Yargıtay yargitay 2025/5420 E. 2025/5720 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/5420
2025/5720
4 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/5420 E. , 2025/5720 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1848 E., 2023/1073 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasra Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/192 E., 2021/109 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacının kök mirası bırakanı olan ...'ın Bartın ili, ... ilçesi, ... köyünde tasarrufunda bulunan 16 adet taşınmazın adına tescili için açtığı tescil davasının kabulü üzerine Mahkemenin 1952/36 Esas, 1953/50 Karar sayılı kararı ile taşınmazların adına tescil edildiğini, aynı gün miras bırakanın kızı olan ...’ın eşi ...'ın miras bırakanın yaşlılığı ve sağlık sorunlarından faydalanarak hileli davranışlarla taşınmazları tapuda satış yoluyla kendi adına tescil ettirdiğini, satış işleminin resmi şekilde yapılması, muteber bir akde dayanması ve taraf iradelerinin tapu sicil memuru önünde beyan edilmesi gerektiğini, yapılan devir sırasında miras bırakanın 81 yaşında olması, okuryazar olmaması, iradesini sağlıklı beyan edememesi ve görme özrünün bulunması nedeniyle bu şartların oluşmadığını, işlemin yasal geçerliliğinin bulunmadığını, taşınmazların bir kısmının ...'ın sağlığında, bir kısmının ise ölümü üzerine taşınmazları intikalen edinen oğlu ... tarafından satıldığını, böylece davacının miras yoluyla gelen mülkiyet hakkının ortadan kaldırıldığını ileri sürerek dava aşamasında Mahkemece uygun görüldüğünde taşınmazları devralan bu kişilerin de davaya dahil edilmesini, dava konusu taşınmazların Tapu Müdürlüğünden celbi ile davacının miras payına isabet eden miktarların tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların belirli olmadığını, dava dilekçesinin açıklattırılması gerektiğini, taşınmazların 1953 yılından beri ... ve intikalen davalının 60 yıllık malik sıfatıyla zilyetliklerinde bulunduğunu, tapuların 10 yıldan uzun süredir davalı adına kayıtlı olduğunu, davacının taleplerinin 20 yıllık olağanüstü zaman aşımına uğradığını, davacının daha önce aynı taşınmazlar için aynı nedenlerle Kurucaşile Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/ 10... /10 Karar sayılı dosya ile dava açtığını ve davanın reddine karar verildiğini, dosyanın karar düzeltme incelemesinde olması nedeniyle derdestlik itirazının ve kesinleşmesi halinde kesin hüküm itirazının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kadastrodan önceki sebebe dayandığı, davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen dava konusu edilen taşınmazların ada ve parsel numaralarının bildirilmediği, davalı adına kayıtlı tüm taşınmazlar üzerinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin taşınmazların davalıya babasından kaldığını, ...'ı tanımadıklarını ve köyde ... soyadlı kimsenin bulunmadığını beyan ettikleri, davalı adına kayıtlı taşınmazlarla davacının mirasbırakanı ... arasında irtibat kurulamadığı, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; verilen kesin süreye ve usulüne uygun ihtara rağmen davacı tarafça taşınmazların ada ve parsel numaralarının bildirilmediği, Mahkemece getirtilen tapu kayıtları ve tutanaklar çerçevesinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin taşınmazların davalı tarafa babasından kaldığını ve ...'ı tanımadıklarını, köyde ... soyadlı kimsenin bulunmadığını beyan ettikleri, TMK'nın 6., HMK'nın 190/1. maddeleri gereğince ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, taşınmazların kök mirasbırakandan geldiğinin belirlenememesi nedeniyle kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki hususları tekrarlamış, taşınmazların davacının kök miras bırakanı ...'a ait olduğunu gösteren Tapu Müdürlüğünce düzenlenmiş resmi kayıtlara rağmen Mahkemece ara kararın süresinde yerine getirilmediği yönünde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yargılama aşamasında sunulan deliller ve resmi belgeler ile ileri sürülen eksiklikler giderilmeden İlk Derece Mahkeme kararı gerçek kabul edilerek verilen İstinaf Mahkemesi kararının yasaya aykırı olduğunu, gözden kaçırılan tüm resmi belgelerin yeniden dilekçe ekinde sunulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının dava dilekçesinde davaya konu ettiği taşınmazların parsel numaralarını açıkça bildirmediği, mevki ve yüz ölçümleri belirtilmek suretiyle 16 farklı taşınmaza yer verildiği ve yalnızca 1 41... parsel sayılı taşınmazın anıldığı, dava dilekçesi ekinde bulunan Tapu Müdürlüğünün 01.06.2017 tarihli yazısında dava dilekçesindeki taşınmazlarla eşleşen tapu kayıtları sıralanarak 2 tanesinin 1 41... parsel ve 14 13... parsele revizyon gördüğünün, bir kısmının revizyon görmediğinin ve bir kısmının ormanda kaldığının belirtildiği, yine Tapu Müdürlüğünün üst yazısında ise tapu kayıtlarının kısmen orman ve 1 46... parsel, 1 41... parsel, 1 41... parsel ve 1 43... parsele revizyon gördüğünün belirtildiği, Mahkemece verilen kesin süre içerisinde davacı vekilince mahallinde yapılan keşif sonrasında taşınmazların belirlenebileceğinin beyan edildiği, Mahkemece davalı adına kayıtlı tüm taşınmazların getirtilerek tamamı hakkında keşif yapıldığı, davalı adına kayıtlı ... Mah. 1 09... parsel sayılı taşınmaza gidilemediği, keşif üzerine düzenlenen teknik bilirkişi raporunda ... köyünde bulunan 1 46... ve 32 parsel, 1 32... parsel, 1 41... parsel, 1 43... parsel, 1 41... parsel sayılı taşınmazlar ile davalı adına kayıtlı olup ... köyünde bulunan bir kısım taşınmazlara yer verildiği, davacı vekilinin ... köyündeki taşınmazların ve ... Mahallesi 1 09... parsel sayılı taşınmazın davaya konu olup ... köyündeki taşınmazların davaya konu edilmediğini beyan ettiği ve 16 taşınmazdan keşfen tepit edilemeyenlerin yeniden tespiti için keşif talep ettiği, Mahkemece yapılan ikinci keşfin ise ... köyünde bulunan taşınmazlar yönünden yapıldığı ve davacı vekilinin bu keşfin eksik yapıldığı hususunda itirazının bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Kurucaşile Asliye Hukuk Mahkemesinin 1952/36 Esas, 1953/50 Karar sayılı ve 09.07.1953 tarihli kararı ile Şeyhler köyünde bulunan 16 farklı taşınmazın davacı murisi ... adına tesciline karar verildiği, Tapu Müdürlüğünün 03.05.2017 tarihli yazısına göre bu karara istinaden ... adına tesciline karar verilen 16 parça taşınmazın aynı tarihte davalının babası olan ... 'a satıldığı, dosya arasında satış işlemine dair ilmuhaberin bulunduğu, buna istinaden oluşan 25.08.1954 tarihli ve 1 ilâ 16 numaralı tapuların doğrudan senetsizden ... adına tescil edildiği, 25.08.1954 tarihli 2 parça tapunun ... tarafından satışı nedeniyle ... adına kayıtlı dava dilekçesinde (A) ve (B) harfleriyle belirtilen 07.06.1979 tarihli ve 1 ve 2 numaralı tapu kayıtlarının oluştuğu, bu tapuların ... köyünde kalması nedeniyle uygulanamadığının bildirildiği, 3 parça tapunun ... tarafından satışı nedeniyle ... adına kayıtlı dava dilekçesinde (C), (D), (E) harfleriyle belirtilen 06.03.1980 tarihli ve 1, 2, 3 numaralı tapuların oluştuğu, bu tapuların hudut ve mevki itibarıyla uygulanamadığının bildirildiği, 9 numaralı tapunun ... tarafından satışı nedeniyle ... adına kayıtlı dava dilekçesinde (M) harfiyle belirtilen 08.04.1985 tarihli ve 1 numaralı tapunun oluştuğu, bu tapunun hudut ve mevki itibarıyla uygulanamadığının bildirildiği, 2 parça tapunun ... Kahraman tarafından satışı nedeniyle ... adına kayıtlı dava dilekçesinde (O) ve (P) harfleriyle belirtilen 12.05.1978 tarihli tapunun oluştuğu, bu tapuların ... Köyünde kalması nedeniyle uygulanamadığının bildirildiği, neticeten 16 taşınmazdan 8'inin ... tarafından 3. kişilere satıldığı ve kadastro sırasında revizyon görmediği, geriye kalan 25.08.1954 tarihli ve 6, 7, 8, 10, 11, 12, 13, 14 sıra numaralı 8 adet tapunun ... 'ın ölümü üzerine intikal nedeniyle 09.10.1991 tarihli ve 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 numaralı tapularla ... eşi ... ve ... oğlu davalı ... adına tescil edildiği, bunlardan ...'nin pay temliki nedeniyle 10.10.1991 tarihli ve 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16 sıra numaralı tapuların tamamının davalı ... adına tescil edildiği, 10.10.1991 tarihli bu 8 parça tapudan; dava dilekçesinde (F) harfiyle belirtilen 9 numaralı tapunun revizyon görmediği belirtilmiş ise de zabıt kayıtlarına göre 1 46... parsele revizyon gördüğü, nitekim 1 46... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin bu tapu kaydına dayalı olarak davalı ... adına yapılarak 30.12.2008 tarihinde kesinleştiği, yine dava dilekçesinde (G) harfiyle belirtilen 10 numaralı tapunun 1 41... parsele revizyon gördüğü belirtilmiş ise de zabıt kayıtlarına göre1 41... parsele revizyon gördüğü, 1 41... parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı 3. kişiler adına tespit edildiği, 1 41... parsel sayılı taşınmazın ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edildiği ve tespitin 30.12.2008 tarihinde kesinleştiği, yine dava dilekçesinde (H) harfiyle belirtilen 11 numaralı tapunun1 43... parsele revizyon gördüğü belirtilmiş ise de zabıt kayıtlarına göre 1 41... parsele revizyon gördüğü, nitekim 1 43... parselin 12 numaralı tapu nedeniyle davalı adına tespit edildiği, 1 41... parsel sayılı taşınmazın ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edildiği, tespitlerin 30.12.2008 tarihinde kesinleştiği, dava dilekçesinde (İ) harfiyle belirtilen 12 numaralı tapunun revizyon görmediği belirtilmiş ise de zabıt kayıtlarına göre 1 43... parsele revizyon gördüğü, nitekim 1 43... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin bu tapu kaydına dayalı olarak davalı ... adına yapılarak 30.12.2008 tarihinde kesinleştiği, dava dilekçesinde (J), (K), (L), (N) harfleriyle belirtilen 13, 14, 15... numaralı tapuların ise zabıtlara göre ormanda kaldığı ve uygulanamadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece davaya konu taşınmazların bildirilmediği ve taşınmazların mirasbırakanla irtibatının kurulamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hükme elverişsiz olup varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler, yapılan keşif ve davacı vekilinin beyanı üzerine tapu kayıtlarının revizyon gördüğünün belirlendiği ve keşif üzerine teknik bilirkişi raporunda yer verilen 1 46... parsel, 1 41... parsel, 1 41... parsel, 1 43... parsel ile dava dilekçesinde belirtilmiş olan 1 41... parsel ve yine keşif üzerine davacı vekilince sunulan dilekçeye göre davaya konu edildiği belirtilen 1 46... parsel, 1 32... parsel, ... Mahallesi 1 09... parsel sayılı taşınmazların davaya konu taşınmazlar olduğu belirlenmiştir. Ayrıca mahallinde yapılan 08.11.2019 tarihli ilk keşifte yerel bilirkişi ve davalı tanığı tarafından keşfi yapılan taşınmazların ...'a kayınbabası ... tarafından verildiği, ...'ın eşi ...'ten kaynaklı olarak taşınmazları edindiği beyan edilmiş olup ikinci keşfin ... köyünde taşınmazlara yönelik yapılmış olması nedeniyle ...'ın bu köyde yerinin bulunmadığı ve buradaki taşınmazların ...'a babasından kaldığı beyan edilmiştir.
Öte yandan; Zonguldak Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/71 Esas, 2018/80 Karar sayılı ve 06.08.2018 tarihli mirasçılık belgesinde mirasbırakan ...'ın ilk eşi ...'den olma çocukları ve torunlarının gösterildiği, mirasbırakanın ikinci eşi ...'e ait Kurucaşile Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/194 Esas, 2011/189 Karar sayılı ve 15.12.2011 tarihli mirasçılık belgesinde ise vefat edenin kızlarının evlatlıkları olarak davacı ve davalının gösterildiği, ... Noterliği'nin 17.09.1947 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi ile mirasbırakan ...'ın gerek intikalen, gerek satın alma suretiyle satın aldığı 16 parça taşınmazı eşi ... .'a vasiyet ettiği, Kurucaşile Sulh Hukuk Mahkemesinin 1967/2 Esas, 1967/32 Karar sayılı kararıyla 12.06.1967 tarihinde vasiyetnamenin tenfizine karar verildiği, derdestlik ve kesin hüküm itirazına konu Kurucaşile Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/10 Esas sayılı davasında yine davacı ... tarafından 1 41... parsel, 1 41... parsel ve 1 43... parsel sayılı taşınmazların açılan vasiyetname uyarınca ... mirasçıları adına tescili gerekirken davalı ... adına tespit edildiğinden bahisle ... mirasçıları adına tescil talep ettiği, yapılan keşifte 1 41... parselin 10 sıra numaralı, 1 41... parselin 11 sıra numaralı ve 143 1 parselin 12 sıra numaralı tapu kaydına uyduğunun beyan edildiği, Mahkemece verilen ret kararının onanarak 12.09.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar göz önünde bulundurularak davaya konu taşınmazlar yönünden davacının aktif husumeti ve davalının pasif husumetinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, yargılama sırasında davalı adına kayıtlı bulunmadığı anlaşılan taşınmazlar yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmeli, diğer taşınmazlar yönünden ise yukarıda anlatılan silsile ve dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar dikkate alınarak davacının hangi hukuki nedene dayalı olarak dava açtığı (ehliyetsizlik, hile vb.) HMK'nın 31. maddesi uyarınca açıklattırılmalı buna göre deliller toplanarak ve davacı tarafından daha önce 3 parça taşınmaza yönelik olarak açılan dava dosyası incelenerek eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil edip etmediği tartışılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.