Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/6058
2025/6080
18 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/6058 E. , 2025/6080 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1741 E., 2025/830 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Menderes 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/363 E., 2023/134 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, İzmir ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 27 95... parsel sayılı taşınmazın takriben 1.850m²’lik kısmını 1995 yılında ... adlı kişiden haricen satın aldığını, satıcıya da babasından intikal eden taşınmaz içerisinde meyve ağaçları bulunduğunu, uzun zaman önce imar-ihyası tamamlanan taşınmazı iyiniyetle ve malik sıfatıyla 1995 yılından beri nizasız-fasılasız kullandığını, Medeni Kanun'un 713. maddesi ve Kadastro Kanunu'nun 14... . maddesi şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek 27 95... parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 1.850 m² kısmının adına tescilini, bu mümkün olmadığı taktirde taşınmaz üzerindeki muhdesatların kendisine ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine yazılmasını istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; davaya konu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığını, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, muhtesatlara ilişkin talep yönünden kullanım kadastrosu yapılmadığı için dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı lehine kazanım şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, terditli muhtesat şerhine ilişkin istemin ise aynı Kanun'un 19. maddesine dayandığı ve bu talebin de 10 yıllık hak düşürücü süre içinde olması gerektiği gerekçesiyle taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapu iptali ve tescil talebi yönünden 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü sürenin geçtiği,kadastro tespitinden sonraki sebepler yönünden ise TMK 713/2. maddesi şartları gerçekleşmediği, terditli muhtesat tespiti talebinin ise kadastro öncesi sebep yönünden hak düşürücü sürenin geçmesi, kadastro sonrası sebep yönünden ise davalı ... adına kayıtlı taşınmazda davacının malik olmadığı ve taşınmazla ilgili kullanım kadastrosu yapılmamış olması karşısında davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesine dayalı yenilemenin tescilinin 13.02.2014 tarihinde yapıldığını, 10 yıllık süre geçmeden dava açıldığını, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinilmesi ile ilgili keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiğini, muhtesatlara ilişkin ise uzun yıllardır kullandığına ilişkin delillerin toplanmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitinden önce imar-ihya ve zilyetlik sebeplerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa muhtesatların davacıya ait olduğunun beyanlar hanesine şerhi istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, dava konusu İzmir ili, .... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu taşınmazın geldisi olan eski 142 parsel sayılı 2.7 20... miktarlı yabani zeytinlik nitelikli taşınmazın kadastro çalışmalarında senetsizden 3573 sayılı Kanunla tevziye tabi yerlerden olup henüz kimseye tevzi edilmediğinden Hazine adına tespit edildiği, tespitin askı ilan süresinde itiraz edilmediğinden 27.03.1956 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın 2014 yılında bölgede 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yapılan yenileme işlemi ile 27 95... parsel sayılı 2.615, 75... miktarlı olarak Hazine adına kayıtlı olduğu, iddianın kadastro öncesi nedene dayalı bulunduğu, kadastro tespitinin 27.03.1956 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 29.11.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.