Yargıtay yargitay 2025/537 E. 2025/5690 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/537
2025/5690
4 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/537 E. , 2025/5690 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1467 E., 2024/2044 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/30 E., 2024/177 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı şirket vekili dava dilekçesi ile; davacı şirket ile ihbar olunan ... arasında Erzurum ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 73 70... parselde kain, 7 numaralı bağımsız bölümün 600.000 TL bedelle devrine ilişkin sözleşme imzalandığını, şirketin 10.03.2021 tarihinde taşınmazı ihbar olunana resmi şekilde devrettiğini, ihbar olunanın satış bedelinin 200.000 TL’sini elden ödediğini, kalan 400.000 TL’nin 300.000 TL’lik kısmı için 30.03.2021 tarihinde 50.000 TL, 30.04.2021 tarihinde 75.000 TL, 30.05.2021 tarihinde 75.000 TL ödeme taahhüdünde bulunduğunu, bakiye 200.000 TL için ise tapu devrinden önce kredi başvurusu yaptığını beyan ettiğini, kredi başvurusunun aynı gün sonuçlanacağını söyleyerek tanık ... ’nun da ricacı olması üzerine taşınmazın kendi adına tescil edilmesini sağladığını, devir işlemlerinin tamamlanmasının ardından ihbar olunanın şirket yetkililerinin aramalarına cevap vermediğini, yapılan araştırma sonucu herhangi bir kredi başvurusunun bulunmadığının öğrenildiğini, bu suretle davacı şirketin hile ile taşınmaz devrine ikna edildiğinin anlaşıldığını, ihbar olunanın aynı gün taşınmazı davalı ...’ya resmi şekilde devrettiğini, davalının iyi niyetli olmadığını ileri sürerek taşınmaz üzerine tedbir konulmasını, tapu kaydının iptali ile yeniden davacı şirket adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava dışı ...’nun hile ile taşınmazı almak istemesi kabul edilse dahi bu iddianın tacir sıfatına sahip davacı şirket yönünden hukuken geçerli olmadığını, davacının tapuda beyan ettiklerinden farklı bir satış bedeli belirlediklerini ve bu bedelin dava dışı şahıs tarafından ödenmediğini iddia etmek suretiyle aslında bakiye alacağı dava dışı kişiden talep etmesi gerekirken davalıya yöneltilen husumetin ve satış işleminin muvazaalı olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, ortada hileye dayalı bir satış olduğu ileri sürülüyorsa bu durumda da husumetin davalıya değil dava dışı ...’na yöneltilmesi gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerde müvekkili ile ... arasında davacının iddia ettiği türden bir ilişkinin bulunmadığını, tapuda yapılan devir işleminin tamamen ticari amaçla gerçekleştirildiğinin açıkça anlaşıldığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli 2021/232 Esas, 2022/286 Karar sayılı kararında; taraflar arasında bedelin sonradan ödeneceği hususunda anlaşma bulunduğu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca bedelin ödenmemesinin tek başına tapu iptali sebebi oluşturmayacağı, bedelin sonradan ödenmesi kararlaştırılmışsa hile ve irade fesadından söz edilemeyeceği, bu nedenle taşınmazı sonradan devralan kişi kötü niyetli olsa dahi tapu iptali ve tescile karar verilemeyeceği kabul edilerek davacı ile ... arasındaki sözleşme geçerliliğini koruduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Erzurum BAM 1. HD 23.01.2024 tarihli 2022/261 Esas, 2024/175 Karar sayılı kararında; davacının taşınmaz satışında bedelin bir kısmının ödenip bakiye için kredi çekileceği yönünde güven verildiğini ancak bu vaadin hileli olduğunu ve satış bedelinin tamamının ödenmediğini ileri sürerek tapu iptali talep ettiği, Mahkemece tarafların bedelin sonradan ödenmesi konusunda anlaştığı gerekçesiyle hile iddiasını dikkate almadan davanın reddedildiğini oysa davacı salt bedelsizlik değil, iradesinin hile ile fesada uğratıldığını iddia ettiği, bu durumda Mahkemece hem hile iddiası hem de davalının TMK m. 1023 kapsamında iyi niyetli olup olmadığının tüm delillerle araştırılması, yüzeysel bir değerlendirme ile karar verilmemesi gerektiği belirtilerek hüküm kaldırılmış ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosya Mahkemesine gönderilmiştir.
Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.07.2024 tarihli 2024/30 Esas, 2024/177 Karar sayılı kararında; kaldırma kararı sonrası ticaret, icra ve soruşturma dosyalarının incelendiği, davalının, ... ile aralarındaki araç alım-satımı nedeniyle davaya konu taşınmazı teminat amaçlı devraldığı, taraflar arasında 08.03.20 21... .05.2021 tarihli protokoller düzenlendiği, bu protokollerde taşınmazların satış ve ipotek işlemlerinin araç ticaretine ilişkin borcun teminatı olarak kararlaştırıldığı, çek ve senetlere dayalı ihtiyati haciz ve icra takiplerinin taraflar arasında yürütüldüğü, ayrıca davalı lehine diğer taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğinin anlaşıldığı, davalının taşınmazı ... ile arasındaki ticari ilişki kapsamında devraldığı, ...’nun satış bedelini ödemediğine dair durumun davalı tarafından bilindiğinin ispatlanamadığı ve davalının ... ile birlikte hareket ettiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, bu nedenle davalının taşınmazı TMK m. 1023 gereğince iyiniyetli olarak edindiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Erzurum BAM 1. HD 09.12.2024 tarihli 2024/1467 Esas, 2024/2044 Karar sayılı kararında; davalının taşınmazı ... ile arasındaki araç alım–satımı nedeniyle devraldığı, ...’nun satış bedelini ödemediğinin davalı tarafından bilindiğinin kanıtlanamadığı, davalı ile ...’nun birlikte hareket ettiklerine dair delil bulunmadığı ve TMK m. 1023 gereğince davalının iyiniyetli üçüncü kişi olarak korunması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin davacı vekilince istinaf edilmiş ise de dosya kapsamı, toplanan deliller ve gerekçenin isabetli olduğu, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; davacı şirketin taşınmazını hile ile kendi adına tescil ettiren ihbar olunan ...’nun aynı gün taşınmazı davalıya devrettiğini, davalının ihbar olunanın borca batık olduğunu bilmediğini iddia etmesine rağmen ihbar olunan hakkında icra takibi başlattığını, ihtiyati haciz aldığını, suç duyurusunda bulunduğunu ve aralarında daha önce ticari ilişki bulunduğunun dosyadaki protokoller, senetler ve takip dosyalarıyla sabit olduğunu, bu nedenle davalının TMK 1023 m. kapsamında iyiniyet iddiasında bulunamayacağını, davanın salt satış bedelinin ödenmemesine değil, taşınmazın hileli şekilde elden çıkarıldığına dayandığını, hilenin her türlü delille ispatlanabileceğini, davalı tanık beyanlarının dosya kapsamıyla çeliştiğini, iyiniyet araştırmasının yüzeysel yapıldığını ve davacının irade fesadına dayanarak tapu iptali ve tescil talep etme hakkının bulunduğunu belirterek Yerel Mahkeme kararının ve esastan ret yönündeki İstinaf kararının hukuka aykırı olduğunu, kararların kaldırılarak davanın kabulünü talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu Erzurum ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 73 70... parselde bulunan 7 numaralı bağımsız bölümün 10.03.2021 tarihinde davacı şirket tarafından ihbar olunan ...’na satış yoluyla devredildiği, taşınmazı aynı gün ...’nun davalı ...’ya sattığı, taşınmazın ... üzerine tescil edildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.