SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2023/23117 E. 2025/21636 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/23117

Karar No

2025/21636

Karar Tarihi

2 Aralık 2025

2. Ceza Dairesi 2023/23117 E. , 2025/21636 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1218 E., 2022/2828 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I - Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.12.2022 tarihli ve 2022/1218 Esas, 2022/2828 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/341 Esas, 2021/685 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1 ve 62. maddeleri uyarınca kurulan 3 ay 10 gün hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediğine dair suçlamaların doğruluk payı içermediğine, sanığın hırsızlık suçunu işlediğini kanıtlar somut bir delil bulunmadığı gibi herhangi bir emare de bulunmadığına, müvekkilinin olay günü tamamen iyi niyetli bir şekilde havanın da yağmurlu olmasını gözeterek yardım etmek amacıyla arabasına aldığı kişileri kısa bir süre sonra aracından indirip yoluna devam ettiğine, kamera kayıtlarından da görüleceği üzere müvekkilinin söz konusu araçtan inerek herhangi bir eylem gerçekleştirmediğine, yalnızca suçta kullanıldığı tespit olunan transporter aracın sanığa ait olmasından hareketle ve sırf bu nedenle müvekkilinin diğer kişiler ile birlikte hareket ettiğini varsaymanın ceza hukuku ilkeleriyle bağdaşmadığına, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan kusursuz ceza olmaz ilkesinin de göz ardı edilmemesi gerektiğine, ceza hukukunun faili değil eylemi esas alan bir hukuk dalı olduğuna, failin geçmişine ya da kişisel özelliklerine göre değil, eylemine bakarak suçlu olup olmadığının saptandığına, müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yasal unsurları oluşmayan atılı suçtan dolayı mahkûmiyet kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın ve kimlikleri tespit edilemediği için dosyaları tefrik edilen diğer sanıkların maske takmak suretiyle yüzlerini gizleyerek hırsızlık suçunu gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-f-h maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/2-h maddesinin uygulanması sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim