Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/6002
2025/5945
15 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/6002 E. , 2025/5945 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/108 E., 2024/216 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiş, Mahkemece davalılar ... ve ...’ün temyiz harçlarının yatırılmasına ilişkin muhtıraya rağmen temyiz harçlarını yatırmadıkları gerekçesiyle 06.05.2025 tarihli ek karar ile davalı ...'un, 16.09.2025 tarihli ek karar ile davalı ...’ün temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; 20... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazı 160.000,00 TL bedel ile davalı ...'a satma konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, davalının kredi çekeceğini, kredi çekilir ise evin bedelini peşin ödeyeceğini, kredi çekemez ise taksit ile ödeyeceğini söylediğini ve vekaletname düzenlendiğini, bedelin 20.000,00 TL'sini peşin ödediğini, 3 adet de senet düzenlendiğini, senet ödenmeyince vekaletnameyi iptal etmek istediğinde devrin yapıldığını öğrendiğini, davalı ...'ın da taşınmazı davalı ...'e, ...'in de davalı ...'e temlik ettiğini, devirlerin muvazaalı olduğunu, kendisine ödeme yapılmadığını, bedelin çok düşük kaldığını, dolandırıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... ve ... cevap dilekçelerinde; tapu kaydına ve noter vekaletnamesine güvenerek taşınmazı edindiklerini, davalı ...’ı tanımadıklarını, davalı ...’in eşi ...’ın satılık ilanı görmesi üzerine taşınmazın yanına gittiğinde ... ile görüştüğünü, ...’ın satıcının kendisi olduğunu söylediğini, pazarlık yapılırken de davacı ile görüştüğünü, ...’in ...’ı tapuya geldiğinde gördüğünü, yeni bir ihtiyacı çıkması üzerine taşınmazı köylüsü davalı ...’e sattığını, ...'ün taşınmazı yatırım amacıyla aldığını, davacının beyanlarının çelişkili olduğunu, taşınmazın ...’dan pazarlıkla 55.000,00 TL’ye alındığını, davacının, bedeli davalı ...’dan alamadığı için eldeki davayı açtığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
2. Davalı ... öninceleme duruşmasında, taşınmazı 160.000,00 TL’ye aldığını, taşınmazın arsa olarak kayıtlı olduğunu, evin kayıtlı olmadığını görmediğini, davacının taşınmazın 6 kat imara açık olduğunu söylediğini, Belediyeden bu durumun gerçek olmadığını öğrendiğini, taşınmazı o gün tanıştığı ...’in eşi ...’a arsa fiyatı üzerinden sattığını, devri ...’ın eşine yaptığını, kalan 140.000,00 TL'yi alacağı olan kişilerden aldıktan sonra ödeyeceğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.04.2019 tarihli ve 2017/127 Esas, 2019/93 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerin Bölge Adliye Mahkemesinin yemin deliline dayanan davacıya yeminin hatırlatılması gerektiği gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına ve yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli ve 2021/225 Esas, 2021/322 Karar sayılı kararı ile; davacının iddiasını ispat edemediği, davacı tarafa yemin delili hatırlatılmasına rağmen yemin deliline dayanılmayacağının beyan edildiği gerekçesiyle tapu maliki olmayan davalılar ... ve ...'e karşı açılan davanın husumet yönünden, davalı ...'e karşı açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2022 tarih ve 2022/1 95... /1538 Karar sayılı kararıyla; davacının yemin deliline başvurmadığı, davalılar arasında çıkar ve işbirliği bulunduğu hususunun ispatlanamadığı, davalı ... ve ...'ün iyi niyetli üçüncü kişi olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; "Tüm dosya kapsamı, 14.02.1951 tarihli ve 1949/17 Esas, 1951/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile birlikte değerlendirildiğinde; vekil ...'ın taşınmazı 160.000,00 TL bedelle satın alacağını beyan ederek kendisini vekil tayin ettirdiği, dava konusu taşınmaz için toplamda 160.000,00 TL ödeme yapmayı kabul eden davalı ...'ın taşınmazı 55.000,00 TL bedelle başkasına satmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının dava konusu taşınmazı 55.000,00 TL'ye satma yönünde bir düşüncesi olmadığı, davalı ...'in eşinin de taşınmazın satış bedeli hususunda davacı ile görüştüğünü ve anlaşamadıklarını beyan ettiği, dava konusu taşınmazın davalı ...'e devri yapılırken taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, ...'ın temlikte vekil olarak yer aldığı, bu durumda ...'ın vekalet görevinin kötüye kullandığı, davalıların da el ve işbirliği içerisinde oldukları, davalı ...'in köylüsü ve tanıdığı olan son kayıt maliki ...'ün de durumu bilen ya da bilmesi gereken konumunda olduğu ve TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı kanaatine varılmıştır. Diğer taraftan, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığı, ara malikin de el ve işbirliği içerisinde olduğu, davanın kabulü halinde her ikisinin de yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği hususu göz ardı edilerek davalı vekil ... ve ilk el davalı ... yönünden kayıt maliki olmadıkları gerekçesiyle anılanlar yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır. Hâl böyle olunca, tüm davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılıp İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Daire bozma ilâmında belirtilen gerekçe benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... temyiz isteminde bulunmuş, Mahkemece davalılar ... ve ...’ün temyiz harçlarının yatırılmasına ilişkin muhtıraya rağmen temyiz harçlarını yatırmadıkları gerekçesiyle 06.05.2025 tarihli ek karar ile davalı ...'un, 16.09.2025 tarihli ek karar ile davalı ...’ün temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş, belirtilen ek kararlar davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmemiştir.
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının diğer davalı ...’a taşınmazı satmak istediğini, vekalet görevinin kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığını, davacının taşınmazı yüksek bedelle ...’a sattığını, taşınmazın artık parsel niteliğinde olduğunu, tek başına inşaat yapılamadığını, davacının satış bedelinin bir kısmını nakit, kalan kısmı için ise senet aldığını, davalının ...’dan kalan satış bedelini tahsil edemeyeceğini anlayınca kötü niyetli olarak eldeki davayı açtığını, kendisinin iyi niyetli olduğunu, davacı tarafça iddianın ispat edilemediğini, bilirkişi tarafından taşınmazın satış tarihindeki değerinin fahiş hesaplandığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...'in .... Noterliğinin 29.03.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı ...'ı dava konusu 20... parsel sayılı taşınmaz için vekil tayin ettiği, ...'ın da anılan vekaletname ile 03.04.2017 tarihinde taşınmazı 55.000,00 TL bedelle davalı ...'e temlik ettiği, ...'in taşınmazı 20.04.2017 tarihinde 55.000,00 TL bedelle davalı ...'e devrettiği anlaşılmıştır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ...’in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararına uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 10.135,71 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’den alınmasına,
Dosyanın Ezine Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.