'un 61. maddesi doğrultusunda sıralama hatası yapılarak karar verilmesinde,
3-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Etkin Pişmanlık" başlıklı 168. maddesinde yer alan, "(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.... (4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Sanığın suçun işlenmesi nedeniyle oluşan zararı gidermek isteyip istemediğinin tespit edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından sanığa uygun süre verilerek, gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre sanık hakkında anılan Kanun'un 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde,
4-5237 sayılı Kanun'un 1 41... . maddelerinde yerini bulan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Kanun'un 493/1. maddesinde yerini bulan suçun ögelerinin farklı olduğu, müştekinin davaya konu otomobilinin kelebek camını hakkındaki evrak tefrik edilen diğer suç ortağı ile birlikte kıran sanığın, araç içindeki oto teybini çalmak için teyp kablolarını kestiği, ancak müştekinin müdahalesi üzerine hırsızlık eylemini tamamlayamadığı somut olay kapsamında, sanığın eyleminin, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Kanun'un 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu ve mala zarar verme suçu yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 2 53... . maddelerinde öngörülen uzlaştırma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden mala zarar verme suçu yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.3 No.lu kanun yararına bozma istemi yönünden
Şikâyetçinin ikamet ettiği apartmanın bahçesinde park hâlinde bulunan 59... plakalı otomobilinin kelebek camını olay gecesi saat 02.30 sıralarında hakkındaki evrak tefrik edilen diğer suç ortağı ile birlikte kıran hükümlünün, araç içindeki oto teybini çalmak için teyp kablolarını kestiği ancak şikâyetçinin müdahalesi üzerine hırsızlık eylemini tamamlayamadığı anlaşılmakla; incelemeye konu hırsızlık eyleminin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle hırsızlık suçu yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. 1,2 ve 4 No.lu kanun yararına bozma istemleri yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.06.2006 tarihli ve 2006/10-124 Esas, 2006/165 Karar sayılı kararı ile 04.07.2006 tarihli ve 2006/10-128 Esas, 2006/177 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, kesin hükümde değişiklik yargılaması (uyarlama yargılaması) sonucu verilen hükümler ile tayin olunan cezaların kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
A) Hükümlü ... hakkında Çorlu Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2004 tarihli ilâmının temyiz edilmeksizin 20.05.2004 tarihinde kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile kesinleşen ilâma yönelik uyarlama yargılaması talebi üzerine duruşma yapılmaksızın 07.07.2005 tarihli ek karar ile evrak üzerinden incelemeye konu hüküm kurulmuş ve 5252 sayılı Kanun’un 9/1. maddesinde, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceği öngörülmüş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması zorunlu olup, inceleme konusu dosyada da Yargıtay Ceza Genel Kurulunun anılan kararında belirttiği hususların mevcut olduğu ve buna göre uyarlama yargılamasının duruşmalı yapılması gerektiği gözetilmeden, evrak üzerinden yapılan inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi,
B) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 ve 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, 5237 sayılı Kanun'un 141. ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; şikâyetçinin ikamet ettiği apartmanın bahçesinde park hâlinde bulunan 59... plakalı otomobilinin kelebek camını olay gecesi saat 02.30 sıralarında hakkındaki evrak tefrik edilen diğer suç ortağı ile birlikte kıran hükümlünün, araç içindeki oto teybini çalmak için teyp kablolarını kestiği ancak şikâyetçinin müdahalesi üzerine hırsızlık eyleminin tamamlayamadığı anlaşılmakla; hükümlünün eyleminin, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Kanun'un 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu ve mala zarar verme suçu yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 2 53... . maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken mala zarar verme suçu yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması,
C) Hükümlü hakkında ceza tayin edilirken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61/5. maddesi uyarınca, anılan Kanun'un 145. maddesinin aynı Kanun'un 35. maddesinden önce uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 3 No.lu kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünün 1. bendinde açıklanan nedenle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1, 2 ve 4 No.lu kanun yararına bozma istemlerinin, gerekçe bölümünün 2. bendinde açıklanan nedenlerle KABULÜNE, Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2005 tarihli ve 2003/368 Esas, 2004/81 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim