Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/5441
2025/5870
11 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/5441 E. , 2025/5870 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1133 E., 2025/454 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/733 E., 2022/340 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Rize ili, ... ilçe, ... köyü 765 parsel sayılı taşınmazın 150 yıldan beridir davacıların babası, sonra davacılar tarafından kullanıldığını, davacıların evleri ve yapıları olduğu halde kadastro çalışmaları sırasında davalılar ve murisleri adına tespit ve tescil edildiğini, aynı zamanda davalılara ait olan 5 74... parsellerin de davacılar ve ... adına tespit edildiğini ileri sürerek dava konusu 765 parseldeki davalılar ve murisleri adına tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına 1/2'şer payla tescilini, davacıların 5 74... parsellerdeki paylarının tamamının iptali ile 765 parseldeki gibi davalılar adına tescilini talep etmiştir.
II.CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kadastro tespitinin 1983 yılında kesinleştiğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... ve ... cevap dilekçelerinde davayı kabul etmişlerdir.
3. Davalılar ... ve ... 25.02.2020 tarihli 4. celsedeki beyanlarında; dava konusu taşınmazları davacıların kullandıklarını, kendilerinin tasarrufu olmadığını, diyecekleri bulunmadığını bildirmişlerdir.
4. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinini ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 765, 5 74... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin 28.09.1983 tarihinde kesinleştiği, davanın açıldığı 23.10.2018 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların kendi adlarına kayıtlı 5 74... parsel sayılı taşınmazları davalılar adına tescil ettirmek için dava açmalarında hukuki yararlarının bulunmadığı, bu taşınmazların tapu kaydı, miras ve taksim yoluyla davacıların da dahil olduğu kişiler adına tespit edildiği, sonrasında Kadastro Komisyonunun 12.07.1976 tarihli kararıyla 5 74... parsellerin davacıların babası ... ile davacılar adına paylı olarak tespit edildiği, komisyon kararının 12.07.1976 tarihinde muterizlere tebliğ edildiği, 1 ay içinde dava açılmayarak kesinleştiği ve davacılar ile babaları adına tescil edildiği, dava konusu 765 parsel sayılı taşınmazın 04.12.1972 tarihinde tapu kayıtları, ifraz, taksim ve satış nedeniyle öncelikle davacı ..., davacıların babası ..., ... ve ... adlarına tespit edildiği, tespite itiraz edilmesi üzerine Kadastro Komisyonunun 12.07.1976 tarihli kararıyla 765 parselin müstakilen bir kısım davalılar murisi ... adına tespit edildiği, komisyon kararının muterizlere 12.07.1976 tarihinde tebliğ edildiği, 1 ay içerisinde kadastro mahkemesine dava açılmaksızın tespitin 12.08.1976 tarihinde kesinleştiği ve aynı gün tespit maliki ... adına tescil edildiği, Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 1976/383 Esas, ve 1983/116 Karar sayılı kararıyla tespit maliki ... 'nın 724/49152 payının bir kısım davalılar murisi ... adına 28.09.1983 tarihinde tescil edildiği, ... 'nın bakiye paylarının 24.04.2015 tarihinde mirasçıları olan davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'ya 12107/61440'ar pay olarak intikâl ettiği, davanın açıldığı tarih olan 23.10.2018 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, ancak 765 parselde paylı malik davalı ...'in davayı kabul beyanının hak düşürücü süreden önce geldiği, kabul beyanında bulunan davalı ...'ın ise 765 parselde malik olmayıp malik ... mirasçısı olarak elbirliği mülkiyetinde tek başına mirasçıların kabul beyanının önemi olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun değinilen yönden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 765 parsel yönünden davanın davalı ... bakımından kabul beyanı nedeniyle kabulüne, diğer davalılar yönünden hak düşürücü süre nedeniyle reddine, 5 74... parseller yönünden davanın hukuki yarar yokluğu ve hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalılar ... ve ...'ın da davayı kabul ettiğini, komisyon kararları üzerinde tahrifat yapıldığını, tescil işlemlerinin hatalı olduğunu, kadastro tespit tutanaklarının tüm tedavülleriyle celp edilmesi halinde hatanın anlaşılacağını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, tapu kaydı ve irsen intikal hukuki sebeplerine dayalı tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu Rize ili, ... ilçe, ... Mahallesi eski 765 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtları, ifraz, taksim, irsen intikâl ve satış sebebiyle öncelikle davacı ..., davacıların babası . ..., . ... ve ... adına değişen paylarla tespit edildiği, tespite itiraz üzerine Tapulama Komisyonunun 12.07.1976 tarihli kararıyla 765 parselin tamamının müstakilen ... adına tespit edildiği, kararın muterizlere 12.07.1976 tarihinde tebliğ edildiği, bir aylık süre içerisinde Kadastro Mahkemesinde dava açılmaksızın tespitin 12.08.1976 tarihinde kesinleşerek taşınmazın 12.08.1976 tarihinde ... adına tescil edildiği, bir kısım davalılar murisi ... tarafından tespit maliki ... aleyhine açılan dava sonucunda Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.04.1983 tarihli ve 1976/383 Esas, 1983/116 Karar sayılı kararına istinaden ... 'nın 724/49152 payının iptal edilerek ... adına hükmen tescil edildiği, ... 'nın bakiye paylarının 24.04.2015 tarihinde mirasçıları davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'a intikâl ettiği, dava konusu 765 parselin yenileme işlemi sonucunda 3 92... parsel sayısını aldığı, neticeten 724/49152 payının ... adına, bakiye payının ... mirasçısı olan bir kısım davalılar adına kayıtlı olduğu, 5 74... parsel sayılı taşınmazların ise tapu kaydı, miras ve taksim yoluyla davacıların da dahil olduğu kişiler adına tespit edildiği, Kadastro Komisyonunun 12.07.1976 tarihli kararıyla 5 74... parsellerin davacılar ve ... adına değişen paylarla tespit edildiği, komisyon kararının 12.07.1976 tarihinde muterizlere tebliğ edildiği, 1 ay içinde dava açılmayarak 12.08.1976 tarihinde kesinleştiği ve davacılar ile babaları adına tescil edildiği, 765 parsel yönünden davayı kabul eden davalı paylı malik ... haricinde, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleştiği 12.08.1976 tarihi ile davanın açıldığı 23.10.2018 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.