SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/5560

Karar No

2025/6182

Karar Tarihi

24 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2025/5560 E. , 2025/6182 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/43 E., 2025/119 K.

Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı; intikal işlemlerinin yapılması amacıyla tasarruf ehliyeti bulunmayan anneleri ortak mirasbırakan ...'a satış yetkisini de içerir vekâletname verdiğini, annesinin, babaları olan mirasbırakan ...'dan intikal eden 4 58... parsel sayılı taşınmazdaki payını asaleten kendi payını ise vekâleten eşit suretle çocukları davalılara satış suretiyle temlik ettiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek kendisine ait devredilen pay (3/28) ve annesinin devrettiği paydan kendisinin miras payına isabet eden pay (1/28) olmak üzere toplam 4/28 paya ilişkin olarak tapu iptali ile adına tescile karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar, taşınmazın, davacının sözlü rızası alınarak 26.000,00 TL bedelle vekil olan mirasbırakan ... tarafından temlik edildiğini, satış bedelinin 13 aylık taksitlerle banka aracılığıyla ödendiğini belirtip davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.03.2013 tarihli ve 2011/524 Esas, 2013/159 Karar sayılı kararı ile; muris muvazaası iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; "...tarafların delilleri eksiksiz toplanmak suretiyle tahkikat yapıldıktan sonra, mirasbırakan ...'nin kendi 7/28 payını asaleten temlikine ilişkin olarak taşınmazın davalılara yapılan temlik günü olan 06.11.1986 tarihi itibariyle mirasbırakan ...'nin ehliyetsiz olduğunun anlaşılması halinde davanın kabul edilmesi; aksi halde davada dayanılan diğer hukuki sebep olan muris muvazaası üzerinde durulması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması; davacının 3/28 payının vekâleten temlikine ilişkin olarak ise ...'nin (vekilin) vekâlet işlem tarihi olan 14.02.1986 ve satış günü olan 06.11.1986 tarihinde tasarruf ehliyetinin bulunmadığının (ehliyetsizliğinin) saptanması halinde davanın kabul edilmesi; aksi hâlde, davada dayanılan diğer hukuki sebep olan vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeni ile ilgili istek bakımından bir inceleme ve soruşturma yapılması gerekirken eksik soruşturma ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir...” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemenin 27.06.2019 tarihli ve 2016/200 Esas, 2019/189 Karar sayılı kararıyla; davada ileri sürülen iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; "...davacı, mirasbırakanı ...’nin bizzat devrettiği paylar bakımından muris muvazaası hukuksal nedenine, vekil kıldığı mirasbırakan ... aracılığıyla devrettiği kendi payları bakımından ise vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanmıştır. Ne var ki, Mahkemece her iki hukuki sebebin ispatı bakımından gerekli araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilmek mümkün değildir. Hâl böyle olunca; Mahkemece toplanmayan taraf delillerinin toplanıp mevcut delillerle yeniden değerlendirilmesi, lüzumu halinde taraf tanıklarının da tekrar dinlenmesi, her iki hukuki sebep bakımından ayrı ayrı araştırma ve inceleme yapılması, davaya konu payların temlik tarihindeki rayiç bedellerinin keşfen saptanması, mirasbırakan ...’nin başkaca taşınmazlarının olup-olmadığının araştırılması, muris muvazaası hukuki sebebi bakımından mirasbırakanın iradesinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebi bakımından ise vekilin vekil eden davacının iradesi doğrultusunda işlem yapıp yapmadığının, vekalet görevinin kötüye kullanılıp-kullanılmadığının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile karar verilmesi doğru değildir...” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanları ve tarafların akrabalık ilişkisi gözetildiğinde yapılan devirlerin gerçek bedeli karşılığında yapılmadığı, satış bedellerinin ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, vekil edenin iradesine uygun işlem yapılmadığı, muris muvazaası ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddialarının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda taşınmazın temlik tarihindeki belirlenen değere göre davalının davacıya yaptığı ödeme arasında fark olmadığı gibi davalının fazla ödeme yaptığının ortaya çıktığını, bozma kararında ödemelerin dolar ile kıyaslama yapılması yönünde herhangi bir karar verilmediği halde Mahkemece dolar kuru üzerinden karşılaştırma yapılmasının hatalı olduğunu, davacı tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı yönünde herhangi bir delil sunulmadığını, mirasbırakanın akıl sağlığının yerinde olduğunun saptandığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın davalıya ait olduğunun Mahkeme kararı ile tespit edilmesine rağmen Mahkemece bu hususun gözetilmediğini, mirasbırakanın iradesi doğrultusunda satış için vekaletname verdiğini, satış bedelini taksitler halinde "satış bedeli" açıklamasıyla ödediğini, davacının satış iradesi yok ise neden gönderilen bu paraları kabul ettiğini açıklaması gerektiğini, muris muvazaası iddiasının da ispatlanamadığını, mirasbırakanın hissesini bedeli karşılığında satın aldığını, davacıya banka kanalı ile yaptığı ödemelerin davacıya mirasbırakandan intikal edecek hisse bedelinin kat kat üzerinde olduğunu, hem mirasbırakandan devredilen hem de davacının bizzat devrettiği hisselerin karşılığını taksitler halinde banka yoluyla davacıya ödediğini, iddianın ispatlanamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriğin ve toplanan delillerden; 1909 doğumlu mirasbırakan ...'ın 19.07.1976 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak eşi ..., müşterek çocukları davanın tarafları ve dava dışı ... ile kendisinden önce ölen çocukları ..., ... ve ...’den olma dava dışı torunlarının kaldığı; mirasçılarından 1908 doğumlu eşi ...’nin ise 21.09.1991 tarihinde öldüğü, mirasbırakan ...'dan 4 58... parsel sayılı taşınmazın mirasçılara intikal ettiği, davacı ...'in 14.02.1986 tarihinde satış yetkisini de içerir vekâletname ile annesi ...'yi vekil kıldığı, ...'nin 06.11.1986 tarihinde, taşınmazdaki kendi payını (7/28) asaleten davalılar ... (2/28 pay) ve ... (2/28 pay) ile dava dışı mirasçı ...’a (3/28 pay); davacının payını (3/28) ise vekâleten davalı ... ’a satış suretiyle temlik ettiği, aynı akitle dava dışı mirasçı ...'nin de taşınmazdaki 3/28 payını vekil kıldığı annesi ... aracılığıyla davalı ...’e satış yoluyla devrettiği, dava dışı ...’ın taşınmazdaki payının tamamının çıplak mülkiyetini 25.12.1999 tarihinde davalı ... ’a temlik ettiği, böylelikle taşınmazda davalı ...’in 8/28, davalı ... ’ın ise 14/28 oranında paydaş oldukları, ortaklığın giderilmesi davası neticesinde yapılan 23.08.2010 tarihli cebri satışla davalıların taşınmaza yarı yarıya malik oldukları, 10.02.2011 tarihinde taşınmazda kat mülkiyetine geçilmesi neticesinde taşınmazdaki 1 ve 3 nolu bağımsız bölümlerin davalı ..., 2 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin ise davalı ... adına tescil edildiği, güncel kayıtlardan 1 ve 3 nolu bağımsız bölümlerin de 29.08.2014 tarihli ölünceye kadar bakma akdiyle davalı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 628,87 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,24.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim