Yargıtay yargitay 2025/5644 E. 2025/5923 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/5644
2025/5923
11 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/5644 E. , 2025/5923 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/887 E., 2025/1215 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siverek 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/242 E., 2025/194 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan 633 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğunu, ancak kadastro çalışmaları sırasında sahibi tespit edildiğinde iade edilmek üzere Maliye Hazinesi adına geçici olarak tespit ve tescil edildiğini, bu tescil işleminin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu, davacının kadastro öncesi nedene dayanarak daha önce Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/302 Esas sayılı dosyasında açtığı davanın zamanaşımı nedeniyle reddedildiğini ileri sürerek taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet, görev, yetki, derdestlik ve zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 633 parsel sayılı taşınmazın 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun ilgili hükümleri muvacehesinde ve ileride sahiplerince yapılacak müracaat neticesinde mülkiyet haklarının kendilerine devredilmesi şartıyla şimdilik sahipsiz gayrimenkuller hükmü altında Maliye Hazinesi adına tespit edildiği ve 26.09.1975 tarihinde askı ilânına çıkarılarak itiraz edilmeksizin 28.10.1975 tarihinde tespitin kesinleştiği, davacının kadastro tespitine itirazına ilişkin açtığı Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/302 Esas sayılı dosyasında hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2021/5382 Esas, 2022/8254 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, davacının bu kez de dava dilekçesiyle birlikte geçici nitelikte kayıt yapıldığını ve davacının taşınmazın iade edilmesi gereken maliki olduğundan bahisle dava konusu taşınmazın davacı adına tescilini talep ettiği, davacı taraf her ne kadar dava konusu taşınmazın tescilini talep etmiş ise de tasfiye niteliğinde olan 766 sayılı Tapulama Kanunu'nda kadastro tespiti sırasında taşınmaz malikinin tespit edilememesi halinde ileride hak sahibine taşınmazın devredileceğine ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı, taşınmaz malikinin mutlak surette tespit edilmesinin gerektiği, davacının hak düşürücü süre geçtikten sonra hak sahibi olduğundan bahisle eldeki davayı açmasının mümkün olmadığı, kadastro tespit tutanağı incelendiğinde 6292 sayılı Kanun gereğince hak sahiplerine iade edilmek veya yapılacak satışa dayanak herhangi bir tespitin yapılmadığı ve bu nedenle eldeki davanın dinlenme olanağının olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kadastro öncesi nedene dayalı olarak 30.01.2024 tarihinde açılan davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle Yerel Mahkemenin hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hukuki nitelendirmenin yanlış yapıldığını, davanın kadastro tespitine itiraz değil, kadastro tespiti gözardı edilerek yapılan yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğunu, taşınmazın kadastro tutanağında "sahibi tespit edildiğinde iade edilmek üzere" ibaresiyle taşınmazın Hazine adına geçici olarak tescil edildiğinin açık olduğunu, davacıların yolsuz tescil iddiaları dinlenilmeden davanın yanlış nitelendirilerek hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu; Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... mahallesi çalışma alanında bulunan 633 parsel sayılı, taşınmazın 5.400 m² yüz ölçümü ve susuz bağ vasfı ile senetsizden Hazine adına tespit edildiği, 26.09.1975-27.10.1975 tarihleri arasında askı ilanının yapıldığı, tutanağın itiraz edilmeksizin 28.10.1975 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 30.01.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.