Yargıtay yargitay 2025/5463 E. 2025/5568 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/5463
2025/5568
1 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/5463 E. , 2025/5568 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2095 E., 2025/1456 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mengen Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/55 E., 2023/117 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; dava konusu Bolu ili, ... ilçesi, ... köyü 1 19... , 1 23... , 13, 16, 1 25... , 1 26... , 1 45... , 13, 1 49... , 1 53... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti sırasında davalıların kötüniyeti sebebiyle adlarına tespit ve tescil edildiğini, ancak tescilin yolsuz olduğunu, taşınmazda kendilerinin de miras haklarının bulunduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı ... ; iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan ..., ..., ..., ...; davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; eldeki davanın kadastro öncesi nedene dayalı olarak açıldığı, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin 21.04.1992 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi itibarıyla Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin 1992 yılında kesinleştiği, davacıların ise eldeki davayı kadastro öncesi sebebe dayalı olarak 30.05.2022 tarihinde açtığı, tutanağın kesinleştiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, ayrıca her ne kadar bir kısım davalılar tarafından kabul beyanları sunulmuş ise de el birliği mülkiyeti halinde bulunan taşınmaz hakkında iştirak halinde maliklerinden biri ya da bir kaçının tek başına kabulünün hukuki sonuç doğurmayacağı, İlk Derece Mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yolsuz tescil durumunda hak düşürücü sürenin uygulanmayacağını, davalıların, davacıların yakın akrabaları oldukları, tespit esnasında akrabalık ilişkileri gereği başkaca kardeşlerinin/akrabalarının olduğunu bilen veya bilmesi gereken kişiler olmalarına rağmen kadastro tespiti sırasında yalan beyanlarda bulunarak hatalı tespit yapılmasına sebep olduklarını, davalıların kötüniyetli olup olmadıkları araştırılmadan, tanıklar dinlenmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, ayrıca davalılardan ..., ..., ... ve ... davayı kabul ettikleri halde Mahkemece kabule değer verilmemesinin de doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda Bolu ili, ... ilçesi, ... köyü 1 19... , 1 23... , 13, 16, 1 25... , 1 26... , 1 45... , 13, 1 49... , 1 53... parsel sayılı taşınmazların tamamı senetsizden irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2 payı davalı ..., 1/2 payı ise diğer davalıların murisi ... adına tespit edildiği, tespitin kesinleşmesi üzerine taşınmazların 21.04.1992 tarihinde tespit malikleri adına tapuya tescil edildiği, eldeki davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 30.05.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.