SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/5721

Karar No

2025/6035

Karar Tarihi

17 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2025/5721 E. , 2025/6035 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2637 E., 2025/2319 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/349 E., 2024/235 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların muris ...'un ilk evliliğinden olan çocukları olduğunu, murisin ikinci eşi olan davalı ile 12.08.1977 tarihinde evlendiğini ve bu evliliğinden 6 çocuğu bulunduğunu, davalının murisle evlendikten sonra ilk evliliğinden olan çocukları ile ilgilenmesini istemediğini, onların maddi ve manevi hiçbir ihtiyaçlarını karşılamasına müsaade etmediğini, muris üzerinde baskı kurarak muvazaalı bir şekilde ... ilçesi 915/7 parselde bulunan dokuz dairelik binanın tamamını hiçbir bedel ödemeden tapuda satış göstererek üzerine aldığını, ayrıca davacılardan mal kaçırmak amacıyla murisin ... şubesinde bulunan ... nolu hesabından 100.000,00 TL çekerek bu paraya da el koyduğunu belirterek davalının bankadan çektiği 100.000,00 TL paranın miras hisselerine düşen oranda davacılara iadesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... 16.09.2013 tarihli beyan dilekçesinde özetle; taşınmazın tapu kaydının iptali ile muris ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddia mirasa ilişkin olduğunda elbirliği ortaklığına dayanarak mirasçıların birlikte hareket etmesi gerektiğini, bu nedenle davacıların tek başına hak sahipliğinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazın 1988 yılında müvekkiline devredildiğini, taşınmazın devrinde herhangi bir muvazaa ya da mal kaçırma niyeti olmadığını, davanın süresinde açılmadığını, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı satın aldığını ve üzerine bina inşa ettirdiğini, muris tarafından davacı ...'e ev alındığını, davalının sürekli ailesine baktığını ve birikim yaptığını, davalının emeği ile elde edilen birden fazla gayrimenkul bulunduğunu, bu gayrimenkullerin tamamının muris ... adına tescil edildiğini, mal kaçırma amacı olsa diğer taşınmazların da davalı adına kaydedilmesi gerektiğini, bankadan davalı tarafından para çekilmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2019 tarihli ve 2011/364 Esas, 2019/471 Karar sayılı kararıyla; muvazaalı işlem yapıldığı gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil istemine yönelik davasının kabulüne, öte yandan murisin ... şubesinde bulunan 100.000,00 TL parasının murisin ölümünden 4 ay önce 17.06.2010 tarihinde verdiği talimat ile çekilerek hesabın kapatıldığı, paranın muris tarafından çekilmiş olması sebebiyle ne şekilde kullanıldığı, kimin tarafından kullanıldığı, davalının alıp almadığı hususları ile özellikle davalının bu parayı alıp almadığı hususu ispat edilmediği gibi, murisin ölümünden önce bir tasarruf olması sebebiyle davacıların 100.000,00 TL bedelden hisseleri itibariyle para taleplerinin ispatlanamamış olması sebebiyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. Kaldırma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ve 2019/2002 Esas ve 2020/718 Karar sayılı kararıyla; somut olayda; dava tereke adına açıldığına ve mirasçıları temsil etmesi için tereke temsilcisi atandığına göre, sadece davacılar adına tescile karar verilip kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi, tereke temsilcisinin karar başlığında gösterilmemesi ve kararın bu kişiye tebliğ edilmemesinin doğru olmadığı, dava tereke adına açıldığına göre tereke temsilcisinin temsil ettiği tüm miras paylarını kapsayacak şekilde bir hüküm kurulması gerektiği, başka bir anlatımla tüm mirasçılar adına yargılama sürdürülmesine rağmen sadece davacılar yönünden karar verilip davacılar dışında kalan mirasçılar yönünden olumlu ve olumsuz bir karar verilmediği, anılan husus istinaf nedeni yapılmamış ise de kamu düzeni ile ilgili olduğundan kararın bu açıdan incelendiği; ayrıca davalını aşamalardaki dilekçelerinde ve tanık beyanlarında muris adına kayıtlı çok sayıda taşınmazın bulunduğundan söz edilmiş olup murisin muvazaa iradesi ile hareket edip etmediği noktasında terekenin mevcudu esasa ilişkin önemli bir delil olduğu halde murisin terekesi araştırılmayarak eksik inceleme ile sonuca gidilmesinin de doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

