SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/5471 E. 2025/5939 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/5471

Karar No

2025/5939

Karar Tarihi

11 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2025/5471 E. , 2025/5939 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/650 E., 2025/981 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/222 E., 2025/97 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili; mirasbırakan ...'un Bursa ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 1 19... , 4, 5, 7, 8, 9, 10, 11, 12 parseller, ... ilçesi, ... Mahallesi ... nolu parsel, ... ilçesi, ... Mahallesi 60 67... parsel, ... ilçesi, ... Mahallesi 46 22... parsel ve ... ilçesi, ... Mahallesi 1 10... parsel sayılı taşınmazların bir kısmını muvazaalı olarak davalıya devrettiğini, bir kısmını ise bedelini ödemek suretiyle satın alarak davalı adına tescil ettirdiğini öğrendiklerini, davalının söz konusu taşınmazları edinebilecek mali gücü olmadığını, yapılan satış işlemlerinin mal kaçırmak maksadıyla elden bağış niteliğinde muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile müvekkillerinin miras payı oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde müvekkillerinin mahfuz hisselerini aşan tasarrufların tenkisine, davalının saklı pay tutarlarını ödeme hakkını seçmesi halinde bu tutarların dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu taşınmazların müvekkilinin kendi kazancı ile edindiği taşınmazlar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekiline muhakemenin 12.11.2024 tarihli 18 nolu celsesinde ve 11.06.2024 tarihli celsesinde eksik harcı tamamlamak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, bu süre zarfında harç tamamlanmadığı takdirde dosyanın Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi gereğince işlemden kaldırılacağı hususunun ihtar edildiği, ancak eksik harcın tamamlanmamış olması sebebiyle dosyanın HMK'nın 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 12.12.2024 tarihli dilekçesi ile terditli olarak açılan dosyanın tenkis talepleri yönünden yenilenmesini, yenilenme talebinin kabulü ile yeniden duruşma günü verilerek yargılamaya kaldığı yerden devam olunmasını talep ettiği, davacının talebinin tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteminden ibaret olduğu, terditli davalarda asli talep değerlendirilmeden terditli talep hakkında karar verilemeyeceği, somut olayda asli talep olan tapu iptali ve tescil talebi yönünden harcın tamamlanmadığı ve bu sebeple dosyanın işlemden kaldırıldığı, Harçlar Kanunu gereği harç tamamlanmadan müteakip işlemlerin yapılamayacağı ve tenkis talebinin de terditli talep olduğu, bu sebeple tenkis yönünden davanın yenilenemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin davanın yeniden işleme konulması talebinin reddine ilişkin karar verildiği, 6100 sayılı HMK'nın 150/1. maddesi gereğince işlemden kaldırılan davanın, HMK'nın 150/3. maddesinde belirtilen 3 aylık süre içersinde davacı tarafından yenilenmediği, bu sebeple işlemden kaldırılan davanın 6100 sayılı HMK'nın 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 150/6. maddesi gereği 12.11.2024 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda davacı tarafın dava konusu taşınmazlara yönelik muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil, terditli olarak tenkis talebinde bulunduğu, Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde dava konusu taşınmazların dava tarihi itibariyle değerinin belirlendiği 11.06.2024 tarihli celsede eksik olduğu anlaşılan 47.015,51 TL harcın tamamlanması için davacı tarafa ihtaratlı kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde harç yatırılmadığı, Mahkemece 12.11.2024 tarihli celsede dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, üç ay içerisinde harç yatırılmadığından ve dava yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacı vekili her ne kadar muris tarafından elden bağış yapıldığı gerekçesiyle tapu iptali-tescil talepleri kabul edilmeyeceğinden sabit tenkis oranı üzerinden harç tamamlatılması gerektiğini beyan etmiş ve dosyanın işlemden kaldırılmasından sonra 12.12.2024 tarihli dilekçe ile terditli olarak açtığı tenkis talebi yönünden dosyanın yenilenmesini talep etmiş ise de asıl talep olan tapu iptali ve tescil talebi hakkında yargılama yapılarak hüküm tesis edilmeden terditli talep hakkında hüküm tesis edilemeyeceği, tapu iptali ve tescil talebi hakkında ancak harcın ikmali ile yargılamaya devam edilebileceği, davacı tarafça usulüne uygun verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen harcın ikmal edilmediği ve dosya işlemden kaldırıldıktan sonra da üç aylık süre içinde harç tamamlanarak davanın yenilenmediği anlaşılmakla Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; Yerel Mahkeme gerekçeli kararında da belirtildiği üzere taraflarınca terditli olarak dava açıldığını ve ilk taleplerinin dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci taleplerinin ise tenkis olduğunu, Mahkemenin 12.11.2024 tarihli celsesinde ve önceki beyanlarında da belirtildiği üzere dava konusu taşınmazların tapu kayıtları ve akit tablolarının getirtilmesiyle muris muvazaası davasının dinlenemeyeceği, zira elden bağış niteliğinde davalıya bir kazandırmanın söz konusu olduğu, bu nedenle de tenkis talepleri yönünden araştırma yapılması gerektiğinin gerek bilirkişi raporlarına itirazlarda gerekse tüm yargılama boyunca zikredildiğini, açıkça asıl taleplerinden vazgeçilmiş olup bu hususta esasa ilişkin bir karar verilmeden harç tamamlattırılması ve tenkis hesabı yapılmamasının hatalı olduğunu, Mahkemece eksik araştırma yapılarak dava değeri tam belirlenmeden harcın tamamlatılması yönünde karar verilmesinin doğru olmadığını, yargılama aşamasında dava konusu edilen taşınmazların hiçbirinin muristen davalıya geçmediğinin tapu kayıtlarından anlaşılması üzerine duruşmada açıkça tapu iptali ve tescil taleplerinin kabul görmeyeceğinin, bu nedenle de reddedilecek olan dava için ekstra vekalet ücreti ödememek üzere, harcın tenkis yönünden tamamlanmasının talep edildiğini, bunun açıkça tapu iptali ve tescil talebinden feragat niteliğinde olduğunu, Mahkemece bu hususun gözetilmediğini, tenkis davaları hak düşürücü süreye tabi olup yargılama aşamasında bu husus hakkında da inceleme yapılması gerekirken, hak düşürücü süreye tabi taleplerinin kabul görmeyerek hüküm kurulmuş olmasının da adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1934 doğumlu mirasbırakan ...'un 27.01.2019 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak dava dışı eşi ..., davacı çocukları .... ve ... ile davalı oğlu ...'in kaldıkları; dava konusu 1 10... parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölüm dava dışı bir kooperatif adına kayıtlı iken 21.02.2017 tarihli ferdileşme işlemi ile davalı adına kayıtlı hale geldiği; dava konusu 60 67... parsel sayılı taşınmaz (eski 2335 parsel) dava dışı .... isimli şahıs adına kayıtlı iken 19.09.2000 tarihli satış işlemi ile davalıya devredildiği; 46 22... parsel sayılı taşınmazdaki 23 nolu bağımsız bölüm dava dışı bir kooperatif adına kayıtlı iken 26.12.2005 tarihli ferdileşme işlemi ile davalı adına kayıt edildiği; 2215 parsel sayılı taşınmaz dava dışı ...t adına kayıtlı iken 19.08.1998 tarihinde satış yoluyla davalı ...'e temlik edildiği; dava konusu 1 19... , 4, 5, 8, 9, 10, 11, 12 parsel sayılı taşınmazların da davalı tarafından dava dışı şahıslardan edinildiği anlaşılmaktadır.

Öte yandan; Mahkemece 11.06.2024 tarihli celsede kurulan 1 nolu ara kararda davanın tapu iptali ve tescil isteminden ibaret olduğu belirtildikten sonra 47.015,51 TL eksik harcı tamamlamak üzere davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, bu süre zarfında harç tamamlanmadığı takdirde dosyanın Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi gereğince işlemden kaldırılacağı hususunun davacı vekiline ihtarına karar verildiği, 07.10.2024 tarihli sonraki celsede ve 13.06.2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacılar vekilinin özetle, dava konusu taşınmazların doğrudan davalı adına tescil edildiği görüldüğünden ve elden bağış durumu söz konusu olduğundan tapu iptali ve tescil taleplerinin kabul edilmeyeceğinin açık olduğu, elden bağış yapılan taşınmazların ve murisin diğer mal varlığının tenkis hesabında dikkate alınması gerektiği ve sabit tenkis oranında harç tamamlatılması gerektiği, bu yönde inceleme yapılmaksızın karar verilmesinin eksiklik oluşturacağı hususlarının belirtildiği, 12.11.2024 tarihli sonraki celsede ise davacı vekilinin yine tenkis talepleri yönünden araştırma yapılıp harç tamamlanması için süre verilmesini talep ettiği, aynı duruşmada harcın verilen kesin sürede tamamlanmadığı belirtilmek suretiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 12.12.2024 tarihli dilekçesi ile, terditli olarak açtıkları dosyada tenkis talepleri yönünden davanın yenilenmesini talep ettiği, söz konusu talebin 17.12.2024 tarihli ara karar ile Mahkemece reddedildiği ve 10.03.2025 tarihinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği açıktır.

