Yargıtay yargitay 2025/14232 E. 2025/21644 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/14232
2025/21644
2 Aralık 2025
2. Ceza Dairesi 2025/14232 E. , 2025/21644 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1963 E., 2025/1551 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanık ... hakkında katılan ...'a karşı hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin ise sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin tamamına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I- Sanık ... hakkında, katılanlar ..., ... ve ..., ..., ..., ... ve ...'e karşı hırsızlık suçundan; katılanlar ... ve ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e karşı konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 05.09.2025 tarihli ve 2025/1963 Esas, 2025/1551 Karar sayılı kararının sanık ... ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, Manavgat 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2025 tarihli ve 2025/28 Esas, 2025/228 Karar sayılı kararı ile katılanlar ..., ... ve ..., ..., ..., ... ve ...'e karşı hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h. maddesi uyarınca kurulan 5 yıl hapis cezası; katılanlar ... ve ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e karşı konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, aynı Kanun'un 116/1 ve 119/1-c maddeleri uyarınca kurulan 12 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu kararlara yönelik temyizlerin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar hakkında, katılan ...'a karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'ın temyiz isteminin, verilen kararın hukuka aykırı olduğuna, ikinci kez mükerrerlik uygulamasının hatalı olduğuna, samimi beyanlarının dikkate alınmadığına, yalanlar ve iftiralar ortaya atan baba ve oğulun çelişkili beyanlarına itibar edildiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, dosyada müvekkili aleyhine isnat olunan suçların tümü yönünden delil bulunmadığı ve suçun müvekkil tarafından işlenildiğinin şüphe aşamasında kaldığına, yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın işlendiği iddiası ile müvekkiline tüm suçlar yönünden ceza verildiğine, müvekkilinin sorulan sorulara aşamalarda samimi ve gerçek beyanlarda bulunduğuna, müvekkilinin zaten kendisi tarafından gerçekleştirilen eylemleri bizzat açık yüreklilikle anlattığına, ancak tüm suçların müvekkiline yıkılmaya çalışıldığına, verilmiş bulunan bu mahkûmiyet kararlarının açıkça haksız ve hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık lehine bir değerlendirme yapmak gerektiğine, ayrıca üzerine atılı suçlamaları asla kabul etmemekle beraber, verilmiş olan ceza miktarlarının da haksız ve hukuka aykırı olduğuna; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, müvekkili hakkında hırsızlık suçu isnadıyla dosya katılanı ...'a karşı ilgili eylemi gerçekleştirdiği iddiasıyla yerel mahkemenin vermiş olduğu 6 yıl hapis cezası kararının, ne yerel mahkeme ne de bölge adliye mahkemesi nezdinde yerinde olmamakla beraber müvekkili açısından ilgili suçun unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin kasten işlemiş olduğuna ya da diğer sanıkla beraber suça iştirak etmiş olduğuna yönelik inandırıcı kesin bir delil dosya da bulunmadığına, müvekkilinin ilgili suça iştirak etmediğine, kendisinin bilgisi dışında ilgili eylemlerin gerçekleştirildiğine, sanık ... ...'in ilgili eylemleri gerçekleştirebilmek için müvekkilinin iyi niyetinden yararlandığına, ayrıca dosyada sanık ... ...'in aşamalardaki tüm beyanlarına bakılırsa konutlara girmek sureti ile ilgili hırsızlık eylemlerini kendisinin gerçekleştirdiğini itiraf ettiğine, bu eylemlerde ...'in yanında olmadığını, sadece dosyada suça sürüklenen çocuk olarak yer alan ...'ın gözcülük yapmak sureti ile konutların dışında beklediğini beyan ettiğine, suça sürüklenen çocuk ...'in beyanları ile sanık ... ...'in beyanları karşılaştırıldığında müvekkilinin eylemlere iştirak etmediğini gösterir derecede beyanların birbiri ile örtüştüğüne, müvekkilinin yalnızca siciline bakılarak, ki daha önce benzer bir suç işlememiş olmasına rağmen ilgili cezalandırmada adeta tek gerekçe olarak değerlendirerek karar verildiğine, suça konu eşyalar müvekkilinin evinden çıkmış olsa da müvekkilinin eşyaların evde olduğunu bildiği anlamına gelmediğine, sanık ... ...'in ilgili eşyaları müvekkilinden habersiz eve gizlediğine, müvekkili aleyhine dosyada ilgili suçu işlediğine dair, kasıtlı eylemlerde bulunduğuna ya da suçlara iştirak ettiğine dair hiç bir somut delil bulunmadığına, yerel mahkeme kararının usûl ve esas yönünden bozulması gerektiğine, müvekkilinin dosya sanığı ...'ın kurbanı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Manavgat 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.