B. Kaldırma Kararı Sonrasında İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris ...'un dava konusu edilen İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü, 9 15... parsel sayılı taşınmaz dışında İstanbul ve Gümüşhane illerinde başka taşınmazları da bulunduğu, murisin terekesinin dava konusu taşınmazdan ibaret olmadığı, terekesinde yer alan taşınmazların değerlerinin bilirkişi marifetiyle tespit edildiği, tüm malvarlıklarının toplam değeri nazara alındığında, muris bakımından davalıya yapılan dava konusu devrin mal paylaştırma amacıyla yapıldığı kanaatinin hasıl olduğu, murisin malvarlığında yer alan taşınmazlardan sadece dava konusu taşınmazı davalıya devretmesinin mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik olmadığı, murisin, malvarlığının tamamını değil de sadece dava konusu taşınmazı davalıya devretmesinin paylaştırma iradesi ile hareket ettiğini gösterdiği, mirasçılarından mal kaçırmaya yönelik bir amacının bulunduğunun da davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda; muris ...'un terekesine ...'ın tereke temsilcisi olarak atanmış olmakla davayı açan mirasçıların davayı takip yetkisi kalmadığı, her ne kadar istinaf dilekçesinde davacılar adına karar verilmesinin talep edildiği belirtilmiş ise de dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, talebin tereke adına yapılması sebebiyle tereke temsilcisinin atandığı, bu aşamadan sonra tereke adına yürüyen davada iştirakçilerin bir kısmının tek başına tasarruf yetkisi kalmadığından ve talebin daraltılması mümkün olmadığından bu yöndeki beyanlara itibar edilmediği, kanun yoluna başvurusunun da bir tasarruf işlemi olması nedeni ile bir kısım iştirakçilerin tek başına yaptığı kanun yolu başvurusunun da usule uygun bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usule, yasaya ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak açılan davaların mirasçıların kendi kişisel miras haklarının korunmasına yönelik olduğunu ve dava sonucunda terekeye değil, davacı mirasçıların payları oranında adlarına tescil edilmesine yönelik olduğunu, davanın kişisel hakka ilişkin olması nedeni ile tereke temsilcisi atanmasının mirasçıların kanun yoluna başvurma hakkını ortadan kaldırmadığını, ayrıca tereke temsilcisinin mirasçıların kanun yoluna başvurması hususunda bir itirazının bulunmadığını; murisin en değerli gayrimenkulü olan dava konusu yeri ilk evliliğinden olan çocuklarından kaçırmak için davalı ikinci eşine devrederek muvazaalı işlem yaptığının açık olduğunu, davalının hiçbir aşamada mal paylaştırma amacı olduğunu iddia etmemesine rağmen Mahkemenin murisin mal paylaştırma amacıyla devrettiği yönündeki kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Hemen belirtilmelidir ki; eldeki dava terekeye iade talepli tapu iptali ve tescil isteğiyle açıldığı, Bakırköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.09.2019 tarih ve 2013/78 Tereke sayılı dosyası ile muris ... terekesini temsilen ...'ın tereke temsilcisi olarak atandığı, terekeye temsilci atanmakla mirasçıların davayı takip yetkisinin sona erdiği ve bununla bağlantılı olarak hükmü istinaf etme hakkının miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçtiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usulüne uygun olarak tereke temsilcisine tebliğ edilmesine rağmen tereke temsilcisinin kararı istinaf etmediği anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim