Yargıtay yargitay 2025/5596 E. 2025/5617 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/5596
2025/5617
3 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/5596 E. , 2025/5617 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/281 E., 2025/192 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; eşi ... ’ın davalı ...'tan aldığı 100.000,00 TL borcun teminatı olarak maliki olduğu 20 parsel sayılı taşınmazdaki 2 numaralı bağımsız bölümü davalı ...’ya temlik ettiğini ancak ...’ın alacağını tahsil ettiği halde taşınmazı iade etmediği gibi eşi ...’e devrettiğini, ...’in de taşınmazı ...‘a, onun da ...’a devrettiğini, ara malikler arasında yapılan tüm temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin davalılardan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ..., davacının tüm iddialarının doğru olduğunu, davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Davalı ..., taşınmazı davalı ...‘den 375.000,00 TL bedelle satın aldığını, bu bedelin 200.000,00 TL‘sini nakden ödediğini, bakiye 175.000,00 TL için ise 03.12.2017 tarihli bono düzenlendiğini, vadesi geldiğinde bu bedelin de nakden ödendiğini, iyi niyetli malik olduğunu, aslında davacının ...’a hiç borcu olmadığını, bu nedenle borcunu ne zaman ve nasıl ödediğini belirtmediğini, taşınmaz kendisine devredilene kadar da almak için hiçbir girişimde bulunmadığını, davacının iddialarının haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.02.2020 tarihli ve 2018/69 Esas, 2020/105 Karar sayılı kararı ile; davacının muvazaanın tarafı olduğu, davalılar ... ve ...’in davayı kabul etseler dahi sonraki kayıt malikleri ... ve ... yönünden iddiaların yazılı delille kanıtlanamadığı gerekçesiyle iptal-tescil isteği yönünden davanın reddine, davalılar ... ve ...’in davayı kabul etmeleri nedeniyle taleple bağlı kalınarak 100.000,00 TL bedelin ... ve ...’tan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 06.04.2022 tarihli ve 2021/1063 E., 2022/544 K. sayılı kararıyla; davalı ...’in tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet kazanan üçüncü kişi konumunda olduğu, TMK'nın 1023. maddesine göre; tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımının korunacağı, üçüncü kişi konumundaki davalı ...'in kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı, davalı ...’in, TMK'nın 1024. maddesindeki düzenleme gereğince bir ayni hakkın yolsuz olarak tescil edildiğini bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi konumunda da olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 06.04.2022 tarihli ve 2021/1063 E., 2022/544 K. sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 20.06.2023 tarih ve 2022/4453 Esas, 2023/3495 Karar sayılı kararıyla; davalı ... ile davalı ...’ın birlikte çalıştıkları, ...’ın maddi durumu bozulunca, alacaklı olduğu icra dosyaları ile dava konusu taşınmazı ...’e devrettiği, ...’in de icra dosyalarını tanıdığı ... ’a, dava konusu taşınmazı ise ... ’ın eniştesi olan davalı ...’a devrettiği, davalı ...’in davaya cevap vermeyip herhangi bir savunmada bulunmadığı, taşınmazı birçok haciz ve ipotek ile yüklü olarak devraldığı, toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazı davalı ...’tan satış yolu ile edinen ikinci el davalı ...’un iktisabının iyiniyetli olmadığı açıktır. Son kayıt maliki davalı ...’in taşınmazı ...’den 375.000,00 TL bedelle satın aldığını, bu bedelin 200.000,00 TL‘sini nakten ödediğini, bakiye 175.000,00 TL için ise 03.12.2017 tarihli bono düzenlendiğini, vadesi geldiğinde de bu bedelin nakden ödendiğini beyan ettiği ancak herhangi bir ödeme belgesi ibraz edemediği, taşınmazın davalı ...’e temlik tarihindeki keşfen saptanan değeri 1.180.000,00 TL olup ...’in ödediğini beyan ettiği satış bedeli ile taşınmazın keşfen saptanan gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu, davacı ile davalı ... arasında dava konusu taşınmaza ilişkin yaşanan olaylar nedeniyle hakaret ve mala zarar verme suçundan dolayı soruşturma dosyası bulunduğu, o dosyadaki davalı ...’in beyanlarına göre dava konusu taşınmazı davalı ...’in kendisine olan borcu nedeniyle devir aldığını, daha sonra dava konusu taşınmazda davacının ailesi ile birlikte ikamet ettiğini öğrendiğini ifade ettiği, dava konusu taşınmazda halen davacının ikamet ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde son kayıt maliki davalı ...’in iktisabının da iyiniyetli olmadığı belirtilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma kararında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davalı ...'in dava konusu taşınmazı ipotekli ve hacizli bir şekilde satın aldığını, bu nedenle satış bedeli ile keşfen belirlenen bedel arasında bir farkın bulunmadığını, davalının kendisinden önceki devirler hakkında bilgisi olmaması sebebiyle davacının taşınmazı satmasından sonra taşınmazda oturmasını