Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/6151
2025/6151
24 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/6151 E. , 2025/6151 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/854 E., 2025/1118 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/408 E., 2022/603 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacının Bitlis ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 9 91... , 9 91... parsel (bir kısmı) ve 9 91... parsel sayılı taşınmazı 35 yılı aşkın bir süredir imar ve ihya ederek kültür arazisi haline getirdiğini, dava konusu taşınmazın daha önce tarıma elverişli olmadığını, başka kurum ve kuruluşça da herhangi bir sulama yapılmadan yalnızca davacının emek ve masraf harcayarak tarım arazisi haline getirdiğini, davacının, babası dahil malik sıfatıyla çekişmesiz ve aralıksız 35 yıldan fazla bir süredir söz konusu taşınmaz üzerinde zilyetlik kurduğunu ve söz konusu taşınmazı imar ve ihya edip kültür arazisi haline getirdiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerlerin 02.04.2007 yılında Bitlis Belediye Başkanlığı tarafından imar planı içerisine alındığını, davacının imar çalışmasından önce hak sahipliğinin gerçekleştiğini belirterek Hazine adına kayıtlı taşınmazların tapusunun iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; kadastro öncesi nedene dayanan tescil davalarının 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın iddia edildiği gibi imar-ihya edilerek kültür arazisi haline getirilmediğini, davacı açısından dava konusu yerin imar-ihya yolu ile iktisap edilebilmesi için öncelikle kültür arazisi haline getirilmesi gerektiğini, bir taşınmazın imar ve ihya edildiğinden söz edebilmek için kolayca tarım yapılması mümkün olmayan toprakta oldukça zor ve zahmetli ve gider gerektiren bir uğraş verilmiş olması gerektiğini, yoksa sadece ham toprağın sürülmesinin ya da taşları temizlenmiş bir yerde bina ve duvar yapılmasının ya da ağaç dikilmesinin bir emek ve masrafı gerektirmesine rağmen imar-ihya sayılmayacağını savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Bitlis Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaz ile ilgili 28.05.1955 tarihli belge ve hava fotoğrafları birlikte değerlendirildiğinde, ilgili taşınmazın 1953 yılından daha önce tarım arazisi vasfını kazandığı ancak nüfus kayıtlarında davacının 1972 doğumlu olduğu, hal böyleyken ilgili taşınmazın davacı tarafından imar ve ihya edilmediği, her ne kadar ziraat bilirkişisinin 25.10.2022 tarihli ek raporunda dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle 40-45 yıl önce imar ihyasının tamamlandığı belirtilmiş ise de bu belirlemenin hava fotoğrafları ve var olan kadastro ve tapu kayıtları ile uygun olmadığı görülmekle ilgili rapora itibar edilmeyerek dava konusu taşınmazın davacı tarafından imar ve ihya edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 1955 yılında yapıldığı, dava konusu parsel ile bir kısım parselin aynı yer 307 numaralı parselden ifrazen geldiği ve güncel parsel numarasını aldığı, anılan parselin kadastro tespitinin ise 1965 yılında kesinleştiği, Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesine göre tespitten önceki nedenlere dayalı olarak tespit tarihinden itibaren 10 yıl içinde dava açılabileceği, bu haliyle davacı taleplerinin hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmuş ve davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; iddialarını tekrarlayarak Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3402 sayılı Kadastro Kanunu′nun 12/3. maddesinde; kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilmiştir.
Kadastro sonucu; Bitlis ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde (öncesi ... Köyü) 19.05.1955 tarihinde kadastro çalışmalarının kesinleştiği, dava konusu 991/1-2-3 parsel sayılı taşınmazların aynı yer 307 parsel sayılı taşınmazdan geldiği, 307 parsel sayılı taşınmazın mahkeme kararı ile 06.05.1965 tarihinde hükmen tescil edilerek kadastro tespitinin kesinleştiği, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 26.08.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.