Yargıtay yargitay 2025/5514 E. 2025/5619 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/5514
2025/5619
3 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/5514 E. , 2025/5619 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/255 E., 2022/167 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyize konu edilen kararın dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin duruşma isteminin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, Malatya ili, ... ilçesi, ... köyü 504, 735, 746, 814, 8 16... , Malatya ili, ... ilçesi, ... Obası köyü 128, 391, 209, 397, 402, 393, 3 94... parsellere, Malatya ili, ... ilçesi, ... köyü 30... , Malatya ili, ... ilçesi, ... köyü 77, Malatya ili, ... ilçesi, ... köyü 246, 251, 5 62... parsellerin davacılar ve davalıların ortak murisi olan ... adına tapuda kayıtlı olduğunu, muris ...sağlığında üvey çocuklarından mal kaçırmak için bir kısım yerlerini eşi ... adına 07.05.2002 tarihinde, bir kısım yerleri ise kızı ... adına 17.05.2002 tarihinde tapuda satış yapmış gibi göstererek muvazaalı olarak devrettiğini, murisin eşi ... ve kızı ... adına kayıtlı dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile veraset ilamındaki hisseler oranında davacılar adına tescilini ve ayrıca 1000 TL ecrimisil istemiştir.
Davacılar vekili cevaba cevap dilekçesinde; davalı tarafın cevap dilekçesinde aynı konuya ilişkin açılan Doğanşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/3 E. sayılı dosyasının Feragat nedeniyle reddedildiğini ve bu dava yönünden kesin hüküm nedeniyle davanın reddini savunduklarını ancak önceki açılan davada yapılan feragatin, davacıları kandırarak yapıldığı, hile yapılarak "sizin haklarınızı vereceğiz" denilmek suretiyle aldatılarak verildiğini iddia etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların dava konusu taşınmazlar için muris muvazaası nedeni ile Doğanşehir Asliye Hukuk Mahkemesinde 2015/3 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, bu davanın davacıların feragatı nedeni ile davanın reddine karar verilerek 22.04.2015 tarihinde kesinleştiği, devirlerin üzerinden 13-14 yıl geçtikten sonra davacının bu davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, muris ...’in gerçek niyetinin diğer mirasçılardan mal kaçırma olması halinde tüm taşınmazlarını veya daha değerli taşınmazlarını da devretmesinin gerekeceği, yapılan devirlerin murisin tasarruf sınırları içinde kaldığını, davacıların ecrimisil talebinde bulunabilmeleri için dava konusu taşınmazlarda hisse sahibi olmalarının gerekeceği, henüz doğmamış bir haktan ecrimisil istenemeyeceğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin 2015/3 Esas, 2015/36 Karar sayılı dosyası ile dava açıldığı, bu dava dosyasındaki davanın tarafları, davanın konusu ve neticei talebi ile Mahkemeye ait 2015/3 Esas, 2015/36 Karar sayılı dosyasındaki taraflar ve konu taleplerin aynı olduğu, 2015/3 Esas, 2015/36 Karar ile davanın vaki feragat nedeni ile HMK'nın 307 ve devam eden maddeleri uyarınca davaya ilişkin karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın 22.04.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, açılan davanın HMK'nın 114/1-i ve HMK'nın 115/2. maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine; Dairenin 27.06.2019 tarihli ve 2016/11353 Esas, 2019/4223 Karar sayılı kararıyla; davanın 25.01.2016 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinin davalılara tebliğ edilmediği, ön inceleme aşamasına ilişkin hiçbir işlem yapılmadan evrak üzerinden yapılan incelemeyle Mahkemece kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde davalılara tebliğ edilmesi, davalılara beyan ve itirazlarını sunabilmesi açısından imkan tanınması, HMK'nın 122. maddesi uyarınca taraflara tebligat yapılması, öncelikle HMK'nın 1 37... . maddeleri arasında düzenlenen ön inceleme aşamasının tamamlanarak yargılamaya devam edilmesi gerektiği, ayrıca davacıların tapu iptali ve tescil istemleri yanında ecrimisil istemlerinin de bulunmasına karşın bu hususta karar verilmediği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Birinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar tarafından 2015/3 Esas, 2015/36 Karar sayılı dosyası ile muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davaaı açıldığı, bu dava dosyasındaki davanın tarafları, davanın konusu ve neticei talebi ile 2015/3 Esas, 2015/36 Karar sayılı dosyasındaki taraflar ve konu taleplerin aynı olduğu, 2015/3 Esas, 2015/36 Karar ile davanın feragat nedeni ile reddine karar verildiği, kararın 22.04.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın HMK'nın 114/1-i ve HMK'nın 115/2. maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacı tarafın ecrimisil talebine yönelik davası yönünden ise davacıların muris muvazaasına dayalı davaya konu taşınmazların tapu iptali ve tescil taleplerinin reddine karar verildiği, böylece murisin mal kaçırma kastıyla hareket ettiği veya aldatıldığına, mal kaçırmak için devir işlemi yaptığına ilişkin iddianın davacılar tarafından ispatlanamadığı, bu bağlamda Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 01.04.19 74... /1-2 sayılı kararına göre devir işleminin iptalinin mümkün olmadığı, dava konusu ivazlı tasarruf 4721 sayılı TMK'nın 560, 565, 669. vd. maddeleri kapsamında bulunmadığından tenkis ve denkleştirme hükümlerinin de uygulanamayacağı, yargılama konusu taşınmaz davacılara ait olmadığından ve davalıların haksız kullanımı da bulunmadığından ecrimisil talep edilmesinin mümkün olmadığı, gerekçesiyle ecrimisil talebi yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; dava ve cevaba cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek Mahkemece verilen haksız ve hukuka aykırı kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukukî nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ve ecrimisil istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine, ecrimisil talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Diğer bir anlatımla, davadan feragat ile dava konusu uyuşmazlık esastan sona ermiş olur. Bu nedenle Mahkeme henüz feragat nedeniyle davanın reddine karar vermemiş olsa bile davacı feragatten dönemez, feragati ile bağlıdır. Belirtmek gerekir ki feragat, ıslah yolu ile de hükümsüz kılınamaz. Ancak, HMK'nın 311. maddesi uyarınca irade bozukluğu hâllerinde feragatin iptali istenebilir. Çünkü, bir hukuki işlemin geçerli ve amacına uygun hukuki sonuç doğurabilmesi için o hukuki işlemi yapan kişi veya kişilerin sağlıklı bir şekilde oluşmuş iradelerinin bulunması ve yine bu iradelerinin istenilen hukuki sonuca uygun şekilde açıklanması gerekmektedir. İrade bozukluğu hâlleri TBK'da 30 ilâ 39. maddeler arasında "Yanılma", "Aldatma" ve "Korkutma" başlıkları altında düzenlenmiştir. Türk Hukukunda irade bozukluğuna bağlanan yaptırım ise kesin hükümsüzlük (butlan) hâli olmayıp HMK'nın 311. maddesinde de açıkça belirtildiği gibi irade bozukluğu hâllerinde kişiye iptal hakkı tanınmıştır.
Feragate ilişkin irade açıklamasının gerçeği yansıtmadığının bildirilmesi halinde bu halin ya aynı dava içerisinde HMK'nın 163. maddesine göre ön sorun şeklinde ya da ayrı bir dava olarak incelenmesi olanaklı ve gereklidir.
Somut olayda; davacılar tarafından açılan 2015/3 E. sayılı dosyasında feragat dilekçesinin hile ile alındığını ve kararın bu şekilde kesinleştiği iddia edildiğinden, bu hususun ön sorun olarak araştırılarak feragat beyanının hile ile alınıp-alınmadığının saptanması gerektiği, feragatin hile ile alındığının tespiti halinde muris muvazaası nedeniyle açılan eldeki davaya devam edilip delillerin toplanarak sonuca göre karar verilmesi, hilenin tespit edilemediği sonucuna ulaşılması halinde muris muvazaası nedeniyle açılan davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddi gerekir. Ayrıca bozma ilamından önce verilen hükümde yer almayan ecrimisil talebiyle ilgili olarak açılan davanın da, muris muvazaası talebinin kesin hüküm nedeniyle reddedilmesi nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan; davanın 1.000,00 TL değer gösterilmek suretiyle açıldığı, yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın değeri keşfen saptanmadan ve harç ikmali yapılmaksızın sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Harçlar Kanunu'nun uygulaması kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle hakim tarafından re’sen gözetilmesi gereken bir husustur. Hâl böyle olunca, dava konusu taşınmaz başında keşif yapılarak Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca dava değerinin belirlenmesi ve belirlenen değer üzerinden eksik harcın tamamlanması için davacıya süre verilmesi, harcın tamamlanması halinde davaya devam edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın Doğanşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,03.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.