SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/5502 E. 2025/5537 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/5502

Karar No

2025/5537

Karar Tarihi

1 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2025/5502 E. , 2025/5537 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/190 E., 2025/117 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı Hazine vekili; Balıkesir ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan dava konusu 3 parsel sayılı taşınmazın 34, 11... 'lik kısmının, 4 parsel sayılı taşınmazın 352, 18... 'lik kısmının ve 21 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı-kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile terkinine, davalının elatmasının önlenmesine ve taşınmaz üzerindeki binaların yıkımına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı; davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemece; hak düşürücü süreden davanın reddine dair verilen ilk kararın temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni yasal durum dikkate alınarak işin esasının ve dava konusu taşınmaz bölümlerinin, 28.11.19 97... /3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla belirlenen veya belirlenecek olan kıyı-kenar çizgisine göre değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulü ile 4 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 1 81... 'lik kısmı ile 21 parselin tamamının tapu kaydının iptali ile deniz kıyısı olarak terkinine, 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yenilemenin tescili sonucunda taşınmazların Edremit Belediyesi adına tescil edildiği, dava konusu taşınmazlar yargılama sırasında el değiştirdiğinden, davanın yeni malike yöneltilmesi, taraf delillerinin toplanması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, tapu iptali-terkin ve elatmanın önlenmesi taleplerinin kabulüne, yıkım talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 15.02.2024 tarihli ve 2023/2608 Esas, 2024/1222 Karar sayılı kararı ile; yeniden keşif icra edilmesi, taşınmazların farklı noktalarında toprak yapısını net bir şekilde belirleyecek derinlikte gözlem çukurları açılarak bu çukurlardan alınan verilerin incelenmesi, açılan gözlem çukurlarının harita üzerinde işaretlenerek gösterilmesi ve topoğrafik memleket haritalarından da yararlanılarak kıyı-kenar çizgisinin tespit edilmesi, dava konusu taşınmazların tamamen veya kısmen kıyı-kenar çizgisi içinde kalıp kalmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle (eski 4) yeni 3 40... parsel sayılı taşınmazın 386. 20... 'lik kısmının, (eski 3) yeni 3 39... parsel sayılı taşınmazın 47, 77... 'lik kısmının, (eski 21) yeni 3 26... parsel sayılı taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine, anılan bölümlere davalının müdahalesinin önlenmesine, kıyı-kenar çizgisi içerisinde kal'e konu olacak bir taşınmaz bulunmadığı gerekçesiyle kal talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesine rağmen lehe vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, müdahalenin önlenmesi kararı verilen taşınmazlar bakımından vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, davanın açıldığı tarih itibarıyle değerlendirme yapılması gerekli olup düzenlenen bilirkişi raporları ile ve dosya muhteviyatında bulunan belgelerden, kıyı-kenar içerisinde kaldığından terkini talep edilen taşınmazlar üzerinde yapı ve muhdesat bulunduğunun anlaşıldığını, kal talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla mahkeme kararının düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, itirazların değerlendirilmediğini, bilirkişi raporlarında duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptama yapılmadığını ve çelişkilerin giderilmediğini, belediye sınırlarındaki kıyıların belediyeye devri gerektiğini, kıyı-kenar çizgisinin sağlıklı ve usulüne uygun olarak tespit edilmediğini, tapulu taşınmazlara ancak kamulaştırma kararı ve bedelinin ödenmesi suretiyle el konulabileceğini, kal davasının reddine karar verildiğini ancak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; çekişmeli taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali-terkin, elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu 3 39... (eski 3) parsel sayılı taşınmazın 47, 77... ; 3 40... (eski 4) parsel sayılı taşınmazın 386, 20... ; 3 26... (eski 21) parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki; uyuşmazlığın niteliğine göre öncelikle yöntemince kıyı-kenar çizgisinin belirlenmesi ve zemine uygulanması gerekir. Bu doğrultuda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde İdarece oluşturulmuş kıyı-kenar çizgisinin bulunup bulunmadığı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünden sorularak belirlenmelidir. İdarece oluşturulmuş ve kesinleşmiş (tarafları bağlayıcı hale gelmiş) kıyı-kenar çizgisi var ise buna ilişkin karar ve dayanağı olan belgeleri ile kroki ve haritasının birlikte getirtilip dosya arasına konulması, mahallinde yerel ve teknik bilirkişi ile harita mühendisi aracılığıyla yapılacak keşifte araziye uygulanması, çekişme konusu taşınmazın yeri belirlenip harita üzerine işaretletilmesi gerekir.

İdarece oluşturulmuş kıyı-kenar çizgisinin bulunmaması yahut idari yargı yerinde iptal edilmiş veya oluşturulan harita 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında kabul edilen ilkeye göre ilgililerine tebliğ edilerek kesinleştirilmemiş ve davalının itirazına uğramışsa Adli Yargı mahkemesince, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 4. maddesindeki tanımlamalar dikkate alınarak aynı Kanun'un 5 ve 9. maddeleri ile 13.03.1972 tarihli ve 7/4 sayılı, 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları göz önünde tutularak Kanun'un 9/2. maddesinde belirtilen bilirkişi kurulu aracılığıyla keşif yapılıp açıklanan kural ve yöntemler doğrultusunda kıyı-kenar çizgisi oluşturulmalıdır. Mahkeme aracılığıyla bu çalışma yapılırken varsa İdarenin önceden kıyı-kenar çizgisi oluşturmak için yaptığı saptamalar ve bu konuda kurulan komisyonun çalışmalarının ortaya çıkardığı bilimsel değerlerin bulunduğu da göz ardı edilmemelidir.

İdarenin kıyı-kenar çizgisi çalışmalarında, o yere ilişkin kamu görevlilerince önceden oluşturulmuş komisyon çalışmalarını içerir kayıt ve belgeler getirtilmeli, bunlardaki verilerle Mahkemece kıyı-kenar çizgisi oluşturmak için bilirkişilerce yapılan çalışmalarda elde edilen veri ve bulguların örtüşmemesi durumunda, bunun nedenleri hakkında bilirkişilerden bilimsel gerekçelere ve maddi bulgulara dayalı, doyurucu ve denetime açık ek rapor alınmalıdır. Başka bir anlatımla, eldeki uyuşmazlıkta idari saptamalardan takdiri delil olarak yararlanılması zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.06.2003 tarihli ve 97/110 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Yapılacak bu araştırmalarla dava konusu taşınmazın kıyı-kenar çizgisinin hangi tarafında kaldığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra oluşacak durum, dosya içeriği, iddia ve savunma doğrultusunda toplanan diğer tüm deliller birlikte tartışılıp değerlendirilerek uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekir.