bilemeyeceğini, davalının satın aldıktan sonra davacının işgalini öğrendiğini ancak kısa bir süre sonra bu davanın açılması söz konusu olunca men-i müdahale davası açmak için bu davanın sonucunu beklediğini ve Mersin 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/223 E. sayılı dosyası ile men-i müdahale davası açtığını, inançlı işleme karşı ispat külfetinin davacıda olduğunu, buna ilişkin yazılı bir inanç sözleşmesi sunulmadığı gibi delil başlangıcı bir delilin de dosyada bulunmadığını, dinlenen davacı tanıklarının beyanlarında ...'a devrin kötüniyetli olduğuna dair görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; Mahkemece çıkartılan tebligatın ve 21/2 şerhli tebligatın tebliğ edilemediği kanaatinde olduklarını, dosya kapsamında tebligatlara ilişkin Tebliğ Mazbataları da bulunmadığından, dosyadan haberdar olunur olunmaz taraflarınca 24.01.2024 tarihli cevap dilekçesinin dosyaya ibraz edildiğini ancak Yerel Mahkeme tarafından, tebligatlara ilişkin açıklamaları doğrultusunda sunmuş oldukları cevap dilekçelerinin dikkate alınmadığını, davaya konu olaya ilişkin inançlı işlem olduğundan bahisle hiçbir değerlendirme yapılmadığını, tapu iptali ve tescil yönünden davalılardan ... ve ...’in davayı kabul etseler dahi sonraki kayıt malikleri davalı ... ile diğer davalı ... yönünden iddiaların yazılı delille kanıtlanamadığının sabit olduğunu, istinaf dilekçesinde davacı vekili tarafından 9. madde ile bulunduğu beyanları ile davacı olarak kendilerinin ispat yükümlülüğünde olan ... - ... ve ... - ... arasındaki kötüniyet iddiasını ispat edemediğinin de ikrar edildiğini, davaya konu Mersin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 240 ada, 20 nolu parselde kain taşınmaz üzerinde bulunan 2 nolu bağımsız bölümü davalı ..., diğer davalı ...'dan gerçek satış bedeli karşılığında satın aldığını, diğer davalı ... ile davalı ...'un bu davaya konu taşınmazın satış bedeli olarak 350.000,00 TL nakit ve taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin kabulü üzerine anlaştıklarını, davalı ... ile diğer davalı ... arasında gerçekleştirilen satışa ilişkin satış bedeli olarak toplamda 770.000,00 TL bedel belirlendiğini, alacaklının ... Bankası A.Ş. olan Mersin 3. İcra Müdürlüğünün 2017/286 Talimat sayılı dosyası kapsamında aldırılan bilirkişi raporundan görüleceği üzere davaya konu taşınmazın değerinin 25.12.2017 tarihinde 750.000,00 TL belirlenmiş olduğu hususu karşısında gerçek bir satış olduğu hususunun izahtan vareste olduğunu, Mahkeme nezdinde aldırılan dava konusu gayrimenkulün devir tarihlerine göre değerinin belirlendiği bilirkişi raporun eksik incelemeye dayalı olduğu kanaatinde olduklarını, İcra Dairesi tarafından aldırılan raporun yukarıda arz ve izah ettikleri üzere devir tarihlerine çok yakın tarihte aldırılan bir rapor olduğunu, Mahkeme tarafından aldırılan ve itiraz ettikleri raporun devir tarihlerinden 2 yıl sonra aldırılmış ve geçmişe dönük olarak hesaplama yapılan bir rapor olduğunu, bu haliyle devir tarihlerine yakın İcra Dairesi tarafından dava konusu gayrimenkul için aldırılan, dilekçelerinin ekinde olan ek 3 olarak ibraz ettikleri kıymet takdir raporundaki bedelin gerçek bedeli yansıttığı kanaatinde olduklarını, davalı ...'un 03.01.2017 tarihinde diğer davalı ...'dan satın aldığı taşınmaz için taşınmazın gerçek değeri üzerinden anlaşma ve ödeme yapıldığı, davalı ... .'un ekonomik durumunun kötüye gitmesi ve borca batması nedeniyle 18.08.2017 tarihinde diğer davalı ...'a satışını gerçekleştirirken gerçek satış bedeli üzerinden anlaşma sağlayarak devir yapıldığı hususu göz önüne alındığında; amir kanun hükmü olan TMK m. 1023 gereğince iktisabın korunması gerektiğini belirterek Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/281 E., 2025/192 K. sayılı ilamının eksik inceleme ve hukuka aykırı olması nedeniyle bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının maliki olduğu 2 40... parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu tripleks mesken niteliğindeki taşınmazını 03.08.2016 tarihli ... yevmiye nolu akitle hacizler ve ipotekle yüklü olarak 336.000,00 TL bedelle davalı ...’ya satış suretiyle devrettiği, ...’ın da taşınmazı 26.12.2016 tarihli ... yevmiye nolu akitle eşi olan diğer davalı ...’ya devrettiği, ...’in 30.12.2016 tarihinde taşınmazı tekrar eşi ...’ya iade ettiği, ...’ın da taşınmazı 03.01.2017 tarihli 92 yevmiye nolu akitle 340.000,00 TL bedelle davalı ...’a, ...’in ise 18.08.2017 tarihinde 375.000,00 TL bedelle davalı ...’a satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... ve davalı ... vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... ve davalı ... vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 64.552.95'er TL bakiye onama harçlarının temyiz eden davalılar ... ve ...'dan ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.