SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/5678 E. 2025/5755 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/5678

Karar No

2025/5755

Karar Tarihi

8 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2025/5678 E. , 2025/5755 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/332 E., 2025/695 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/21 E., 2024/46 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar; Ankara ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 310, 3 11... parsellere komşu olan taşınmazı imar-ihya ederek 1960'lı yıllardan beri mirasbırakanları ve sonrasında kendileri tarafından tarımsal amaçlı olarak kullandıklarını ancak taşınmazın kadastro sırasında tescil harici bırakıldığını, zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunu ileri sürerek taşınmazın adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşif sonucu alınan fen bilirkişi raporuna göre dava konusu edilen taşınmazın 564 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığının anlaşıldığı, 564 parselin kök 312 parselden geldiği, tescil harici bırakılan alanda olmadığı, kadastro tutanağı düzenlenen taşınmaz olduğu anlaşıldığından hak düşürücü süreye tabi olduğu, 564 parsel sayılı taşınmazın geldisi kök 312 parselin kadastro tespitine itiraz üzerine hükmen iki parçaya ifraz edilip ifrazen oluşan 564 parsel sayılı taşınmazın 09.04.1962 tarihinde Hazine adına tescil edildiği kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazın tescil davasına konu edilemeyeceği gibi, tapu iptali ve tescil davası yönünden ise kök 312 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 5602 sayılı Kadastro Kanunu'nda on yıllık hak düşürücü süre öngörülmemiş ise de 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 4. maddesinin 3. fıkrasındaki ek süre ve 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin düzenlendiği, kadastro tespitinin kesinleştiği 09.04.1962 tarihinden dava tarihi olan 01.08.2019 tarihine kadar öngörülen hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporundan davaya konu edilen taşınmazın 564 sayılı taşınmaz içerisinde yer aldığının anlaşıldığı, 312 sayılı kök kadastro parselinden hükmen ifraz sonucu oluşan 564 parselin tescil harici alanda kalmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 4. maddesinin 3. fıkrasındaki ek süre ve 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, ayrıca tapu iptali ve tescil davasının tapu maliklerine husumet yöneltilerek açılması gerekirken davacının 564 parselin tapu maliklerine husumet yönelterek dava açmadığı, Mahkemece kayıt malikleri dahili dava yoluyla eklenmişse de bu şekilde taraf sıfatı kazandırılması mümkün olmadığından dahili davalıların pasif husumetlerinin bulunmadığı, sonucu itibarıyla İlk Derece Mahkemesince davanın reddinin doğru olduğu ancak vekalet ücretinin AAÜT'nin 7/2. ve 13/1. maddeleri gözetilerek takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesi suretiyle davanın hak düşürücü süre ve pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zilyetlik yönünden şartların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken hak düşürücü süreden red kararının doğru olmadığını, aynı taşınmaz hakkında başka davacılar tarafından aynı davalılar aleyhine açılan başka davalarda zilyetlik şartlarının oluştuğundan bahisle davanın kabulüne karar verildiği, imar-ihya ve zilyetlik koşulları gerçekleştiği halde davanın hak düşürücü süreden reddedildiğini, bilirkişi raporuyla dava konusu 564 parselin evvelinde davacı ve mirasbırakanları tarafından kullanılan tescil harici alanda kaldığının tespit edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriğinden;
1955 yılında yapılan tesis kadastrosu sonucunda Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 312 parsel sayılı 100.0 00... yüz ölçümündeki taşınmazın vergi kaydı, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve ... adlarına tespit edildiği, tespite itiraz davası sonunda Ankara Gezici Kadastro Mahkemesinin 18.05.1959 tarih ve 1502/896 sayılı kararı ile 312 parsel hükmen ikiye ifraz edilerek 50.0 00... 'sinin tespit gibi şahıslar adına, 50.0 00... 'sinin ise 564 parsel olarak davalı Hazine adına hükmen 09.04.1962'de tescil edildiği, 564 parsel sayılı taşınmazın 10.12.1992 tarihinde Hazine tarafından dahili davalılar ..., ... ve ...'a satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim