SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2023/16225 E. 2025/21611 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/16225

Karar No

2025/21611

Karar Tarihi

2 Aralık 2025

2. Ceza Dairesi 2023/16225 E. , 2025/21611 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2273 E., 2022/2467 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin, kararın usul ve esas bakımından eksik olarak incelenip verildiğine; sanık müdafi Av. ...'nun temyiz isteminin, verilen kararın eksik inceleme sonucu verildiğine, gerekli inceleme ve araştırmaların eksik yapıldığına, delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesinde hataya düşülerek hukuka aykırı bir karar verildiğine; sanık müdafii Av. ...'ın temyiz isteminin, müvekkilin aracı gerçekten çalmış olsa müştekileri arayarak hem aracın yerini hem de kendi ismini söylemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, mahkemenin Muhammet ve Ali isimli şahısların ifadelerini almaksızın müvekkil hakkında mahkumiyet kararı almasının hukuka ve vicdana aykırı olduğuna, mahkemenin 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesi uyarınca işlem yapması gerekirken bu husus dikkate almadan karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, dosya kapsamında iki adet bilirkişi raporu alındığına, her iki raporda müvekkilin hırsızlama olayına ilişkin kayıt olmadığı gibi olay tarihinin de gece olup olmadığının tam olarak tespit edilemediğine, dolayısıyla şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, müvekkilin lehine yorumlanması gerekirken gerçekleşme şekli şüpheli ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, olayın oluş şekli, müvekkilin isnat edilen suç bakımından suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 tarihli ve 2021/95 Esas ve 2021/613 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/2735 Esas, 2021/2625 Karar sayılı kararı ile “ CMK'nın 232. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin yazılması gerekirken yazılmaması ve suç tarihinde yaz saati uygulamasına göre gece vaktinin saat 05:08' de bittiğinin anlaşılması karşısında; olay anına ilişkin güvenlik kamera görüntüsüne ilişkin CD izleme tutanağında olay günü sanığın saat 04:48:24'de görüntülendiği anlaşılmakla, kamera saatinin güncel olup olmadığı belirlenerek suç zaman diliminin şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenip sonucuna göre karar verilmesi, sanığın hırsızlık eylemini müdahilin aşamalardaki ifadelerinde; babasının ikamet ettiği apartmanın bahçesinde bulunan kapıları arızalı olduğu için açık olan aracı hırsızlandığını beyan etmesi karşısında; eylemin gerçekleştiği yerin olay tarihi itibariyle ikametin eklentisi niteliğinde bir yer olup olmadığı hususu duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenip sonucuna göre suça konu yer ikamet eklentisi niteliğinde ise sanık hakkında TCK'nın 142/2-h maddesi, bina veya eklentisi niteliğinde olmayan yerden hırsızlanmış ise sanığın hırsızlık eylemini düz kontak veya haksız yere elde bulundurulan ya da taklit anahtarla gerçekleştirip gerçekleştirmediği denetime elverişli şekilde tespit edilerek aksi halde sanığın eyleminin TCK 141/1 maddesindeki suçu oluşturacağı ve ayrıca sanığın eylemi gündüz işlediğinin kabulü halinde ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2019 tarihli ve 2018/13-2 78... /619 karar sayılı ilamı da gözetildiğinde; dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,” nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “...bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/2735 Esas, 2021/2625 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2021/995 Esas ve 2022/388 sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafileri ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim