Yargıtay yargitay 2025/5406 E. 2025/5782 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/5406
2025/5782
8 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/5406 E. , 2025/5782 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/879 E., 2025/847 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/1173 E., 2024/2999 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacıların murisi ...’ın maliki olduğu bir kısım taşınmazı oğlu olan davalıya satış sureti ile temlik ettiğini, yapılan temliklerin kız çocuklarından mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek davaya konu 42 adet taşınmazın davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline, olmadığı takdirde tenkis ve ayrıca ecrimisil bedeline hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; eksik harç tamamlanmadığından dosyanın işlemden kaldırılmasına, süresi içinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; verilen kesin sürede eksik harcın tamamlanmadığı, bu nedenle 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesinde gösterilen süre içinde noksan harcın ikmal edilmediği saptanarak yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların Mahkemece belirlenen harçları karşılayacak maddi olanaklarının bulunmadığını, bu yönde delil bildirmelerine rağmen adli yardım taleplerinin reddedildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, adli yardım taleplerinin reddi ve adli yardım talebine ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmadan istinaf başvurusunun esastan reddedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis ile ecrimisil isteklerine ilişkin olup temyiz edilen husus davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın yerinde olup olmadığı noktasındadır.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK 336.maddesine göre adli yardımın, asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeden; icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden isteneceği, Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebinin ise bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay’a yapılacağı düzenlenmiştir. 6459 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonunda adli yardım talebi hakkında verilen kararlara karşı itiraz yasa yoluna gidilebileceği; buna göre adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebileceği ve itiraz incelemesi neticesinde verilen kararın kesin olacağı düzenlenmiş olup İlk Derece Mahkemesince davacıların geçimlerini zora sokmadan dava giderlerini karşılayabilecek durumda olmadıkları ispatlanamadığından davacıların adli yardım taleplerinin reddine karar verilmiş, itiraz üzerine Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.11.2023 tarih ve 2023/37 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiş ve bu şekilde davacılar vekilinin adli yardım talebinin reddine ilişkin karar kendi prosedürü içerisinde kesinleşmiştir. Anılan karar kesin olduğundan davacılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği gibi 492 sayılı Harçlar Kanunu harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Harçlar Kanunu'nun 30. maddesinde “...Muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o celse için muhakemeye devam olunur; takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz, HUMK’un 409. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150.) maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.”; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 150/4. fıkrasında; “Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir...” ve 5. fıkrasında ise; “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.”; düzenlemelerine yer verilmiştir.
Bu itibarla, kesin süreye ilişkin ara kararı her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir. Bunun yanında; verilen süre yeterli, emredilen işler gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, ayrıca hâkim süreye uyulmamanın sonuçlarını açıkça anlatmalı, tarafları uyarmalıdır.
Somut olayda; 30.11.2023 tarihli duruşmada, davacıların dava konusu ettikleri payları yönünden dosyaya daha önce yatırılan harcın mahsubu ile eksik kaldığı anlaşılan 127.739,71 TL (ayrı ayrı) harcın Harçlar Kanunu madde 16, 30, 32 gereğince tamamlaması için davacı tarafa gelecek duruşma gün ve saatine kadar kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına karar verildiği, 28.03.2024 tarihli duruşmada verilen süre içerisinde harç tamamlanmadığından dosyanın işlemden kaldırılmasına ve 01.07.2024 tarihli karar ile HMK’nın 150/5. maddesi uyarınca 29.06.2024 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmakta olup yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca eksik harcın tamamlanmasına ilişkin ihtarın usulüne uygun olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Şöyle ki, muris ... 26.05.2011 tarihinde ölmüş, geride eşi ..., çocukları olan davacılar ve davalı ile dava dışı dört çocuğu mirasçı olarak kalmış, dava açıldıktan sonra eşi ... de ölmüştür. Eldeki davada davacılar, kardeşleri olan ...’a husumet yönelterek dava açmışlardır. Dava konusu taşınmazların keşfen dava tarihindeki değerleri saptanarak her bir davacının dava tarihi itibariyle 1/8 olan miras paylarına isabet eden değer üzerinden harcın tamamlanması için ara karar tesis edilmiştir. Ne var ki, davacıların miras paylarına isabet eden değer hesaplanırken bir kısım taşınmazda paydaş olan ancak eldeki davada husumet yöneltilmeyen ...’ın payına isabet eden değer de dava değerine eklenerek harç hesaplaması yapılmıştır.
Hâl böyle olunca; öncelikle davacılar vekiline ecrimisil yönünden dava değerinin her bir davacı bakımından ne kadar olduğunun açıklaması için süre verilmesi, davalı ...’ın paydaşı ve maliki olduğu dava konusu taşınmazların dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değeri üzerinden davacıların dava tarihi itibariyle 1/8 olan miras paylarına isabet dava değerinin açıkça belirlenmesi ve bu değer üzerinden tamamlanması gereken harç tespit edilerek işlem yapılması gerekirken, dava dışı mirasçının payının değeri de dahil edilerek tamamlama harcının hesaplanması isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.