Yargıtay yargitay 2025/54 E. 2025/5859 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/54
2025/5859
11 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/54 E. , 2025/5859 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/794 E., 2024/1379 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/274 E., 2021/150 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: davalılardan ... ve ...'ın baba-oğul, davalı ...'in ise davalı ...'in kayınbiraderi olduğunu, kardeş olan ve okuma-yazma bilmeyen davacıların, yine kardeşleri olan davalılardan ...'in yönlendirmesi ile davalılardan ...'e vekalet verdiklerini, davacıların vekalet vermekteki asıl gayelerinin destekleme işlemlerini yaptırmak olduğunu ancak davalılar ... ve ...'in asıl maksatlarını gizleyerek davacılardan taşınmaz satış yetkisini de içeren vekaletnameler aldıklarını, bu şekilde vekil olan davalı ...'in, Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 99... ve 2 00... parsel sayılı taşınmazlardaki davacılara ait hisseleri davalılardan ...'a temlik ettiğini, bu satış işleminden davacıların herhangi bir bedel elde etmediklerini, zaten satış senedindeki bedelin de taşınmazların gerçek değerini yansıtmadığını, davalıların vekalet görevini kötüye kullandıklarının ve muvazaaya dayalı bir satış işlemi gerçekleştirdiklerinin sabit olduğunu belirterek davaya konu taşınmazlardaki davacıların elinden çıkan hisselerin tapu kayıtlarının iptal edilerek davacılar adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde hisse bedellerinin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar ile davalı ...'ın kardeş olduğunu, davacı ..., davalı ... ile dava dışı ...'ın babalarından kalma Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 99... nolu parsel sayılı taşınmaz ile 2 00... nolu taşınmazların davalı ...'ın oğlu olan davalı ...'a satışı için davalı ...'a vekaletname verdiğini, davalı ... vekaletname aldıktan sonra taşınmaz bedellerinin davalılara ödenmesinden sonra satış işlemlerini gerçekleştirdiğini, tanıklar huzurunda 120.000,00 TL parayı davacıların aldığını, satış işlemi üzerinden 3 yıl geçtiğini, davaya konu taşınmazın satışının 2018 yılı Mart ayında yapıldığını, davacıların bu satış işleminden sonra 29.04.2019 tarihinde Şanlıurfa iline gelerek tekrar ...'ı başka bir taşınmazın satışı için vekil tayin ettiklerini, davacıları aldatmış olsaydı davacıların satış işleminden çok sonra dahi davalı ...'a vekaletname vermeyeceklerini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğraması ve hak düşürücü sürenin geçirilmesi nedeniyle süre açısından reddinin gerektiğini, davacıların iddialarında ve dava konusu olayda ortada muvazaanın var olmadığını, davacıların dava konusu işlemde vekalet görevini yerine getirme açısından iddiaların varlığının söz konusu olduğunu, dava dilekçesinin eksiklik taşıdığını, vekaletnamelerin satış amaçlı verildiğini ve bu konuda davacıların noter görevlileri tarafından bilgilendirildiğini, davacılar tarafından vekaletname içeriğinden haberdar olmadıkları iddiasının gerçeği yansıtmadığını, dava dışı ...'ın davacılar ve davalı ...'ın üvey ablası ve dava konusu taşınmazların hissedarı olmasına rağmen hisselerini müvekkile satmadığını, kendi adına aldığını, davacılar ..., ..., davalı ... ve dava dışı diğer hissedar ...'ın taşınmazdaki hisselerini sattıklarını, anneleri ...'un bu satış işlemine ve paranın ödenmiş olduğuna şahit olduğunu savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Şanlıurfa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; incelenen vekaletnamelerin tanık huzurunda ve geçerli olarak düzenlendiği ve davacıların, taşınmaz satışı hususunda vekaletname ile yetki verdikleri, dosya kapsamı ve dinlenen tanık anlatımlarına göre davacılara ait hisselerin satışı hususunda taraflar arasında görüşmeler olduğu, satış ve devir hususunda davacıların görüşme yaptıkları, vekaletnamenin düzenlenme amacına vakıf oldukları, davacıların, hisselerinin satışı amacıyla vekaletname verdikleri, satış bedelinin ödendiğinin tanık anlatımları ile HMK'nın 203. maddesi kapsamında ispat edildiği, dosya kapsamına göre geçerli vekaletnamelere dayalı ve resmi şekilde yapılmış taşınmaz devirlerinin muvazaalı olduğunun ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; davacı taraf, vekalet görevinin kötüye kullanıldığından ve muvazaalı işlem yapıldığından bahisle tapu iptali-tescil, olmadığı taktirde tazminat davası açmış olup taşınmazların temlikinde kullanılan vekaletnamelerin geçerli olmadığının ispatlanamadığı ancak yerleşik Yargıtay kararları ile de benimsendiği üzere, temlikin doğru ve sağlıklı olduğunun ve vekil edeni bağlayacağının kabul edilebilmesi için vekaletnamenin geçerli olması yanında, taşınmazın gerçek ya da gerçeğe yakın bir bedelle temlik edilmesi ve vekil edenin zararlandırılmaması gerektiği gibi çok düşük, sembolik bedelle yapılan temliklerde malikin zararlandırıldığının kabul edileceği (Y. 1. HD'nin 2015/13900 E, 2018/11481 K sayılı kararı), diğer yandan davalı ...'ın, taşınmazları bedeli mukabilinde satın aldığını savunmasına rağmen, bu miktarda bir bedel ödediğini yazılı delille ispatlayamadığı (Y. 1. HD'nin 2014/14896 E, 2016/3047 K; 2014/2180 E, 2015/11450 K; 2023/2940 E, 2024/3059 K sayılı kararları), taşınmazın vekaleten satış bedelinin ödendiği iddiasının tanık beyanı ile ispatının mümkün olmadığı, kaldı ki davalı taraf tanıklarından ..., davacılar ile birlikte taşınmaz satışı için vekalet vermekle ve taşınmazların satışı sebebi ile kendi hakkını elden ve nakden aldığını ileri sürmekle birlikte, dava tarihi itibarı ile taşınmazlarda hisse sahibi olduğu, yani, vekaletname vermiş olmasına rağmen hissesinin devredilmediği, bu hali ile davacı tarafın vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasını ispatlamış olduğu, vekalet görevinin kötüye kullanılması sebebi ile davalılar ... ve ... yönünden davaya konu taşınmazların tapu kayıtlarının davacıların payları oranında iptal edilerek davacılar adlarına tapuya kaydı gerektiği, diğer davalı ... yönünden ise, gerek vekil sıfatını taşımaması ve gerekse taşınmazın temlik edildiği şahıs olmaması yönleri ile davanın sıfat yokluğu sebebi ile reddi gerekeceğini belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilip yeniden hüküm kurulmuş ve davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın taşınmaz bedeli olarak herbir taşınmaz bedeli için 120.000,00 TL'yi elden tanıklar huzurunda eksiksiz aldıklarını, tapuda gösterilen bedelin emlak rayiç bedelleri üzerinden gösterildiğini, davaya konu satış işleminin 2018 yılı Mart ayında yapıldığını, davacıların bu satış işleminden çok sonra 29.04.2019 tarihinde Şanlıurfa iline gelerek tekrar ...’ı başka bir taşınmazın satışı için vekil tayin ettiklerini, davalının vekalet görevini kötüye kullanmış ve davacıları aldatmış olsaydı davacıların yeniden kendisine vekalet çıkarmamaları gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muvazaa hukuki sebeplerine dayalı tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacılar ... ve ...'a vekaleten davalı ...'ın, davacılar adına kayıtlı dava konusu 1 99... parseldeki 1/5'er hisseleri ile 2 00... parseldeki 1/5'er hisselerini satış suretiyle davalı ...'a temlik ettiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 45.061,29 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan; 60.081,72 TL onama harcı ve 2.107,80 TL temyiz başvuru harcı olmak üzere toplam 62.189,52 TL'nin temyiz eden davalı ...'tan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.