Hemen belirtmek gerekir ki; dava konusu taşınmazların muristen davalıya devredilmediği, davalının taşınmazları üçüncü kişilerden edindiği, taşınmazların bedelinin muris tarafından ödenerek davalı adına tescilinin sağlandığı yönündeki iddianın elden bağış niteliğinde olduğu, dolayısıyla muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil talebinin dinlenebilir olmadığı, davacıların da bu hususları gözeterek aşamalarda sunduğu dilekçelerinde, duruşmalardaki beyanlarında ve temyiz dilekçesinde, terditli olarak açtıkları davada ilk talepleri olan tapu iptali ve tescil talebinden vazgeçtikleri, tenkis talepleri yönünden inceleme yapılmasını talep ettikleri anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; Tenkis (indirim) davası, murisin saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların (bağış) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır. Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul, murisin ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır. Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümüyle bilinmesiyle mümkündür. Tereke murisin ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı kıymetleri ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Murisin borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin üç aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir.

Aktiften, belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tespit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tespiti gerekir (TMK m.564). Murisin TMK'nın 506. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği, bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır. Tasarruf oranı aşılmış ise tasarrufun niteliğine göre icap ederse kazandırma işleminde saklı payları zedeleme kastının bulunup bulunmadığı objektif (nesnel) ve sübjektif (öznel) unsurlar dikkate alınarak belirlenmelidir. Zira tasarruf oranını aşan her kazandırmada saklı payları zedeleme kastının varlığından söz edilemez.

Mutlak olarak tenkise tabi tasarruflarda (ölüme bağlı tasarruflar veya TMK'nın 565. maddesinin 1, 2 ve 3 bentlerinde gösterilenler) veya saklı payın ihlal kastının varlığı kesin olarak anlaşılan diğerlerinde özellikle muayyen mal hakkında tenkis uygulanırken TMK'nın 570. maddesindeki sıralamaya dikkat etmek, davalı mahfuz hisseli mirasçılardan ise aynı Kanun'un 561. maddesinde yer alan mahfuz hisseden fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek, dava konusu olup olmadığına bakılmayarak önce ölüme bağlı tasarruflarla davacının saklı payını tamamlamak, sonra sağlar arası tasarrufları dikkate almak gerekir. Bu işlem sırasında dava edilmeyen kişi veya tasarrufların tenkisi gerekeceği sonucu çıkarsa davacının onlardaki hakkını dava etmemesinin davalıyı etkilemeyeceği ve birden çok kişiye yapılan teberru tenkise tabi olursa 563. maddede yer alan, alınanla mütenasip sorumluluk kuralı gözetilmelidir.

Davalıya yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiği takdirde tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında kurulan oranda (Sabit Tenkis Oranı) tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olamayacağı (TMK m.564) araştırılmalıdır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm halinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir.

Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde sözü geçen 564. maddedeki tercih hakkı gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya çıkmadan davalının tercih hakkı doğmayacağından davalının tercihini kullanması söz konusu olamaz. Daha önce bir tercihten söz edilmişse sonuç doğurmaz. O zaman davalıdan tercihi sorulmak ve 11.11.19 94... /4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca süratle dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, karar tarihindeki rayice göre değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak naktin ödetilmesine karar verilmelidir.

Hâl böyle olunca; davacıların yargılama aşamasındaki beyanları ve temyiz dilekçeleri bir arada değerlendirildiğinde terditli olarak açtıkları davada ilk talepleri olan tapu iptali ve tescil taleplerinden vazgeçtikleri gözetilerek tenkis isteği yönünden yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacılara iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim