Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/6014
2025/6244
25 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/6014 E. , 2025/6244 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/687 E., 2025/958 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Adıyaman 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/96 E., 2024/12 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının Adıyaman ili, Merkez ... köyü 627 parsel sayılı taşınmazı 2020 yılında babasından satın aldığını, satın alma tarihinden itibaren taşınmazı bizzat kullandığını, dava konusu alanı daha önce babasıyla birlikte yaklaşık 30 yıl boyunca ekip biçtiğini, satışla birlikte taşınmazın zilyetliğinin davacıya geçtiğini, taşınmazın sınırlarının köy yerinde herkesçe bilinir ve belirli olduğunu, davacının kendisine ait taşınmaza ağaç dikmek amacıyla sınır belirleme çalışması yaptığı sırada yaklaşık 6,5–7 dönümlük bir alanın komşu 608 parsel adına tescil edildiğini öğrendiğini, 608 parsel ile 627 parselin bitişik olduğunu, aralarında başka bir taşınmaz ya da doğal sınır bulunmadığını, 1971 tarih ve 1795 yevmiye ile 26 karar numaralı tescilin sehven ve yolsuz şekilde yapıldığını, tescile konu alanın öncesinde davacının babasının zilyetliğinde bulunduğunu, uzun yıllardır davacı ve ailesi tarafından malik sıfatıyla kullanıldığını, dava konusu yerin sınırlarının ada parsel sorgulama kayıtları ve dosyaya sunulacak hava fotoğrafları ile açıkça ortaya konulabileceğini, zilyetlik ve sınırlar yönünden herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, davalıların da dava konusu yerin davacıya ait olduğunu bildiklerini ve buna rıza gösterdiklerini, Adıyaman Merkez ... köyü 608 parsel içerisinde kalan yaklaşık 6,5–7 dönümlük alanın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ..., ... vekili cevap dilekçesi ile; zilyetliğe dayalı tapu iptal ve tescil davalarının Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yerleşik içtihatları uyarınca tapuya kayıtlı taşınmazlar bakımından kabul edilemeyeceğini, TMK’nın 713/1. maddesinin yalnızca tapuya kayıtlı olmayan taşınmazlar hakkında uygulanabileceğini, davalılara ait dava konusu taşınmazın 1973–1975 yılları arasında kadastro çalışmaları sırasında tapuya tescil edildiğini, aynı maddenin ikinci fıkrasında öngörülen malikinin anlaşılamaması veya malik hakkında 20 yıl önce verilmiş bir gaiplik kararı bulunması şartlarının somut olayda mevcut olmadığını, taşınmaz maliklerinin tapu kütüğünden açıkça anlaşıldığını ve hiçbir malik hakkında gaiplik kararı bulunmadığını, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın zilyetliğe dayalı tapu iptal ve tescile elverişli olmadığını, davacının komşu taşınmazı 2020 yılında satın aldığını, tapu sicilinin aleni olduğunu ve tapu kayıtlarının herkesçe bilindiğinin kesin karine teşkil ettiğini, taşınmazı tapudan satın alan davacının komşu taşınmaz üzerinde hak iddia etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının satın alma sırasında taşınmazın sınırlarını bilmekte veya bilebilecek durumda olduğunu, tapu sicilinin hatalı olduğu iddiasının ancak Hazine aleyhine ileri sürülebileceğini, kadastro tespitlerinin ilanından itibaren 30 günlük süre içinde Kadastro Mahkemesinde itiraz edilmesi gerektiğini, bu sürenin kaçırılması hâlinde ise 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin öngörüldüğünü, bu süre geçtikten sonra tescil öncesi sebeplere dayanılarak tapu iptali ve tescil davası açılamayacağını, somut davanın hak düşürücü süre nedeniyle dinlenemeyeceği davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle usulden, bu yönde kanaat oluşmaması hâlinde esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Adıyaman 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/ 96... /12 Karar sayılı kararında; dava konusu Adıyaman ili, Merkez...köyünde bulunan 608 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 08.09.1969 tarihinde kesinleştiği, davacının ise davayı 15.03.2024 tarihinde açtığı, bu itibarla anılan yasal düzenleme uyarınca öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin açıkça geçtiği anlaşılmakla, davacının kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayalı olarak açtığı tapu iptali ve tescil davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. HD 2025/687 Esas, 2025/958 Karar sayılı kararında; dava konusu taşınmazın 27 parselden ifrazen geldiği, 27 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağının 08.09.1969 tarihinde kesinleştiği, buna karşın davanın 15.03.2024 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde öngörülen yasal 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığının sabit olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillere ve kanuni gerekçelere göre Yerel Mahkemenin delilleri takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bu itibarla yerinde görülmeyen tüm istinaf itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılan İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; Mahkemenin uyuşmazlığı tam olarak irdelemeden, ihtilafı ortadan kaldıracak şekilde inceleme yapmadan, tarafların esasa ilişkin beyanlarını almadan, tanık dinlemeden, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırmadan, davayı yanlış nitelendirerek zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı hâlde kadastro işlemlerine karşı yolsuz tescil davası gibi değerlendirip bu hatalı nitelendirme üzerinden hüküm kurduğunu, bu suretle HMK’nın 24... . maddelerinde düzenlenen tasarruf ve taleple bağlılık ilkelerini ihlal ettiğini, taraflara delillerini sunma ve savunma hakkı tanımaksızın dosya üzerinden karar verdiğini, uyuşmazlıkta eksik ve hatalı incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verildiğini oysa davacının dava konusu Adıyaman Merkez ... köyü 627 parsel sayılı taşınmazı 1976 yılından itibaren babasıyla birlikte, 2020 yılından itibaren ise tek başına ve kesintisiz biçimde zilyet sıfatıyla kullandığını, taşınmazın tarla vasfında olup uzun yıllardır tarımsal faaliyete konu edildiğini, kadastro çalışmaları sırasında sehven bitişik 608 parsel ile birlikte tescil edildiğini, bu hususların keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması hâlinde ortaya çıkacağını, Yerel Mahkemenin dosya kapsamındaki delilleri değerlendirmeksizin ve maddi vakıaları aydınlatmaksızın verdiği kararın usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, İstinaf kararının kaldırılarak davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden dava konusu taşınmazın 27 parselden ifrazen geldiği, 27 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının 08.09.1969 tarihinde kesinleştiği, davanın 15.03.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.