Yargıtay yargitay 2025/5366 E. 2025/5569 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/5366
2025/5569
1 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/5366 E. , 2025/5569 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2133 E., 2025/415 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/309 E., 2024/148 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Erzurum ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 117 17... parsel sayılı taşınmazın 1930 yılında dedesi tarafından satın alındığı, öncesinde dedesi, dedesinin öldüğü 1986 yılından beri de taşınmazın kendisinin zilyetliğinde olduğunu, ancak kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın "... mirasçıları" adına tespit ve tescil edildiğini, köyde ... isminde kimsenin yaşamadığı gibi taşınmazda başka birinin de malikliğinin bulunmadığını, kadastro tespitinin hatalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile, davacının dava konusu taşınmazın 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesine göre adına tescilini talep ettiği, ne var ki dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle gerçek kişi adına tapuya kayıtlı olup tapuya kayıtlı taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığı, bir an için davacının zilyetlik şartlarının oluştuğu kabul edilse dahi kadastro tutanağının kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin de geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin 05.03.1962 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 06.11.2019 tarihinde açıldığı, kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gibi, kayıt maliki bilinemeyen kişi olarak değerlendirilemeyeceğinden 4721 sayılı Kanun'un 713/2. maddesinde belirtilen iktisap koşullarının da gerçekleşmediği ve kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonraki zilyetliğe değer verilmesinin de mümkün bulunmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, TMK'nın 713/2. maddesinde belirtilen koşulların oluştuğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda Erzurum ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 1727 (yeni 117 17... ) parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ölü ... mirasçıları adına tespit edildiği ve tespitin kesinleşmesi üzerine taşınmazın 05.03.1962 tarihinde tespit maliki adına tapuya tescil edildiği, eldeki davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 06.11.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.