Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/6228
2025/5963
15 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/6228 E. , 2025/5963 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/281 E., 2025/521 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/181 E., 2024/448 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının paydaşı olduğu taşınmazda diğer paydaşların paylarını davalı ...'a devretmeleri üzerine Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/264 E. sayılı dosyası ile ön alım davası açtığını ve davanın kabulüne karar verildiğini, bu süreçte davalı ...'ın taşınmazdaki payını 18.03.2014 tarihinde davalı ...'e, ...'in de 05.02.2015 tarihinde davalı ...'e devrettiğini, temliklerin davacının ön alım hakkını kullanmasını engellemek amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını, resmi akitte taşınmazın değerinin gerçek değerinden çok daha yüksek gönderildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, olmadığı takdirde davacının zararının tespiti ile tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; davalının diğer davalılar ve davacı ile herhangi bir ticari ilişkisi, akrabalığı, yakınlığı ve tanışıklığı olmadığını, taşınmazı davalı ...'den fiyatı uygun olduğu için yatırım amaçlı satın aldığını, satın alırken taşınmazda paylı mülkiyet olduğunu dahi bilmediğini, satış sırasında durumu öğrendiğini, satış işleminden vazgeçmek istediğini ancak satıcının diğer paydaşlarla sorunları olmadığını zaten fiili olarak yerlerin taksim edildiğini ve ifraz yapılarak bölünebileceğini, diğer paydaşların da bunu kabul edeceğini belirtmesi karşısında taşınmazı satın aldığını, davacının yerin değerinin fahiş gösterildiği iddiasına karşılık davalının satış bedelini tapuda aynen gösterdiğini, satış bedelini banka kanalıyla ödediğini, davacı tarafın daha önce açtığı ön alım davasında tedbir isteyerek dava konusu taşınmazın satışına engel olabilecekken bunu yapmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...; taşınmaza ilişkin alımının gerçek satış işlemi olduğunu, köyde besicilik yapmak için taşınmazı satın aldığını, yapamayınca taşınmaza ihtiyacı kalmadığından sattığını, davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE VE BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARLARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.10.2017 tarih, 2016/1323 Esas, 2017/522 Karar sayılı kararı ile; satışın taşınmazın esas değerinden çok yüksek bir şekilde muvazaalı bir şekilde yapılıp yapılmadığı hususunda bir delil elde edilemediği, bilirkişi raporunun da satış bedelini doğruladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 01.11.2019 tarih ve 2018/1057 E., 2019/1997 K. sayılı kararı ile; terditli talep hakkında olumlu-olumsuz bir hüküm kurulmamasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2020 tarih, 2019/440 Esas, 2020/242 Karar sayılı kararı ile davacının ön alım hakkını davalı ...’e de ileri sürebileceği gerekçesi ile tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne, 1 14... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan 57734/106587 payına ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, karar kesinleştiğinde depo edilen şufa bedeli ve tapu masrafları olan toplam 255.000,00 TL'nin davalı ...'e verilmesine, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 23.04.2024 tarih ve 2023/380 E., 2024/520 K. sayılı kararı ile; ilk kaldırma kararına göre Mahkemenin tazminat talebi hakkında bir karar vermesi gerekirken tapu iptali ve tescil yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davalılar ... ve ...’in iyiniyetli oldukları anlaşıldığından tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli tazminat talebinin 13.02.2020 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne, 20.000,00 TL’nin davalı ...’tan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının davacı vekili tarafından istinaf edilemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacı tarafından, ön alım hakkını engellemek amacıyla taşınmazındaki dava konusu payın muvazaalı olarak davalıya devredildiğinin ileri sürüldüğü, davalı ...'in, paydaş davalı ...'tan taşınmazı devir almasının muvazaalı olduğuna dair dosyaya yansıyan bilgi ve belge bulunmadığı, TMK'nın 1023. maddesi uyarınca iyiniyetli olduğu, Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/264 E., 2014/146 K. sayılı kararı kesinleşmeden paydaş davalı ... tarafından dava konusu payın devredildiği gözetildiğinde, davacının tazminat talebinde haklı olduğu ve davacının 20.000,00 TL üzerinden tazminat davasını ıslah ettiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteğinin HMK’nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapu iptali ve tescil taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ön alım davasının kabul edilerek kesinleştiğini, davalı ...’ın davacının ön alım hakkını engellemek amacıyla taşınmazdaki payını muvazaalı olarak temlik ettiğini, temliklerin kısa aralıklarla yapıldığını, satış değerleri arasında büyük fark bulunduğunu, bu değerler ile bilirkişi raporunda gösterilen değerlerin birbiri ile örtüşmediğini, taşınmazın satış bedellerinin ödendiği iddia edilmiş olmasına rağmen satış meblağları göz önüne alındığında bu bedellerin ödendiğine ilişkin herhangi bir dekontun sunulmadığını, taraflar arasında gerçek bir satış işlemi yapılmadığını, terditli tazminat taleplerini ıslah etmek için taraflarına süre verilmediğini, delillerin değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; Yargıtay HİİK'in 27.11.2025 tarihli kararına göre davacının şufa hakkını kullanarak açtığı ve davaya konu taşınmaz hissesinin adına tesciline karar verilmesiyle 25.12.2014 tarihinde kesinleşen mahkeme kararından sonra ön alım yoluyla edindiği payın adına henüz tescili yapılmadan önce 18.03.2014 tarihinde bu hissenin muvazaalı şekilde davalı ...’e, ondan da davalı ... adına tescil edildiğini ileri sürerek mülkiyet hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; dava dışı paydaşların dava konusu 1 14... parseldeki toplam 57734/106587 payını 12.03.2012 tarihinde davalı ...’a devrettikleri, davacının ön alım hakkına dayalı olarak açtığı davada Malatya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.03.2014 tarih, 2012/264 E., 2014/146 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği ve kararın derecattan geçerek 25.12.2014 tarihinde kesinleştiği, davalı ...’ın 18.03.2014 tarihinde dava konusu payı davalı ...’e, davalı ...’in de 05.02.2015 tarihinde davalı ...’a satış suretiyle devrettiği anlaşılmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.