Somut olaya gelince; Mahkemece ilk yapılan keşifler ile alınan bilirkişi raporlarına göre dava konusu 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden heyetçe tespit edilen kıyı-kenar çizgisi ile idarenin belirlediği kıyı-kenar çizgisinin çakışmadığı, 21 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise heyetçe tespit edilen kıyı-kenar çizgisi ile idarenin belirlediği kıyı-kenar çizgisinin çakıştığı, buna göre 3 parselin kıyı-kenar çizgisi dışında, 4 parselin 181,00 metrekarelik kısmının, 21 parselin ise tamamının kıyı-kenar çizgisi içinde kaldığı bildirilmiştir. 18.05.2022 tarihli keşif sonucu alınan heyet raporunda tespit edilen kıyı-kenar çizgisi ile idarece belirlenen kıyı-kenar çizgisinin çakıştığından bahsedilmiş, fen bilirkişi raporunda dava konusu parsellerin kıyı-kenar çizgisinin 29.07.1976 tarihinde Mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından onaylanarak paftasına işlendiği belirtilmek suretiyle 3 39... (eski 3) parselin 42,73 metrekarelik kısmının, 3 40... (eski 4) parselin 386,46 metrekarelik kısmının, 3 26... (eski 21) parselin ise tamamının kıyı-kenar çizgisi içinde kaldığı tespit edilmiştir. Dairenin önceki bozma kararından sonra, yapılan son keşif üzerine alınan jeoloji mühendisi bilirkişilerinden oluşan heyet raporunda ise mevcut kıyı-kenar çizgisi içerisinde kalan kısımların yeniden tespit edildiği, Kıyı Kanunu'na göre değerlendirme yapıldığına yer verilmiş, fen bilirkişi tarafından hazırlanan 26.03.2025 tarihli raporda ise 3 39... (eski 3) parselin 47,77 metrekarelik kısmının, 3 40... (eski 4) parselin 386,20 metrekarelik kısmının, 3 26... (eski 21) parselin ise tamamının onaylanmış kıyı-kenar çizgisi içinde kaldığı belirlenmiş olup söz konusu rapor esas alınmak suretiyle hüküm tesis edilmiştir. Ne var ki; hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda, jeoloji mühendisi bilirkişilerinden oluşan heyet tarafından tespit edilen kıyı-kenar çizgisine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmemiş, kroki üzerinde heyetçe saptanan kıyı-kenar çizgisi ile idare tarafından belirlenen kıyı-kenar çizgisi ayrı ayrı gösterilmemiş, araştırma çukurlarının yeri de işaretlenmemiştir. Öte yandan, heyet raporunda ise 3 39... parseldeki araştırma çukurunda siltli, killi, çakıllı kum (alüvyonel malzeme), 1,60 metrede yeraltı suyu, 3 40... parseldeki araştırma çukurlarında denizel malzeme ile 1 nolu araştırma çukurunda 1,00 metrede yeraltı suyu, 3 26... parseldeki araştırma çukurunda ise denizel malzemeye rastladığı belirtilmekle birlikte kıyı-kenar çizgisinin nasıl bir yöntem ya da verilerle tespit edildiğine dair bir değerlendirme bulunmadığı, alınan raporun maddi bulgulara ve bilimsel gerekçelere dayalı, denetime elverişli olması gerektiği gibi, söz konusu raporda bilirkişilerce tespit edilen kıyı-kenar çizgisi ile idare tarafından belirlenen kıyı-kenar çizgisi arasında fark bulunup bulunmadığı, varsa gerekçelerine yönelik herhangi bir açıklamaya da yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bahsedildiği üzere, Mahkemece yapılan önceki keşifler ile alınan raporlar arasında çekişme konusu taşınmazların kıyı-kenar çizgisi içerisinde kalan kısımlarına yönelik farklılıklar bulunduğu halde raporlar arasındaki çelişkilerin de giderilmediği açık olup bu haliyle Mahkemece bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediği gibi, yapılan araştırma ve incelemenin de hüküm kurmak için yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca; jeoloji mühendisi bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak kıyı-kenar çizgisinin tespitine ilişkin hususların gerekçelendirilmesi, keşfen tespit edilen kıyı-kenar çizgisi ile idarece belirlenen kıyı-kenar çizgisinin çakışıp çakışmadığı veya hangi noktalarda çakıştığının, her ikisinin çakışmaması halinde çelişkinin nedenlerinin, yine önceki bilirkişi raporları da dikkate alınarak raporlar arasındaki farkın nedenlerinin de denetime açık ve bilimsel verilere dayalı olarak bilirkişilere açıklattırılması, fen bilirkişinden alınacak ek raporda ise keşif sırasında açılan gözlem çukurlarının harita üzerinde işaretlenerek gösterilmesi, jeoloji mühendisi bilirkişi kurulu tarafından keşfen tespit edilen kıyı-kenar çizgisi ile idare tarafından belirlenen kıyı-kenar çizgisinin kroki üzerinde ayrı ayrı gösterilmesinin istenilmesi, kıyı-kenar çizgisi içerisinde kalan kısımların renkli olarak belirtilmesi, dava konusu taşınmazların kıyı-kenar çizgisi içinde kalıp kalmadığının, kıyı-kenar çizgisi içerisinde ise ne kadarlık kısmının kıyı-kenar çizgisi içinde olduğunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin değinilen yönden yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalı Belediyeye iadesine,

Dosyanın Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim