SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/770

Karar No

2025/5980

Karar Tarihi

15 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2025/770 E. , 2025/5980 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1085 E., 2024/1175 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/25 E., 2024/156 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı; kayden maliki olduğu 124 37... parsel sayılı taşınmazdaki D1 blok 1 numaralı bağımsız bölümü satmak istediğini, taşınmazda bulunan kiracının çıkmaması nedeniyle satamadığını, emekli olduktan sonra iş girişimlerinde bulunduğunu, bu süreçte emlakçılığı da denediğini, emlak işinde tanıştığı ...’in tanıdığı ... ve ...’nin kiracının çıkması halinde kendisine yardımcı olabileceklerini söylediklerini, ekonomik olarak zorda olduğundan kiracının çıkarılması için dava açmak istemediğini, ...’in kendisini arayarak arkadaşı olan ... ile kendisini bu durumdan kurtarmak için planları olduğunu, ...’nın oğlu olan davalı ...’e taşınmazın devredilmesini, sonrasında da avukat kızının dava açarak evi tahliye ettireceğini söylediğini, evin devri için kendisinden masrafların istenildiğini, parası olmadığını, evi geri alıp sattıktan sonra masrafları ödeyeceğini söylediğini, bu teklifi kabul ettiğini ve taşınmazı devrettiğini, sürekli ... ve ... ile görüştüklerini, tahliye davası açıldığını, davanın uzun sürdüğünü söylediklerini, 2019 yılında evin tahliyesinin yapıldığını söylediklerini, eve gittiğinde evde işçilerin olduğunu ve işçilerin ... tarafından gönderildiğini öğrendiğini, ...’i aradığını, ...’in de ...’yı aradığında tapu ve dava masrafı olarak 65.000,00 TL istediğini söylediğini, ...’e parası olmadığını söylediğini, ...’in devir için kendisinden 8.500,00 TL, iki fotoğraf ve kimlik fotokopisi istediğini, kendisinin de verdiğini, sonrasında kendisine dönüş yapmadığını, bunun üzerine davalı ...’in kuyumcu dükkanına gittiğini ancak bulamadığını, telefonda görüştüğünü ve kendisini sürekli oyaladığını, sonrasında ...’in ev için ... ve ...’e 400.000,00 TL verdiğini söylediğini, ... ve ...’in böyle bir para almadıklarını ancak daha önce borç aldıklarını, o borcu istediğini söylediklerini, borcun önce 20.000,00 TL, sonra 40.000,00TL, sonrasında da 65.000,00 TL olduğunu, ... ve ...’in borcu ödeyeceğini söylediğini, kendini oyaladıklarını ancak taşınmazının verilmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa sebepsiz zenginleşme nedeniyle tazminata karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı; bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, emlakçılık işi yapan davacının taşınmaz alım satımında ehil olduğunu, davacının taşınmazı satmak yerine avukat tutarak tahliye davası açabileceğini, maliyetlerin çok farklı olmadığını, davacının eski eşi ve kızının borçları nedeniyle evi sattığını bilmesini istemediği ve kızının evi elinden almaya çalıştığı için taşınmazın bedelinin elden ödenmesini istediğini, bedel ödendikten sonra taşınmazın devredildiğini, davacıyı önceden tanımadığını, taşınmazın satılacağını davacı ile kendi babasının ortak tanıdıklarından öğrendiğini, taşınmazı 400.000,00 TL’ye satın aldığını, hilenin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.04.2021 tarihli ve 2020/41 Esas, 2021/198 Karar sayılı kararı ile; davacının inançlı temlik işlemi yaptığı, inançlı işlemin yazılı delille kanıtlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.01.2024 tarihli ve 2023/257 Esas, 2024/16 Karar sayılı kararı ile; iddianın ileri sürülüş biçimi, dava dilekçesinin içeriği ve olguların açıklanış şeklinden davada hile hukuksal nedenine dayanıldığı, davacının tanık ve yemin deliline dayandığı, dinlenen tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, taraflardan duydukları bilgileri aktardıkları, bu haliyle dinlenen tüm tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, davacının, dava konusu taşınmazın davalıya tapuda düzenlenen resmi akitle satış suretiyle devrinin davalının kendisini aldatması suretiyle gerçekleştirdiği, taşınmazın devri karşılığında davalı tarafından kendisine herhangi bir bedel ödenmediği, temlikin taşınmaz içinde bulunan kiracının çıkarılması vaat edilerek hile ile gerçekleştiği iddiasını delil olarak dayandığı tanık beyanları ile ispat edemediği anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği ancak davacı tarafa yemin delili hakkı hatırlatılması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile yeniden yargılama yapılması için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının hile hukuksal nedenine dayalı eldeki davayı açtığı, tanık ve yemin deliline dayandığı, dinlenen tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, taraflardan duydukları bilgileri aktardıkları, bu haliyle dinlenen tüm tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği; davacının, dava konusu taşınmazın davalıya tapuda düzenlenen resmi akitle satış suretiyle devrinin davalının kendisini aldatması suretiyle gerçekleştirdiği, taşınmazın devri karşılığında davalı tarafından kendisine herhangi bir bedel ödenmediği, temlikin taşınmaz içinde bulunan kiracının çıkarılması vaat edilerek hile ile gerçekleştiği iddiasını delil olarak dayandığı tanık beyanları ile ispat edemediği, davalının teklif edilen yemini eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından usulüne uygun olarak yeminin eda edildiği, davacının hile iddiasını ispatlayamadığı, Mahkemece de bu nedenle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin evinin devrinden bedel almadığını, müvekkilinin kiracısını çıkarma isteği üzerine müvekkiline kumpas kurularak evinin bedelsiz devrinin sağlanıldığını, ... ve ...’nin müvekkiline evini üçüncü kişiye satarsa kiracısını kolayca çıkarabileceğini söylediklerini, tanık beyanlarının iddialarını doğruladığını, tapuda bedelin düşük görünmesine rağmen davalının emniyet ifadesinde ve mahkeme beyanında taşınmazı 400.000,00 TL’ye aldığını ve bedeli elden ödediğini iddia ettiğini, davalının babası olan tanığın çelişkili beyanı olduğunu, paranın ödendiğinin ispat edilemediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmazsa sebepsiz zenginleşme nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriğinden; davacının kayden maliki olduğu dava konusu 124 37... parsel sayılı taşınmazdaki D1 blok 1 numaralı bağımsız bölümü 06.03.2018 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik ettiği görülmüştür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle:
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim